Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri ve Adana Tabip Odası, plastik atık ithalatının bölgedeki çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek ithalatın yasaklanması çağrısı yaptı.
Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal’in de yer aldığı açıklamada, plastik atıkların denizler, tarım alanları, su kaynakları ve hava kalitesi açısından risk oluşturduğu savunuldu.
Türkiye AB’nin en büyük plastik atık rotalarından biri
Çevre örgütlerinin Türkiye’nin Avrupa plastik atık ticaretindeki yerine ilişkin eleştirileri güncel Avrupa Birliği verileriyle de örtüşüyor.
Avrupa Komisyonu’nun 18 Eylül 2026 tarihli değerlendirmesine göre, Türkiye 2025 yılında AB’den çıkan plastik atıkların en büyük OECD varış noktası oldu.
AB’den Türkiye’ye bir yılda 510 bin ton plastik atık gönderildi. Aynı yıl AB’nin toplam plastik atık ihracatı yaklaşık 1,4 milyon ton olarak gerçekleşti.
Komisyon, Türkiye’de plastik atık yönetimine ilişkin mevzuat ve denetimlerin güçlendirildiğini belirtmekle birlikte, atıkların nasıl işlendiğine ilişkin veri şeffaflığı ve çevresel etkilerin önlenmesi konusunda hâlâ açıklığa kavuşturulması gereken alanlar bulunduğunu bildirdi.
Çin’in 2018 kararı sonrası rota değişti
DAÇE ve Adana Tabip Odası açıklamasında, Çin’in 2018’de plastik atık ithalatını büyük ölçüde durdurmasının ardından Avrupa kaynaklı atıkların Türkiye gibi ülkelere yöneldiği belirtildi.
Greenpeace Türkiye’nin 2026 tarihli politika notunda da Eurostat verilerine dayanılarak Türkiye’nin AB plastik atık ihracatında başlıca destinasyonlardan biri haline geldiği aktarılıyor. Raporda 2024 için AB kaynaklı plastik atık miktarı yaklaşık 424 bin ton, 2025 için ise 500 bin tonun üzerinde gösteriliyor.
“Mersin Limanı üzerinden dağıtılıyor” iddiası
Çevre örgütlerinin açıklamasında ithal edilen plastik atıkların Mersin Limanı üzerinden Doğu Akdeniz’e dağıtıldığı ileri sürüldü.
Ancak güncel kamuya açık resmi verilerde Mersin Limanı üzerinden giren plastik atıkların toplam miktarı veya bu atıkların hangi illere dağıtıldığına ilişkin ayrıntılı liman bazlı bir istatistiğe ulaşılamadı.
Bu nedenle söz konusu ifade, DAÇE ve Adana Tabip Odası’nın iddiası olarak değerlendirilmelidir.
Mikroplastik ve nanoplastik uyarısı
Açıklamada plastik atıkların parçalanmasıyla oluşan mikroplastik ve nanoplastiklerin yalnızca denizlerde değil, toprakta, sulama suyunda ve canlı organizmalarda da görülebildiğine dikkat çekildi.
Çevre örgütleri, Doğu Akdeniz’deki plastik sorununu yalnızca bir atık toplama veya geri dönüşüm meselesi olarak değil, tarım ve halk sağlığını da ilgilendiren bölgesel bir risk olarak değerlendiriyor.
İklim kriziyle bağlantı vurgusu
DAÇE ve Adana Tabip Odası, plastik üretiminin büyük ölçüde fosil yakıtlara dayanması nedeniyle plastik kirliliğinin iklim kriziyle de bağlantılı olduğunu belirtti.
Açıklamada plastiklerin üretimi, taşınması ve özellikle yakılması sırasında oluşan sera gazı emisyonlarının, kuraklık ve sıcaklık artışıyla karşı karşıya bulunan Doğu Akdeniz üzerindeki çevresel baskıyı artırdığı savunuldu.
Avrupa Birliği kuralları da sıkılaşıyor
Avrupa Birliği, yeni Atık Sevkiyatı Tüzüğü kapsamında plastik atık ihracatına yönelik kuralları sıkılaştırıyor.
Yeni düzenlemeyle AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere plastik atık ihracatı 21 Kasım 2026’dan itibaren yasaklanacak. OECD ülkelerine yapılan ihracat ise Avrupa Komisyonu tarafından çevresel sürdürülebilirlik açısından daha sıkı biçimde izlenecek.
Türkiye OECD üyesi olduğu için yasak kapsamına doğrudan girmiyor; ancak Komisyon, Türkiye’ye yönelik plastik atık ihracatını ayrıca değerlendirmeye aldı.
Çevre örgütlerinin talebi: İthalat tamamen durdurulsun
DAÇE ve Adana Tabip Odası, Avrupa ülkelerinin kendi atık sorunlarını başka ülkelere aktarmasının çevresel adaletsizlik yarattığını savunarak Türkiye’nin plastik atık ithalatını tamamen yasaklamasını istedi.
Açıklamada özellikle Çukurova’nın tarım alanları ile Doğu Akdeniz kıyılarının plastik atık baskısından korunması gerektiği vurgulandı.