"Erdoğan'ı Yalan Makinesine Bağlasan 24 Saat Öter"

Kılıçdaroğlundan Başbakana Yalan Makinası Benzetmesi

"Erdoğan'ı Yalan Makinesine Bağlasan 24 Saat Öter"

Kılıçdaroğlundan Başbakana Yalan Makinası Benzetmesi

29 Şubat 2012 Çarşamba 01:16

CHP genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin haftalık olağan grup toplantısında partililere seslendi. İki gün art arda düzenlenen kurultaylar sonrası sesinin kısıldığı dikkatlerden kaçmayan Kılıçdaroğlu, kendisine sert sözlerle yüklenen Başbakan Erdoğan'a yanıt vermekte gecikmedi. İşte Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından önemli satır başları:






Örgüt demek disiplin demektir. Artık disiplinsiz bir görüntü vermeyeceğiz. Türkiye Cumhuriyet tarihinin en demokratik tüzüğüne CHP sahip. Suriye krizinin bölgedeki illere nasıl yansıdığını araştıran parti biziz, AK Parti değil. Bizim kafamız net, hedefimizde kaygımız yok. Siz bakmayın birilerinin anayasa değişikliği yaptık demelerine. 32 yıldır hiç kimse 12 Eylül Anayasası'nı değiştiremedi. Bunun mimarı CHP olacaktır.



TÜRKİYE TIKANMIŞ DURUMDA

Türkiye tıkanmış bir durumda; demokrasisi hukuğu tıkanmış durumda. Türkiye'nin değişime dönüşüme ihtiyacı var. CHP'nin ufku çağdaş uygarlıktır, demokrasidir, okullaşma oranının yükseltilmesidir. Özgeçmişimizde Kuva-yi Milliye varsa sorun yok demektir. CHP milli mücadeleyi başlattı. Cumhuriyeti ve devleti kurdu daha sonra çok partili hayatı getirdi. Daha sonra sosyal demokrasiyi getirdi. Bu özgeçmiş şanla şerefle doludur. CHP, Anayasa Mahkemesi'ni ilk kez telafi eden bir partidir. Bir babayiğit çıksın desin ki bizim özgeçmişimiz böyle. Bunu söyleyecek bir babayiğit var mı? Bir siyasi partinin tarihinde az rastlanan bir durumdur.

10 YILLIK KÖKÜN VAR, BİZİM 89 YILLIK DEMOKRASİ ANLAYIŞIMIZI SORGULUYORSUN

Geçmişinden utananlar gelmiş CHP'nin geçmişine laf atıyorlar.. Ülkenin 10 yılda geldiği noktaya bakın. İlkesi statüko olan bir kişi değişim ve dönüşümden bahsedemez.. Öyle bir noktaya getirdiler ki efendim Sosyalist Enternasyonel'e bizi alırlar CHP'yi almaz dediler. Git bakalım Avrupa'ya yüzün tutuyor mu tutmuyor mu? Senin on yıllık kökün var onu da inkar ediyorsun, kalkıyorsun 89 yıllık demokrasi birikimimizi sorgulayamaya çalışıyorsun. Demokrasi "gömlek değiştirdim demokrat oldum" diyenlerin rejimi değildir. "Bu bir trendir yeri zaman gelince ineceğiz" diyenlerin yapacağı iş değildir.
 

Kökü olmayan bir siyasal anlayıştan diktatörlük çıkar. Köksüz bir partiden hiç bir zaman demokrasiyi geliştirmesini bekleyemeyiz. Kökü olmayan bir partiden demokrasi beklenemez. Demokrasi bir oldu bitti rejimi değildir. Demokrasi uğruna bedeller ödenmiştir. Demokratik rejimlerin köklerinde acılar vardır bunu da unutmamak lazım. Sabah gömlek değiştirip ben de demokrat oldum diyerek demokrat olunmaz. Biz demokrasiyi asıl hedefe ulaşmak için kullandığımız bir tren olarak görüyoruz diyorlardı. Neymiş eski gömleği yırtıp attım. O yırttığın gömleğin katmerliisini giyiyorsun. Bazı aydınlara sitem ediyorum. Erdoğan gömlek değiştirdi dediler ki gerçek değişimci dönüşümcü. Şimdi uyandılar demokrat falan değil. Hiç bir eleştiriye dayanamıyor. Demokrasi bir liderin giyindiği kıyafet değildir demokrasi bir devletin ruhudur.

Şimdi demokrasinin tadını unuttuk. Üzerine titrediğimiz demokrrasi kin ve nefrete dönüştü. Ben Erdoğan'a yürüyen yalan makinası diyorum sen inamıyorsun. İşte çıktı ortaya. Adam gibi adamsan Necip Fazıl'ın o sözlerinin devamını okursun. CHP Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi ve demokrasisini tek başına taşıyan bir partidir. Eleştiri karşısında çocukların boğazını sıkan bir lideri yoktur. CHP 3 büyük bir devrime atmışsa dördüncü devrimi de atmaya hazırdır.


Özgürlükleri istemiyor. Baskıcı bir iktidardan yana. Hukukun üstünlüğünün olmadığı yerde seçilmişlerin üstünlüğü yoktur. Hukukun üstünlüğü yoksa seçilmişlerin diktatörlüğü vardır. Türkiye'de bunların tamamı var. Postmodern diktatörlük var. Bu ülkede gerçek demokrasi varmı yok mu düşünülmesi lazım. Hukukun üstünlüğü ulusal bilinç oluşturmakta da gerekir. Toplumsal barışında temelidir hukukun üstünlüğü.


AKP sağduyu konusu bir kenera itti. Eğer birisi konuşuyorsa, gazeteciyse işine son veriliyor. İşte son örneği gazeteci Nuray Mert. Bu geldiğimiz süreç totoliter rejimden başka bir şey değildir. Parlamento açıkken KHK çıkartıyorlar. Bu ne demektir. Parlamento işlevsizdir demektir. Eğitim reformu diye bir şey geitrdiler. Gelen bir yasa önerisi değil. Bir teklif. Bugün Erdoğan bunu savunuyor. Türkiye'nin en büyük sorunu, hiç br yerde tartışılmadan parlamentoya getiriliyor. Buradan bütün annelere sesleniyorum. Sesinizi çıkartın anneler. Buteklifi getiren kim MEB Bakanı. MEB Bakanı kim bilgi hırsılığından suçlanan, intialden yargılanan suçlanan birisi.


Hangi demokrasiden söz ediyorsunuz. Silivri'de çadır tiyatrosu kurmuşsunuz. Hangi demokrasiden bahsediyorsunuz. Bir siyasi parti liderini daha dava başlamadan 20 yılla suçluyorsunuz. Avukatını da dava bitene kadar uzaklaştırıyorsunuz. Bu mu sizin adaletiniz. Uludere'ye kar ve tipi yüzünden gidemiyorlarmuış. Gel Kemal kardeşine ben seni kar da olsa tipi de olsa kabul ederim.



28 Şubat'ta mağdur olduk diyorlar. İnanıyor musunu? Eğer 28 Şubat'ın bir mağduru varsa Erbakan'dır. Sen ne yaptın. Arkasından bıçakladın. 28 Şubat senin başbakan yapmak için hazırlanmadı mı? Aldıalr hapse attılar. Yan geldin yattın. Erbakan kendi ülkesinin çıkarları için savaşırdı. Sen ise ülkeni pazarlayan birsisin. Bana yalancı demiş cahil adam ne diyeceksiniz. CHP'li belediyeler PKK'ya kaynak aktarıyor dedi. Adam gibi adamsan çık açıkla dedik. Gensoru önersi verdik. Kaçtı. Yalancı adam çünkü. Erdoğan'ı yalan makinasına bağlasak 24 saat öter.




Eğitim konusu çok önemli, çocuklarımızın geleceği için önemli. Milli Eğitim Şûra'sında tartışılmayan bir konu, Bakanlar Kurulu'ndan geçmeyen bir konu nasıl olursa bu şekilde Meclis'e gelir. Hükümet çocuklara Allah'ın verdiği zekayı eğitim sistemiyle yok etmeye çalışıyor. Siyasetçiler üniversitelerin eğitim sistemiyle ilgili hazırladığı raporu okumalı, teklif getiriyorsunuz neden getiriyorsunuz? Bugün TÜSİAD neden buna çıkmış diye kükremiş, bu ülkede görüş bildirmenin suç olduğunu ben biliyorum da TÜSİAD daha öğrenemedi demek ki. Ama kutluyorum, kim düşüncesini açıkça dile getiriyorsa kutlarım, değerli arkadaşlarım bize büyük görevler düşüyor ortak söylem geliştireceğiz, halka daha fazla gideceğiz.



Ben Yunus Emre'den bahsettiğim için beyfendi şaşırmış Sayın Erdoğan sen Yunus Emre'yi bilmezken ben Yunus'u bilirdim.Ne söylerlerse söylesinler CHP bildiği yoldan döneyecek. İnsanda biraz Allah korkusu olur. Sanki çok partili hayatı sanki kendisi getirmiş. Sen daha demokrsinin "d"sini bilmezken CHP bunları yapıyordu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.