banner253
banner265

Medyaya Operasyon İddiasına Tepki: CİNNET SENARYOSU

Twitter fenomeni Fuat Avni’nin ‘gazete ve TV’lere el konacak, 200 kişi gözaltına alınacak’ iddiası, hukuk, siyaset ve medya dünyasını ayağa kaldırdı.

Medyaya Operasyon İddiasına Tepki: CİNNET SENARYOSU

Twitter fenomeni Fuat Avni’nin ‘gazete ve TV’lere el konacak, 200 kişi gözaltına alınacak’ iddiası, hukuk, siyaset ve medya dünyasını ayağa kaldırdı.

02 Haziran 2015 Salı 13:13
Medyaya Operasyon İddiasına Tepki: CİNNET SENARYOSU
Twitter fenomeni Fuat Avni’nin başta özgür medya olmak üzere muhalif kesimlere yönelik büyük bir operasyon yapılacağına ilişkin iddiası gündemi sarstı. Daha önce de 14 Aralık özgür medyaya operasyonu ifşa eden Fuat Avni, aralarında gazeteci, yargı mensupları, polis ve adli tıpçıların olduğu yaklaşık 200 kişinin gözaltına alınacağını yazdı. Bu iddiaya göre, gazeteciler Ekrem Dumanlı, Nazlı ılıcak, Emre Uslu, Yasemin Çongar, Ahmet Altan, Can Dündar ve Adem Yavuz Arslan gözaltına alınacak. Samanyolu Grubu, Zaman ve Taraf’a el konulacak. Kumpasın şikayetçileri ise Çetin Doğan, İlker Başbuğ, Dursun Çiçek, Sinan Aygün, Kemal Alemdaroğlu, Kemal Kerinçsiz.

Vahim iddia, basın dünyasını ayağa kaldırdı. Tepkiler şöyle:

Nazlı Ilıcak (Gazeteci-yazar): Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın panik havası içinde olduğunu söyleyenler var. Bu panik galebe çalarsa söz konusu operasyonlar seçim öncesine çekilebilir. Bütün bir dünya Türkiye’de baskı olduğunu, can ve mal güvenliğinin kalmadığını fark etti. Yavaş yavaş Türkiye’de yaşayanlar da fark ediyor. Faşizmin ayak sesleri kapımıza dayanmış durumda. Seçmen 7 Haziran’da buna göre oy verecektir. Türkiye önünde daha aydınlık bir yol açacaktır. Korkmuyoruz. Korksak bu şekilde yazmayız. Güçlü her zaman haklı değildir. Erdoğan, istediği gibi at koşturamaz.

Hayko Bağdat (Gazeteci-yazar):Tehdidin ve baskının bu kadar ağır olduğu bir yerde, devlet kurumlarının tamamının vatandaşı tehdit eder duruma geldiği, siyasallaştığı bir dönemde korkmuyoruz, çünkü haklıyız. (Fuat Avni’nin iddiasına) Şaşırmıyoruz hiç. Ne hak tanıyorlar ne de hukuk. Bir ölüm kalım savaşı veriyorlar sanki. Bunu yapmalarının en büyük sebebi suçlu olmaları. Buna yolsuzluklar da dahil, MİT TIR’ları da dahil, Dink davası da dahil, Roboski de dahil, saymakla bitmeyecek kadar. Oradan aşağı inmenin bir felaket olacağı inancıyla bu ülkede yapılabilecek bütün kötülükleri yapacak bir iktidarla karşı karşıyayız. Ama korkmuyoruz. Memleketimizin daha özgür, demokratik, yaşanabilir bir hale gelmesi için mücadele etmeye devam ediyoruz.

Amberin Zaman (Gazeteci-yazar):Türkiye’de medyanın üzerinde müthiş bir baskı var. Dolayısıyla bu operasyonların yapılması sürpriz olmaz. Buna daha önce de tanık olduk. Böyle bir şey olursa buna sadece Türkiye değil, Türkiye’nin sınırları dışında da tepki yağar. Cumhurbaşkanı Erdoğan böyle bir şey (operasyon talimatı) söylemiş olsa dahi bunun gerçekleşmemesi için hükümetin bizzat harekete geçmesi gerekir. Türkiye’de bildiğim kadarıyla halen parlamenter sistem var. Sayın Cumhurbaşkanı böyle dedi diye bunun olacağını düşünmüyorum.

Ferhat Kentel (Sosyolog):Şu an devletin uygulamış olduğu politikalar otoriter politikalar. Tamamen düşman, nefret, öfke üzerine kurulu politikalar. 2010’lardan beri yükselen bir dozda devam ediyor bu söylem. Memleket için iyi şeyler değil bunlar. Allah akıl fikir versin diyorum. Diyecek bir şey bulamıyorum.

Tayfun Talipoğlu (Gazeteci):17-25 Aralık’ı kapatmak için bunların yapmayacağı şey yok. Beni hiçbir şey şaşırtmaz. Her şeyi yaparlar. ‘17-25 Aralık’ta ben çalmadım’ demiyor. Davutoğlu, ‘MİT TIR’ları kime gidiyorsa gidiyor’ diyor. Burası çadır devleti mi? Bir haberi ne kadar yasaklarsanız yasaklayın, tel örgülere hapsedemezsiniz. Siz hapsetmeye çalışırsınız başka bir şekilde yine kendini gösterir. Fuat Avni yazdıysa  doğrudur, böyle bir şey planlamışlardır. Ama kendi ayaklarına sıkıyorlar. Bunun bir sonraki noktası ülkeden kaçmalarıdır.

Derya Sazak (Gazeteci-yazar):Umarım iddialar doğru değildir. Türkiye içerisinde de, dışarısında da mutlaka ağır sonuçları olur. İnsanları yargısız infazla suçlu duruma düşürüp tutuklamak, eski Nazi uygulamalarını çağrıştırıyor. Gazetelere el koyma örnekleri 1960’larda var. Gazete araçlarına, matbaalarına el konulamayacağı yasalarla güvence altına alınmış. Bunları yapmak demokrasiyi tamamen geri götürür. Bu açık faşizmdir.

Kazım Güleçyüz (Yeni Asya Genel Yayın Yönetmeni):Türkiye, en temel hak ve hürriyetleri tanımayan bir anlayışın demokratik hukuk çerçevesi içinde dizginlenmesi gereken bir noktaya savruldu. Çok vahim, son derece endişe verici bir anlayış. Böyle bir anlayışı Türkiye taşıyamaz. Seçim bu bağlamda büyük önem arz ediyor. Seçimde yapılacak tercihlerin mutlaka bu hukuk tanımayan anlayışa fren koyacak bir sonuç ortaya koyması  gerekir.

Fatih Polat (Evrensel Genel Yayın Yönetmeni): Fuat Avni’nin iddiasının gerçekleşmemesi gerektiğine inanıyoruz. Hiçbir meslektaşımızın mesleğini icra ettiği için kılına zarar gelmemeli. Bunun için mücadele edeceğiz. Demokratik bir devlet olacaksak, gazeteci ve meslek örgütlerinin başını kuma gömmemesi gerekiyor. Okurun haber alma hakkına bir müdahaledir. Dolayısıyla bunu şiddetle kınıyorum. Cumhurbaşkanı doğrudan mesleğimizi ve hepimizi hedef alıyor. Buna açık bir tutum almamız gerekiyor.

Anayasa’nın 30. maddesi diyor ki: Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.

Herkesi susturmak istiyorlar

MUSTAFA DESTİCİ (BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ LİDERİ): Böyle bir operasyon olursa Türk demokrasisi açısından büyük bir yara olacaktır. Dış dünyada Türkiye’yi yalnızlaştıracaktır.

RIZA TÜRMEN (ESKİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ YARGICI): Hukuksuzluğun da sınırı var. Bu hiçbir akıllı iktidarın isteyebileceği, yapabileceği bir şey değil. AİHM’de çok kötü yankılanır.

OKTAY VURAL (MHP GRUP BAŞKAN VEKİLİ): İktidar, yolsuzlukları örtmek için tüm muhalifleri susturmak istiyor. Bunun sonu nereye varacak? Bunun sonu diktatörlüktür, baskı düzenidir.

Türkiye’de artık hukuk güvenliği diye bir şey yok

BERRA BESLER (BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKAN YARDIMCISI):Aklına esince kimse gözaltına alınamaz, tutuklanamaz. Basının bir özgürlüğü var. Baskı uygulayanlar sonunda hüsrana uğrayacaktır.

TAHİR ELÇİ (DİYARBAKIR BAROSU BAŞKANI): Böyle bir operasyon çılgınlık olur. Demokrasiden, hukuktan ve insan haklarından tamamen ayrılmak demektir.

EKREM DEMİRÖZ (BURSA BAROSU BAŞKANI): Baskılara karşı tek yol var: Faşizme direnmek. Hep, ‘Bana olmuyor, başkasına olmasının önemi yok’ dediği için Türkiye bu noktadadır.
Son Güncelleme: 02.06.2015 13:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner271

banner266