banner253

Liderlerin Bu Tavırları Sürerse Seçmen Sandıkta Faturayı Keser

Meclis Başkanlığı seçimleri, uzlaşmanın lüks değil bir zorunluluk olduğunu ortaya koyuyor... Kamuoyunun büyük umutla beklediği “onarım paketi” için de “uzlaşma” en azından “reddetmeme” temel şart ve bir zorunluluk.'

Liderlerin Bu Tavırları Sürerse Seçmen Sandıkta Faturayı Keser

Meclis Başkanlığı seçimleri, uzlaşmanın lüks değil bir zorunluluk olduğunu ortaya koyuyor... Kamuoyunun büyük umutla beklediği “onarım paketi” için de “uzlaşma” en azından “reddetmeme” temel şart ve bir zorunluluk.'

03 Temmuz 2015 Cuma 18:49
Liderlerin Bu Tavırları Sürerse Seçmen Sandıkta Faturayı Keser
Meclis Başkanlığı seçimini AKP'nin adayı İsmet Yılmaz'ın kazanması, muhalefet arasındaki anlaşmazlıkların bir kez daha su yüzüne çıkmasına neden oldu. Meclis Başkanlığı seçimi sonrasındaki siyasi yelpazeyi değerlendiren Bugün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Deniz Baykal ile yaptığı görüşmenin muhalefet arasındaki dengeleri bozduğuna dikkat çekti.


"Meclis’te CHP, MHP ve HDP aynı yönde hareket edebilirse, AK Parti’nin istemediği bir karar hayata geçebilir. Birisi bile uzlaşma dışı kalırsa, sonuç AK Parti’nin istediği şekilde olacak." diyen Başyurt, liderlerin uzlaşmak yerine kendi önerisini dayatmayı sürdürmeleri halinde ise erken seçimin kaçınılmaz olacağını ifade etti.



İşte Erhan Başyurt'un "Uzlaşma olmadan asla!" başlıklı o yazısı...

Seçimler sonrası ilk ‘siyasi bilek güreşini’ AK Parti kazandı.   

Meclis’teki vekillerin yüzde 47’sine sahip AK Parti, Meclis Başkanı olarak İsmet Yılmaz’ı seçtirmeyi başardı.   

Yılmaz, Meclis’in gündeminin belirlenmesinde etkin olacak.   

Cumhurbaşkanı’nın yurtdışına çıkması halinde vekâlet edecek.   

Meclis Başkanlığı seçimleri adeta siyasi dersler niteliğinde…  

Birincisi, hiçbir parti uzlaşarak aday göstermedi. Hiçbiri uzlaşma çabasına da girmedi. 

İkincisi, Meclis’te CHP, MHP ve HDP aynı yönde hareket edebilirse, AK Parti’nin istemediği bir karar hayata geçebilir. Birisi bile uzlaşma dışı kalırsa, sonuç AK Parti’nin istediği şekilde olacak.   

Üçüncüsü, iktidar siyasi tecrübesi ve medya imkânlarıyla “blok” olarak nitelediği farklı siyasi yelpazedeki  ‘yüzde 60’ın ahengini çok kolay bozabiliyor. “Baykal ile görüşme” gibi basit bir hamle, “her parti ile gizli koalisyon pazarlığı” iddiaları, özellikle CHP ve MHP’yi uzaklaştırmaya yetti. Oysa her iki parti Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “çatı aday” göstermişti.   

Dördüncüsü, siyasi partiler çoğunluğu itibarıyla toplumsal mutabakata katkı sağlayacak bir uzlaşma arayışı ile değil, münferit siyasi hesaplarla hareket ediyor. 

Bu tutum “7 Haziran mesajının iyi anlaşılamadığı” anlamına geldiği gibi siyasilerin “eski dönem” alışkanlıklarını sürdürme arzularının da göstergesi.   

Her ikisi de seçmen iradesine saygıda kusur anlamına geliyor.   

Liderlerin bu tavırları sürerse, seçmen “kusur oranına” göre sandıkta faturayı kesecektir. 

Meclis Başkanlığı seçimleri, uzlaşmanın lüks değil bir zorunluluk olduğunu ortaya koyuyor.   

Hükümet kurma görüşmeleri için de yol gösterici nitelikte… 

Kamuoyunun büyük umutla beklediği “onarım paketi” için de “uzlaşma” en azından “reddetmeme” temel şart ve bir zorunluluk.  

Şayet liderler uzlaşmak yerine kendi adayını veya önerisini dayatmayı sürdürürse, kamuoyunun beklentileri bir kez daha boşa çıkacaktır.   

Erken seçim de kaçınılmaz olacaktır.   

Ve muhtemel bir erken seçim durumunda hiçbir parti 7 Haziran öncesi kadar rahat olamayacaktır…
Son Güncelleme: 03.07.2015 18:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner262