İş yerini “müze“ye dönüştürdü

- Osmaniye'de yaşayan mimar Haydar Aktürk, 34 yılda biriktirdiği eski eşyaları iş yerinde sergiliyor - Aktürk: - "Babamın, dedemin yaşadığı döneme ait 200 yıllık kültürün eserlerini görebilirsiniz. Bunun geleceğe taşınması gerektiğine inandığım için bu kültürü büromda sergilemek istedim"

İş yerini “müze“ye dönüştürdü

- Osmaniye'de yaşayan mimar Haydar Aktürk, 34 yılda biriktirdiği eski eşyaları iş yerinde sergiliyor - Aktürk: - "Babamın, dedemin yaşadığı döneme ait 200 yıllık kültürün eserlerini görebilirsiniz. Bunun geleceğe taşınması gerektiğine inandığım için bu kültürü büromda sergilemek istedim"

19 Haziran 2015 Cuma 11:18
İş yerini “müze“ye dönüştürdü

OSMANİYE (AA) - ÜMİT KAHRIMAN - Osmaniye'de yaşayan mimar Haydar Aktürk (54), 34 yıldır biriktirdiği eski eşyaları bürosunda oluşturduğu müzeyi andıran köşe de sergiliyor.

Aktürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluk yıllarından bu yana eski eşyalara ilgi duyduğunu, bürosunda oluşturduğu köşede bunları biriktirmeye başladığını söyledi.

Personeliyle otantik köşede yaptığı toplantının ardından güne başladığını belirten Aktürk, "Buranın müze haline dönüştürülmesi benim çocukluğuma dayanıyor. Görenlerin de ilgisini çekiyor. Bu köşeyi görenler kendisinden bir şeyler buluyor. Biz de güne, burada yaptığımız toplantıyla başlıyoruz" dedi.

Koleksiyonunu, şark köşesi oluşturarak başladığını anlatan Aktürk, şunları kaydetti:

"Babamın, dedemin yaşadığı döneme ait 200 yıllık kültürün eserlerini burada görebilirsiniz. Bunun geleceğe taşınması gerektiğine inandığım için bu kültürü büromda sergilemek istedim. İlk olarak bir şark köşesiyle başladım. Şimdi ise büromda 20 metrekarelik salonum bir müze gibi. Aile bireylerimden aldığım eşyalara, zamanla müşteri ve dostlarımın getirdiği otantik eşyalar da eklenince koleksiyonum zenginleşti."  

- Her eşyanın hikayesi var

Aktürk, iş yerinde terazi, radyo, gaz lambası, gramofon, ütü, telefon, tüfek, kılıç, madeni para, fotoğraf makinesi, dikiş makinesi, kapı kilidi gibi birçok eski eşyanın yer aldığını kaydetti.

Kişisel "müzesindeki" eşyaların değerinin parayla ölçülemeyeceğini, her eşyanın hikayesi olduğunu ifade eden Aktürk, "Elektriği, lise dönemimde gördüm. Ortaokulu bitirene kadar gaz lambası ışığında ders çalıştım. Kilimler, annemin yaptığı el işleri. Rahmetli annemin yoğurt ve süt satarken ölçü olarak kullandığı terazi de var. Tartarken bir kilogramlık taş kullanırdı. Annem öldükten sonra o taşı tarttım, bir kilo 400 grammış. Burayı görenler, evlerindeki otantik eşyaları da getirerek koleksiyona katkı sunuyor. Gariban bir kişi için proje çizmiştim. İş bitiminden sonra kargo ile bana gramofon gönderdi. Buradaki her parça eşya çok anlamlı. Her birinin bir hikayesi olduğu için buradaki eşyalar benim için çok özel."

Aktürk, koleksiyonuna vatandaşlardan destek beklediğini sözlerine ekledi.

Son Güncelleme: 19.06.2015 19:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.