banner253

TÜRKLERİN BORCU ÖYLE ARTTI Kİ..

Kur acayip vurdu, tüm sektör ve kesimlerde herkesin borcuna borç eklendi.

TÜRKLERİN BORCU ÖYLE ARTTI Kİ..

Kur acayip vurdu, tüm sektör ve kesimlerde herkesin borcuna borç eklendi.

12 Şubat 2015 Perşembe 10:51
TÜRKLERİN BORCU ÖYLE ARTTI Kİ..
Siyasi iktidarın adeta “inadına” doları yukarı iten söylemi, bir dönemlerin “Anayasa kitapçığı fırlatma” hadisesiyle özdeşleşen dolar spekülasyonu günlerini hatırlatıyor.


Bir taraftan faiz, bir taraftan kur oyunu. Kasım sonunda 2.21 lira seviyesinde olan dolar, TL karşısında 2 ayda yüzde 12.8 değer kazandı. sessiz Devalüasyon vatandaşın bütçesini kemiriyor…


Merkez Bankası, kamu, bankalar, reel sektör ve vatandaşın toplam 234.8 milyar dolarlık varlığı, 672.9 milyar dolar da borcu var. Yani ülke olarak 438 milyar dolarlık açığımız var. Dolar kuru faiz tartışmalarıyla 26 günde yüzde 8.8 değer kazanınca borcumuza 38.5 milyar dolar daha eklendi.

Hürriyet'ten Lebnem Turhan'ın haberine göre 16 Ocak’ta başlayan faiz tartışmalarından bu yana dolar kuru yüzde 8.8 değer kazandı ve 2.3044 lira seviyelerinden 2.5070 liraya kadar yükseldi. Bu tüm Türkiye’deki sanayiciden bankacıya, hükümetten vatandaşa herkesin dolar yükümlülüğünün 38.5 milyar dolar artmasına neden oldu.

Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP), bir ekonomideki herkesin bankalar, devlet, vatandaşlar, reel sektör finansal alacakları ile borçlarının stok değişimini gösteriyor. Bu alacak ile borç arasındaki fark ise uluslararası net yatırım pozisyonu olarak adlandırılıyor.

Başka bir değişle net uluslararası yatırım pozisyonu, Türkiye’nin yurtdışından alacaklarıyla, Türkiye’nin yurtdışına borçlarının farkını gösteriyor. Net UYP pozisyonunun negatif olması ülkenin borçlarının alacaklarından fazla olduğunu ortaya koyuyor.

26 GÜNLÜK YÜK

Merkez bankası Kasım 2014 itibariyle olan verilerine göre Türkiye’nin uluslararası net yatırım pozisyonu 438 milyar dolar. Yani Merkez Bankası, hükümet, bankalar, reel sektör ve biz vatandaşların toplam 234.8 milyar dolarlık varlığı varken 672.9 milyar dolar borcu bulunuyor. Türkiye’nin finansal yükümlülükleri alacaklarından fazla.

Bu yükümlülük de dolar kurundaki yükseliş ve inişe duyarlı. Son haftalardaki faiz tartışmasıyla 16 Ocak’ta 2.3044 lira seviyelerinde olan dolar 2.5070 lira olan tarihi zirvesini gördü. Peki bu 26 günde yaşanan yüzde 8.8’i bulan dolardaki değerlenme tüm Türkiye’de her bir ferdi kapsayan dolar yükümlülüğünü neye yükseltti? Tam 38.5 milyar dolara. 26 gün öncesine göre 438 milyar dolarlık açık pozisyon artık 38.5 milyar dolar daha fazla.

YÜK NASIL DAĞILIYOR

Merkez Bankası uluslararası net yatırım pozisyonunu belirlerken Türkiye’yi dört kısıma ayırıyor. Merkez Bankası, Bankalar, Genel Hükümet ve Diğer Sektörler. Diğer sektörler ise sigorta şirketleri gibi bankacılık dışı sigorta şirketleri, reel sektör, ticari birlik gibi kâr amaçlı çalışmayan kuruluşlar ve gerçek kişilerden oluşan hane halkı. Bu dört ana grubun yükümlülüklerine yakından bakalım.

1) Merkez Bankası: 133.4 milyar dolarlık rezervine karşılık olarak sadece 2.6 milyar dolarlık yükümlülüğü var. Merkez Bankası’nın açık pozisyonu yok.

2) Bankalar: Kamu ve özel bankaları içeriyor. 27.2 milyar dolar varlığı ya da alacağı olan bankaların 197.9 milyar dolar borcu yani yükümlülüğü bulunuyor. Bu bankaların açık pozisyonda olduğuna işaret ediyor. Ve dolar kurundaki artış bankalara 15 milyar dolarlık ek yük getirdi.

3) Kamu: Merkezi yönetim, yerel yönetim ve hükümet tarafından yönetilen sosyal güvenlik kurumlarını kapsıyor. Hükümetin 1.3 milyar dolarlık varlığına karşın 121.3 milyar dolarlık yükümlülüğü var. Bu hükümetin açık pozisyonunun bulunduğunu ve kurdaki artışın 10.5 milyar dolarlık ek yük getirdiğini gösteriyor.

4) Vatandaş ve reel sektör: Bankacılık dışı finansal kuruluşlar, reel sektör, kar amaçlı olmayan kuruluşlar ve hanehalkları bu grupta. Bu grubun 29.2 milyar dolarlık alacağına karşılık 176.7 milyar dolarlık borcu bulunuyor. Yani dolar açık pozisyonu mevcut. Bu grubun kurdan zararı ise 13 milyar dolar.


ENFLASYONA ETKİ EDECEK

Doların enflasyona etkisi de bulunuyor. Ki bunu son iki günde yapılan benzin ve motorin zamlarından da görebiliyoruz. Petrol fiyatları ne kadar düşse de dolardaki yükseliş nedeniyle maliyet artıyor ve benzin ile motorin fiyatlarına zam geliyor. Bunun dışında yurtdışından ithal edilen tüm malların fiyatı da artıyor. Cep telefonu, bilgisayar gibi ithal ürünler artık daha yüksek fiyata satılıyor. Bu da şubat ayı enflasyonuna etki edecek.




Son Güncelleme: 12.02.2015 10:53
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner266