Akkuyu Nükleer AŞ, santralin elektrik altyapısını oluşturan gaz yalıtımlı şalt tesisi ekipmanlarına elektrik verme işleminin tamamlandığını açıkladı. Bu adım, santralin üretilecek elektriği Türkiye’nin ulusal enerji sistemine aktarmak için kritik bir aşama olarak görülüyor.
Birinci Güç Ünitesi Devreye Alınmaya Hazırlanıyor
Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdür Birinci Yardımcısı ve Teknik Direktörü Andrei Zhukov, projede şu anda birinci güç ünitesine odaklandıklarını belirtti. Zhukov, birinci devreye alma çalışmalarının devam ettiğini, tüm sistemlerin kapsamlı testlerden geçirildiğini ve ünitedeki ana inşaat çalışmalarının büyük ölçüde tamamlandığını açıkladı. Aynı zamanda, reaktörler dışındaki alanlarda da paralel çalışmaların sürdüğünü vurguladı.
Elektrik Üretimi İçin Kritik Aşama: Şalt Tesisi
Zhukov, gaz yalıtımlı şalt tesisine dış iletim şebekesinden elektrik verilmesinin, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin şebekeye güç aktarımının sağlanması açısından son derece önemli bir gelişme olduğunu kaydetti. Elektrik enerjisinin, şalt tesisi aracılığıyla Türkiye'nin enerji iletim sistemine aktarılacağını belirten Zhukov, ekipmanın montajı ve hazırlanmasının eksiksiz tamamlandığını ifade etti.
“Bu gelişme, güç aktarma sisteminin oluşturulmasında takvime uygun ilerlediğimiz anlamına geliyor. Ekiplerimiz, nükleer güç santralinde üretilecek ilk kilovat elektriği Türkiye’nin ulusal enerji sistemine aktarmak için yoğun bir şekilde çalışıyor,” dedi.
Akkuyu NGS’nin Kapasitesi ve Geleceği
Akkuyu Nükleer Güç Santrali, toplam 4 bin 800 megavat kurulu güce sahip olacak ve dört adet VVER-1200 tipi reaktörden oluşacak. Tam kapasite devreye girdiğinde, Türkiye'nin elektrik talebinin yaklaşık yüzde 10'unu karşılaması bekleniyor. Ayrıca, santralin çevre dostu olması hedefleniyor; sıfır emisyonla kesintisiz elektrik üretimi sağlanacak, bu da Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefine önemli katkı sağlayacak.
Santralin, işletme ömrü 60 yıl olarak planlanmış olmakla birlikte, bu süre 20 yıl daha uzatılabilecek. Akkuyu NGS'nin 60 yıl boyunca 2,1 milyar ton karbon emisyonunu engellemesi öngörülüyor.