Burhanettin Kocamaz Seçimi Nasıl Kazandı ?

Doc.Dr.Cemal Altan Kocamaz'ın Seçimi Kazanmasını Bakın Nasıl Nasıl Etti.

Burhanettin Kocamaz Seçimi Nasıl Kazandı ?

Doc.Dr.Cemal Altan Kocamaz'ın Seçimi Kazanmasını Bakın Nasıl Nasıl Etti.

03 Nisan 2014 Perşembe 23:39
Burhanettin Kocamaz Seçimi Nasıl Kazandı ?
2011Genel seçimlerinde yayınlanan “Mersin İdman Yurdu 1.Lige, MHP 2.lige” başlıklı yazımda, MHP’nin 2011 seçim başarısızlığını irdelemiş ve bundan sonraki süreçte MHP’nin bir daha kolay kolay ayağa kalkamayacağını ileri sürmüştüm. Ancak, 2014 yerel seçimleri çok sayıda insanı olduğu gibi beni de çok yanılttı.




Peki neden yanıldık? Yanılgımızın en önemli nedeni , Burhanettin Kocamaz faktörünü göz ardı etmemiz oldu. Çünkü bazen bir kişi bir partinin kaderini değiştirebilir. Bazen öyle bir insan ortaya çıkar ki “işte tamam aradığım buydu” dersiniz. Türkiye Erdoğan için aynı sözü kullandı, kendine lider seçti ve girdiği 7. Seçimde de büyük destek verdi. Mersin’de MHP’liler açısından Burhanettin Kocamaz da MHP’lilerin aynı şekilde “işte tam aradığım aday” bu dediği kişi oldu.




Doç.Dr.Cemal ALTAN Kaleme Aldı


Burhanettin Kocamaz’ın bu seçimlerdeki başarısını daha çok Erdoğan’ın 2002 seçim başarısına benzetebiliriz. İki durum arasındaki benzerlikleri şöyle sıralayabiliriz.


1.Recep Tayyip Erdoğan, 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildiği andan itibaren sürekli yaptığı hizmetleriyle kamuoyunun dikkatini çekmiştir. Refah Partisinin çokça eleştirldiği hatta 28 Şubat süreciyle siyasal anlamda köşeye sıkıştırıldığı dönemde ve ardından da Erdoğan’ın okuduğu şiir yüzünden hakkında dava açıldığı ortamda bile çoğu yazar ve ağırlıklı olarak da Türkiye kamuoyu Erdoğan’ın İstanbul’daki hizmetlerini takdir etmişti. Türkiye nüfüsunun 1/5’ine sahip İstanbul’u yöneten Erdoğan, bu başarılı yönetiminin semeresini 2002 genel seçimlerinde gördü. Çünkü hizmetlerin somut bir şekilde halk tarafından hissedilmesi ve takdir edilmesi, Türkiye’nin her tarafındaki insanın İstanbul’daki bu hizmetleri görmesi ya da medyadan öğrenmesi, bir şehir efsanesinin oluşmasını sağlamıştır.  Böylece 15 milyonu yöneten Erdoğan, bu defa İstanbul’dan 5 kat daha büyük olan Türkiye’yi yönetme hakkı elde etmişti. İstanbul, Erdoğan’ı Türkiye Devleti Başbakanlığı’na taşımıştı.


Aynı şeyin bir benzerini Kocamaz da Mersin ölçeğinde yaşamıştır. Mersin’in beşte bir büyüklüğünde olan Tarsus’u yöneten ve çoğu insanda başarılı belediye başkanı algısı yaratan Kocamaz, buradaki başarılı belediye başkanı algısıyla, Tarsus’tan 5 kat büyük olan Mersin’i de kazanmış oldu. Buradan şu sonucu çıkarmak gerekir ki, halk evet belki ideolojiye de oy veriyor olabilir, ancak ondan daha öncelikli olarak hizmete oy veriyor  ve eğer hizmet ve ideoloji aynı kişide birleşirse, işin tadına doyum olmuyor ve işte Kocamazın elde ettiği başarı beraberinde geliyor. Tarsus’ta Kocamaz’ın başarılı olduğu algısı, onu Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na taşımıştır.



2. Erdoğan’ın 2002 Genel seçimlerindeki başarısının nedenlerinden biri de köklü ve deneyimli bir kadroya sahip olmasıdır. Erdoğan, 2002 genel seçimlerine, yanında İstanbul Büyükşehir Belediyesinde beraber çalıştığı çalışma arkadaşlarından iyi bir teknokrat ve yine Refah Partisinde birlikte mücadele ettiği Gül, Arınç gibi iyi bir siyasal ekip oluşturarak ülke yönetimine talip olmuştu.Kocamaz’ın benzer bir yapıda olduğunu söyleyebiliriz. Kocamaz’ı yeni yeni tanımaya başlıyoruz. Tanıyanlardan aldığımız ilk izlenimlere göre Kocamaz’ın çok iyi bir örgütçü olduğu, iyi bir ekiple çalıştığı, ekip çalışmasına önem verdiğidir. Bu başarıyı getiren en önemli faktörlerden biri olmuştur.



3. Bir siyasetçi, (özellikle bir ülkenin genelini düşündüğünüzde Başbakanlık makamı, bir ili düşündüğünüzde de belediye başkanlığı) için başarıyı getirebilecek en önemli etkenlerden biri, bana göre belki de en önemlisi, adayla yönetimine talip olduğu toplum arasında “doku uyuşması”nın olmasıdır. Erdoğan çok başarılı bir siyaset ve devlet adamıdır. Evet, ama onun bu kadar yüksek oranlarda oy almasının nedeni sadece yaptığı hizmetlerdeki başarısı değil, onun Türkiye’de yaşayan ortalama bir insanın sahip olduğu özelliklere sahip olmasıdır. Dindardır, elit bir aileden gelme değildir, “Kasımpaşa’lıdır” yeri geldiğinde “one minute” diyebiliyor, ortalama bir vatandaşın diliyle konuşuyor, (Hacı Özkanın kulakları çınlasın) “halkın ta kendisidir”.


Kocamaz’a döndüğümüzde onun da hem Mersin halkıyla ve hem de MHP ile tam bir doku uyumu içinde olduğunu söyleyebiliriz. Bugüne kadar MHP neden Mersin Büyükşehir’i alamadı sorusunun cevabı burada yatıyor. Bugüne kadar MHP, kendi dokularına tam uyumlu, kan uyumunun çok iyi olduğu bir adayı bulamamıştı. İlk defa MHP, ortalama bir MHP’’liye çok benzeyen bir adayla seçimlere gitmiş, ve bu da büyük oranda bir başarıyı beraberinde getirmiştir. Çünkü kocamaz için de “Yörük”, “bizim gibi konuşuyor”, “bizden biri” gibi yakıştırmalar yapılıyor. Kocamaz’ın öyle olup olmamasından ziyade halkta öyle bir algının oluşması başarıyı getiren en önemli nedenlerden biridir.



4. Siyasette başarıyı elde etmek için, önemli araçlardan biri de siyasetin finanse edilebilme gücüdür. Finansmanı güçlü olan siyasetçi, seçim sürecini daha güçlü bir şekilde yürütür. Ekonomik çevrelerle iyi geçinen ve kendi ekonomik aktörlerini yaratabilen siyasetçinin başarıyı yakalama şansı yüksektir. Erdoğan, İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde kendi zenginlerini yaratmıştı. Bu bütün demokratik yapılarda var olan bir uygulamadır. Çünkü siyasal karar alma mekanizmalarını ellerinde bulunduranlar kendilerine oy veren tabanlarının beklentilerine cevap verebilmek için, o tabana yakın insanların ekonomide etkin olmalarını sağlayacak politikalar geliştirirler. Örneğin, Erdoğan iktidara geldiği günden beri, İstanbul sermayesine karşı, güçlü bir Anadolu sermayesi yaratmıştır. Bu sermaye örneğin Antep’te ve daha bir çok ilde  büyük oranda başarı da getirmiştir.



Geçtiğimiz 30 Mart yerel seçimlerinden önce, Mersin Büyükşehir belediye başkan adayı olan Kocamazın Mersin’deki iş çevreleriyle, tek tek işadamlarıyla görüştüğü, onlardan kampanya sürecinde büyük maddi destekler aldığı kamuoyu tarafından bilinmekte ve bundan sonra da bu tür ilişkilerin devam edeceği yönünde bir algı da oluşmuş durumdadır. Dolayısıyla Kocamaz da Erdoğan’ın izlediği yolları izleyerek kendisiyle uyumlu olabilecek bir sermaye grubu oluşturduğu, bundan sonraki süreçte de hem bu grubu daha da zenginleştirerek, hem de bu gruba yeni zenginler ekleyerek, belki de daha önemlisi de kentteki ekonomik örgütlere müdahale ederek, onların yönetimlerine kendi adamlarını getirerek, bundan sonraki süreçte, iktidarda daha uzun süre kalmasını sağlayacak, ekonomik altyapısını oluşturmaya çalışacaktır. 



Aslında bu benzerlikleri arttırmak mümkündür. Sonuç olarak şunları belirtmekte fayda vardır: Öncelikle ben Kocamaz’ın Erdoğan’ı çok iyi analiz ettiğini, Erdoğan’ın 2002 seçim başarısını çok iyi çalıştığını çoğu yerde Erdoğan’ın uygulamalarını kendisinin de Mersin seçimlerine uyarladığını düşünüyorum. Yine Kocamaz, MHP tabanına tıpa tıp uyan ve MHP’nin belki de bugüne kadar aradığı bir aday özelliğine sahiptir. Ancak Kocamaz’a önemli bir de önerim olacaktır. Kocamazın Mersin’in en büyük zenginliğinin çok farklı dillerden dinlerden etnisiteden insanlardan oluşan bir mozaik olduğunu göz ardı etmeden, bu dokuyu yok edecek ya da bu dokuya zarar verecek politikalar peşinde koşmaması, barışın ve huzurun güvencesi olmasıdır.

Son Güncelleme: 03.04.2014 23:42
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mehmet-ersoy33@hotmail.com 2014-04-04 19:04:34

Doç bey..Yazının sonunda sacmalamışsın farkındamısın.Bölüçülük yapıyorsun.

Avatar
Nail Gürgen 2015-01-26 01:42:06

rte virali...