banner65

Mersin’in Denizini Turizmini Bitirmeye Geliyorlar...

Mersin sahillerine balık çiftliği kurulması için 2008 yılında başlatılan ancak tepkiler nedeniyle başarısız olan proje yeniden gündemde.Silifke Dana adası açıklarında 12 adet balık çiftliği kurulmasıyla ilgili ÇED halk bilgilendirme toplantısı 19 Temmuz’da yapılacak. Toplantı öncesinde Silifke’de çok sayıda sivil toplum örgütü, ortak bildiri yayınlayarak çiftliklere karşı olduğunu duyurdu.

Mersin’in Denizini Turizmini Bitirmeye Geliyorlar...

Mersin sahillerine balık çiftliği kurulması için 2008 yılında başlatılan ancak tepkiler nedeniyle başarısız olan proje yeniden gündemde.Silifke Dana adası açıklarında 12 adet balık çiftliği kurulmasıyla ilgili ÇED halk bilgilendirme toplantısı 19 Temmuz’da yapılacak. Toplantı öncesinde Silifke’de çok sayıda sivil toplum örgütü, ortak bildiri yayınlayarak çiftliklere karşı olduğunu duyurdu.

19 Temmuz 2018 Perşembe 13:26
Mersin’in Denizini Turizmini Bitirmeye Geliyorlar...

Balık çiftlikleri çevreye ve ekosisteme ciddi zararlar veriyor. Balıkları beslemek için verilen GDO’lu ve yağlı besinler denizleri kirletiyor. Çiftlik balıklarının dışkıları ve hastalık taşıyan balıklar deniz hayatının yok olmasına sebep oluyor. Alg nüfusunun da artmasına sebep olan dışkılar sudaki oksijen oranını düşürüyor ve tüm bu nedenlerle su, yaşamı destekleyemez hale geliyor. Özellikle sosyal medya kullanıcılar Bodrum ve çevresinden kovulan çevreye zararlı bu sistemin Mersin'de kurulması ile Mersin2in turizm potansiyeline darbe vuracağı yönünde büyük tepkiler var.

Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut’un da aralarında olduğu bazı kurum ve şahıslar, Dana adası açıklarında balık çiftlikleri kurulmasına karşı olduklarını ortak bir bildiriyle duyurdu. ‘Akdeniz’in çığlığına kulak verin’ denilen bildiride, balık çiftliği kurulmak istenen Dana adasının, dünyanın ilk tersanesine ev sahipliği yapan arkeolojik bir zenginlik olduğu vurgulandı. Bildiride, balık çiftliklerinin denizi kirleteceği savunuldu. Silifke Çevre Platformu da, balık çiftlikleri şirketlerinin toplantısından bir gün önce panel düzenleyerek konuyu çevre ve halk sağlığı açısından masaya yatıracak. 

2008 Yılında Yaşananları Kısaca Hatırlayalım:

Türkiye’nin sahip olduğu 321 kilometre ile en uzun kıyı şeridine sahip kenti olan Mersin’de, yeni yönetmelik çerçevesinde balık çiftlikleri kurulması konusunda 70 firma, 1 milyar dolarlık yatırım için Mersin’e doğru yola koyuldu.Bunun üzerine  sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek önemli bir mücadele sergiledi.Mersin Barosu, ‘yatırımlar çevreyi kirletecek’ gerekçesi ile konuyu 13 ayrı dava ile idare mahkemelerine taşıdı. Bir yıl süren tüm davalar kaybedildi. Ardından konu Danıştay’a taşındı ve yatırımlara yönelik yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Bu karar ile Mersin, balık çiftlikleri yatırımlarından kurtuldu!Ancak bu 10 yıllık süre içerisinde firmalar, adeta cennetten bir köşe olan bakir Mersin koylarında balık çiftlikleri kurmak için girişimlerde bulunmayı ihmal etmedi. Kentteki sivil toplum kuruluşlar ve duyarlı vatandaşların bilinçli yaklaşımı ile bu girişimlerin pek çoğu bertaraf edilse de birkaç firma Ankara’dan onay almayı başardı.

MERSİNLİLER TEPKİLİ

Yaşanan bu gelişmeye Mersin’lilerin tepkisi gecikmedi. Konunun gündeme gelmesi ile birlikte sosyal medyada ve Mersin Valiliği başta olmak üzere yetkili makamlara sitem ve tepkilerini dile getiren Mersin halkı, 2008’de yürütülen mücadeleyi hatırlatarak, kentin bakir sahillerinin balık çiftliklerine heba edilmemesini istedi.Dana Adasının karşısında yer alan ve kurulacak balık çiftliğine en yakın konumda bulunan Mavikent Konutları’nın Yöneticisi Hayati Yılmaz, Ekolojist’e yaptığı açıklamada; Mersin il Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ile yapmış oldukları görüşmeler sonrasında Dana Adası’nın güneydoğusuna 40.000 kapasiteli bir balık çiftliği kurulacağını öğrendiklerini iletti.

Özellikle Tisan koyunun kirlilik açısından ciddi tehlike altında olduğunu belirten Hayati Yılmaz, Dana adasının dünyanın en eski tersanesi olduğunu, bölgede 274 adet çekek yeri tespit edildiğini ve 1. derece sit alanı olması nedeniyle bölgenin korunması gerektiğini kaydetti.Hayati Yılmaz, tüm bu nedenlerle bölgenin ÇED’e tabi olamayacağını ileterek, Konya Üniversitesi öğretim görevlilerinin konu hakkında İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne rapor vereceğini belirtti. Ayrıca bölgede balık çiftliği kurulabilmesi için kamu kuruluşları ve yerel halktan izin almanın gerektiğini de kaydetti. Konu ile ilgili Mersin Valiliği’ne dilekçe verdiklerini, bunun yanı sıra yürütmeyi durdurma kararı alınması için dava açılacağını bildirdi.

Mersin Portal-Haber Merkezi

banner152
Son Güncelleme: 21.07.2018 15:18
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet Haluk Hamamioğlu, 2018-07-21 15:11:46

Kesinlikle sahilin yakınında balık çiftliklerine izin verilmemesi gerekli.açık denizde olması gerek,o da üreticilerin işine gelmiyor.

Avatar
Ahmet Haluk Hamamioğlu, 2018-07-19 13:59:13

Kesinlikle sahilin yakınında balık çiftliklerine izin verilmemesi gerekli.açık denizde olması gerek,o da üreticilerin işine gelmiyor.

banner161

banner144

banner160