banner65

CHP’de Dönüşü Olmayan Yola Girildi.

Ender Can Kayıhan yazdı... CHP'de Kavga Kızışıyor. Kılıçdaroğlu'na Kılıç Çekenler...

CHP’de Dönüşü Olmayan Yola Girildi.

Ender Can Kayıhan yazdı... CHP'de Kavga Kızışıyor. Kılıçdaroğlu'na Kılıç Çekenler...

22 Kasım 2011 Salı 21:52
CHP’de Dönüşü Olmayan Yola Girildi.

Kaset skandalıyla genel başkanlıktan ayrılmak zorunda kalan Deniz Baykal'ın yerine geçen Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP'de sular bir türlü durulmuyor. Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün Dersim çıkışına tepkiler, CHP İstanbul Yönetimi'ndeki istifa depremi, aslında dipten sessiz sedasız giden partideki mücadeleyi de gün yüzüne çıkardı. Ancak bu mücadelenin ayrıntıları 12 Haziran genel seçimlerine kadar uzanıyor. İstenilen seçim sonuçlarını alamamanın verdiği büyük hayal kırıklığının faturası CHP lideri Kılıçdaroğlu'na kesildi. Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan Yardımcılığı’na Sezgin Tanrıkulu’nu getirmesi, parti içinde en çok eleştirilen konuların başında yer aldı. Kılıçdaroğlu’nun Tanrıkulu’na bir Kürt sorunu raporu hazırlatması ancak raporun Tanrıkulu dışında neredeyse yönetimden hiç kimse tarafından sahiplenilmemesi, yaşanan sıkıntının işaretiydi. Gelelim son günlere... Partide yaşanan ikinci Dersim çatlağının gün yüzüne çıkardığı tablo ve kulis bilgileri de şöyle özetleyebiliriz:



Kürt meselesine bakış açısı, partideki Alevi dengesi, Köklü CHP'li olmayan isimlerin Merkez Yönetim Kurulu üyeliklerine getirilmesi gibi konularda tabanın rahatsızlık duyduğu konular arasında konuşuluyor. Kılıçdaroğlu'nun oluşturduğu Merkez Yürütme Kurulu üyeleri için ise CHP'li değiller eleştirisi daha eski olan partililer tarafından eleştiri konusu oluyor. Emrehan Halıcı, Süheyl Batum, Binnaz Toprak gibi isimlerin ön plana alınması parti tabanında eleştirilere neden olmuştu.  Parti içi ilişkileri ise Nihat Matkap yürütüyor görünse de ipler Erdoğan Toprak'ın elinde görünüyor... Partinin "Alevileştirildiği ve SHP'lileştirildiği" iddiasının asıl nedeni bu. Merkezden yürütülen bu operasyona karşı çıkan isim ise Gürsel Tekin. Bu karşı çıkış bir siyasi ayrışma üzerinden değil "güç" olma üzerinden yürütülüyor. Çünkü ne Baykal'ın, ne de Sav'a yakın isimlerin partide bir karşılığı yok. Tekin de son kozunu oynuyor.



KILIÇDAROĞLU VE GÜRSEL TEKİN'İN GÜÇ KAVGASI

Peki, CHP neyle uğraşıyor?  Maalesef koltuk kavgası. İstanbul örneğine bakın. Birkaç gündür medyada hep CHP içi çekişme tartışılıyor. Dersim gerginliği de bunun bir parçası olarak kullanılıyor. Ama asıl sarsıcı kavga Kemal Kılıçdaroğlu-Gürsel Tekin arasındaki "güç" kavgası. "Gerçek Gündem internet" sitesinde köşe yazan ve sitenin gizli ortağı olduğu iddia edilen Tekin’in, Kılıçdaroğlu’nun Tesev toplantılarına katılmakla birlikte, Tesev üyesi olduğu haberini yaptıranın “Tekin” olduğu kulislerde konuşulan ciddi bir iddia. Kılıçdaroğlu’nun referans olarak gösterdiği “gerçekgündem” haber sitesinin ne sebebden böyle bir haber yaptırdığı büyük bir soru işareti. Tüm bu taktiksel gelişmeler, her iki aktör için de "sonun başlangıcı" olarak değerlendiriliyor. Tekin'in önce ikinci adamlık elinden gitti, şimdi örgütlerle bağı kesilmek isteniyor. Kavganın merkezi de İstanbul görünüyor.



GÜRSEL TEKİN NE YAPIYOR?

CHP’de yaşanan kaynamanın odağındaki isimlerin başında kuşkusuz Gürsel Tekin geliyor. Örgüt yapılanmasındaki ipler bir anlamda elinden alınan ve Kılıçdaroğlu’yla ikinci çatışmasını İstanbul İl Başkanı’nın atanmasında yaşayan Tekin’in İstanbul eksenli bir güç oluşturmaya çalıştığı haberleri geliyor. Tekin’in, bir grup İstanbul milletvekili ve İstanbul delegasyonu ile hareket ederek, denenmemiş “Sarıgül Potansiyelini” harekete geçirmeye çalışıyor.  Tekin, Mustafa Sarıgül’e yanaşırken, Önder Sav’ında Ankara Baro başkanını genel başkanlığa hazırladığı artık çok aşikâr gözle görülen bir durum.
 

CHP eski PM üyesi Enver Aysever’in Tekin ve Tamaylıgil’in önümüzdeki hafta MYK toplantısında istifalarını vereceği yolundaki iddiası da tartışılıyor. İddianın gerekçesi, Tekin’in İstanbul’da üç ilçe yönetiminin görevden alınmaması konusunda Kılıçdaroğlu’na karşı gösterdiği direniş. Ancak, Tekin ve çevresi bu iddiaları doğrulamıyor. Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlıkların kaldırılmasını istemesinin bir nedeninde Gürsel Tekin'i sıkıştırmak olduğu konuşuluyor... Parti kulislerinde dokunulmazlık açıklaması, davası Yargıtay aşamasında olan Tekin'e gözdağı vermek olarak yorumlanıyor. Anlayacağınız CHP'de bir kez daha kılıçlar çekilmiş durumda. Bir yanda Baykal ve Sav, öte yanda Muharrem İnce, Haluk Koç, şimdi de Gürsel Tekin ve Mustafa Sarıgül.  CHP'de aktör çok ama toplumda karşılıkları ne derece var. Hepsi elde olan yüzde 25'e tek başına sahip olma derdinde. Bu da ister istemez "yol ayrımı'nın" yakınlaştığını gösteriyor.

Kılıçdaroğlu, 2012 Mayıs’ında yapılması gereken CHP kurultayını 2012 sonbaharına erteleyerek il ve ilçe kongrelerinde kurultay delegasyonunu büyük ölçüde yenilemeyi hedefliyor. Kurultay mücadelesi önce ilçe ve il kongrelerinde yaşanacak. Kılıçdaroğlu cephesi, kemikleşmiş delege belirleme sistemini kökünden kazımayı hedefliyor. Baykal ve Sav’ın ise parti içi muhalefette boy gösteren isimleri öne sürecekleri bir tablo görünüyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner160