banner65
Kürt Fobisini Yıkan Adam

Esnaftan köylüye, memurdan işçiye bir çok kesimin bir kurtarıcı beklediği süreçte yerel seçimlere girilmişti... Büyükşehir ile birlikte 3 merkez ilçeyle girilen seçimlerde, taban siyasi krizin tüm Türkiye’yi sarmasını unutmuş; bütün dikkatler Akdeniz Belediyesi’nde oldukça iddialı olan, o zamanki adı ile HADEP’in adayı Fazıl Türk’e çevrilmişti...



Öyle ya; Doğu’dan yoğun bir göç alan Akdeniz, bir ideoloji partisi olan HADEP’in batıda kazanacağı ilk ve tek yer olma özelliğini taşıyordu. Akdeniz’de yaşanan bu özellik, il sınırlarını aşmış, neredeyse Türkiye’nin bir çok yerinde konuşulmaya başlanmış ve kafalarda bir çok soru işaretini de beraberinde getirmişti. Bu gergin bekleyiş seçim sayımlarına da yansımış, bomba ihbarları ile sarsılmıştı Türkiye... 6 gün süren sayımların ardından artık Akdeniz Belediyesi’nin yeni Başkanı Fazıl Türk olmuştu. Akdeniz Belediyesi’nin o zamanki Başkanı Muzaffer Şahin, HADEP’e kaptırdığı belediyenin devir teslimini bile yapmamıştı.


Süreçle birlikte sislenen o atmosfer, kafalarda ’Şimdi ne olacak’ sorusunu ve korkusunu bırakmıştı. Elbette tüm bu önyargıların kırılması kolay olmadı. O dönemden bu yana, cevaplanmamış soruları, sürecin etkilerini birebir yaşayan Akdeniz Belediye Başkanı Fazıl Türk’e sorduk. Haberci Gazetesi’nden Meltem Ahatoğlu ile Fatin Rüştü Şahin’in ’dev röportajının’ ilk bölümünü bugün sizlerle paylaşıyoruz.


Meltem AHATOĞLU: İlk belediye başkanı seçildiğiniz dönemde, kentte bir takım ön yargılar vardı. ‘Gerginliğin artacağı’  algısı yayılmıştı. Fakat ilerleyen süreçte belediyecilik anlayışınız ve insani yaklaşımınızla bu önyargıları kırdığınıza dair bir kanı oluştu. O süreci siz nasıl yorumladınız, neler yaşadınız?

Fazıl TÜRK: Aslında ön yargıların bu kadar yoğun olacağını tahmin etmiyorduk. Personelden tutun da esnafa, yurttaşlara varıncaya kadar herkeste bir ön yargı vardı. Aslında meseleye bütüncül bakmak lazım. Bu ülkede yaşayan herkes bu ülkenin vatandaşıdır. Mersin’de yaşıyorsa, Mersin’in havasını teneffüs ediyorsa, Mersin’de kazanıyorsa herkes Mersin’lidir. Bizi aynı zeminde buluşturan değer ise insan olmamızdır. Partimiz, insanların din, dil, ırk ayrımı yapılmaksızın eşit hizmet almaya hakkı bulunduğu anlayışını benimser. Biz de bu anlayışla, ilk göreve geldiğimizde herkese eşit hizmet götürdük, eşit mesafeyle yaklaştık.Bu önyargıların kırılmasının ana etkeninin bu anlayış olduğunu düşünüyorum.Hatırlarsanız 1999’da biz seçildiğimizde, ANAP’lı belediye başkanı Muzaffer Şahin makamı teslim etmemişti. Sonra kendisini ziyaret ettim. Onun da ön yargılarının kırıldığını gördüm. İnsan odaklı hiçbir yaklaşımın geri çevrileceğini, ön yargı engeline takılacağını düşünmüyorum. Biz de bu sorunları böylelikle aştık. Göreve gelir gelmez halk günlerini başlattık. Hizmet binamız yetersizdi, hemen bir hizmet binası için kollarımızı sıvadık. Halkla birlikte, katılımcı bir anlayış sergiledik. İlk görev süremizi tamamladık. Ancak özellikle altını çizmeliyim ki, ben belediye başkanlığına adaylığımı koymadığım sonraki süreçte Mersin’de yürüyemez hale gelmiştim. Yurttaşların ilgisi öyle yoğundu ki, adım başı insan seliyle karşılaşıyordum. Bu da nereden nereye geldiğimizin en somut göstergesidir.


Fatin Rüştü ŞAHİN
: Gün geldi MHP’li Toroslar Belediye Başkanı Mustafa Demirci ile kol kola girip halay çektiniz. Şehit cenazelerine katıldınız. Beş yıl boyunca Kürt, Türk, Arap demeden herkesin düğününe, cenazesine koştunuz. Siyasi görüşü ne olursa olsun herkesin sevgisini kazanmanın sırrı bunlarda mıydı?

 

Fazıl TÜRK: Sır deyince, sizinle hiç unutmadığım bir anımı paylaşayım. İktidarı, muhalefeti, milletvekili, kent protokolü, hepsi bir açılıştalar. Ben de gittim. Herkes tek tek anons ediliyor, alkışlanıyor. Sonra beni anons ettiler. Salonda yer yerinden oynadı. O açılış beni çok duygulandıran, hiç unutmadığım bir etkinlik oldu. Milletvekilleri de, MHP’li belediyeler de, iktidar ve muhalefet partisinin temsilcileri de bana o gün aynı soruyu sordular. ‘Bunun sırrı nedir? Neden bu kadar çok seviliyorsun’ dediler. Çok duygulanmıştım. Ben inanıyorum ki, herkes niyetinin, hizmetinin karşılığını alır. Biz ‘insan sevgisi’ paydasında, ‘eşit hizmet, eşit mesafe’ temelinde yaklaşım sergiledik. Belediye başkanlığı yaptığım ilk dönemimde ana muhalefet ve muhalefet partili belediyeler onların sorunlarını çözmeyeceğimizi sandılar. Ben bu güne kadar belediyeye gelip bizden destek isteyen, hizmet isteyen hiçbir kişinin partisine, dinine, diline, ırkına bakmadım. MHP’lisi de, CHP’lisi de, AKP’lisi de benim için eşit mesafededir. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun ayrım yapmaksızın belediyemiz yetkileri çerçevesinde her yere, herkese hizmet götürdük.


Meltem AHATOĞLU
: İlk döneminizde yapmak isteyip de yapamadığınız, bir proje ya da ‘Hayalim’ deyip de hayata geçiremediğiniz bir çalışma var mı?



Fazıl TÜRK: Çok dilli, çok kültürlü bir Kültür Merkezi projesini hayata geçirmek istedim. Ancak ilk dönemimizde kısmet olmadı. Bu dönemde yapmak istiyoruz. Mersin Türkiye’nin 81 ilinden göç alan bir kent. Yani 81 kentin sosyo kültürel yansıması var. Özünde Karadeniz’den tutun Trakya’ya, İç Anadolu’dan tutun Ege’ye, Marmara’dan Güneydoğu’ya ve Doğu Anadolu Bölgesi’ne kadar, her esin kendini rahat ifade edebileceği, aynı zamanda Arabı Kürdü, Yörüğü, Ermenisi ve inanç anlamında aynı yansımanın olduğu bir merkez en büyük hayalimdir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.