''TÜRKİYE'NİN %20'Sİ YARDIMLARLA YAŞIYOR''

AK Parti'nin kurucusundan bomba tespit: "Milletin yüzde 20'si devlet yardımıyla yaşıyor"

''TÜRKİYE'NİN %20'Sİ YARDIMLARLA YAŞIYOR''

AK Parti'nin kurucusundan bomba tespit: "Milletin yüzde 20'si devlet yardımıyla yaşıyor"

07 Aralık 2014 Pazar 11:35
''TÜRKİYE'NİN %20'Sİ YARDIMLARLA YAŞIYOR''
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı bünyesindeki Akademik Düşünce Platformu, ‘Başkent Buluşmaları’nın ilkini gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan AK Parti kurucularından Dengir Mir Mehmet Fırat, Türkiye’nin giderek ‘otoriter’ bir rejime sürüklendiğini, ancak halkın büyük bölümünün bireysel menfaatlenme sebebiyle özgürlüklerini göz ardı edebildiğini söyledi.
Yüzde 20’lik kesimin doğrudan devlet desteği ile yaşadığını ifade etti. “Toplum, iktidar değişince devlet yardımının biteceği ya da ev ve otomobilinin gideceği korkusu yaşıyor. Bu, karar mekanizmasını menfi etkiliyor.” dedi.




Zaman gazetesinin haberine göre Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın (GYV) bünyesinde faaliyet gösteren Akademik Düşünce Platformu organizatörlüğünde ilki düzenlenen ‘Başkent Buluşmaları’ toplantısında konuşan AKP kurucularından Dengir Mir Mehmet Fırat, ülkenin gidişatından umutlu olmadığını anlattı. Toplumun temel hak ve özgürlüklerle çok fazla ilgilenmediğini söyledi.Biat ve bahşiş kültürünün yok olmadığını kaydeden Fırat, halkın yüzde 20’lik bir kesiminin devletin doğrudan desteğiyle yaşadığını hatırlattı. Fırat, “Aslında otokratik bir yapının oluştuğunu görmek mümkün. Ama toplum bundan rahatsız değil. Toplum, istikrarın devamı yani mevcut olan iktidarın değişmesinin kendisine gelen devlet yardımının ortadan kalkması ya da istikrarın bozulması halinde elde ettiği ev ve otomobilin gideceği korkusu yaşıyor. Bu ise onun karar mekanizmasını menfi yönde etkileyebiliyor.” şeklinde konuştu.



Dengir Mir Mehmet Fırat, özgürlük adına toplumun mücadele etmemiş olması ve o uğurda herhangi bir emeğin sarf edilmemesi durumunda demokrasinin anlamının yeterince anlaşılamayacağını anlattı. Fırat, “Demokrasi ve özgürlükleri elde edebilmenin bir bedeli vardır. Halkımız maalesef böyle bir bedel ödememiştir. Egemen güç başa geçtiği andan itibaren bir gün önce alkışlamış olduğu iktidardaki insanı, ertesi gün hain olarak nitelemekten de bu toplum çekinmemiştir. Bunun en güzel örneklerinden birisi Menderes’in idamıdır. Toplumdan beklenen reaksiyon korkusuyla idam ertelenmiştir. Ama o reaksiyon görülmediği zaman idam gerçekleşmiştir. Bedel ödenmeden demokrasi ve özgürlüklerin yerleşeceği kanısında değilim.” değerlendirmesinde bulundu.



Demokrasilerde devletin gücünün sınırlandırılması ve bireyin özgürlüğünün artırılması gerektiğini kaydeden Fırat, sözlerini şöyle noktaladı: “Türkiye’de özellikle iki erkin tek bir elde toplandığını görmek mümkün. Hiç sevmediğim bana göre bulunması gereken yer olarak çöp kutusu olan 1982 Anayasası’nın çok sevdiğim bir cümlesi vardır; ‘Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır’. Eğer siyasi partilerde demokrasi var ise toplumda demokrasiden bahsedebilmek mümkündür.” Programın öğleden sonraki oturumunda konuşan Turgut Özal Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sacit Adalı ise insanoğlunun en derin zaafının hükmetme duygusu olduğunu kaydetti. Adalı, ‘özürlü demokrasilerde’ elde edilen çoğunluğun arkasına dayanılarak her türlü şeyin yapılabildiğini söyledi.




Kaynak:
Zaman

Son Güncelleme: 07.12.2014 11:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.