banner253

Debrem Dede'den Kafa Karıştıran Debrem Analizi.

Adanada 7 şiddetinde bir debrem olursa, Mersin etkilenir dedi. Ya sonra...

Debrem Dede'den Kafa Karıştıran Debrem Analizi.

Adanada 7 şiddetinde bir debrem olursa, Mersin etkilenir dedi. Ya sonra...

02 Kasım 2011 Çarşamba 21:50
Debrem Dede'den Kafa Karıştıran Debrem Analizi.
Adana'yı ziyaretinde Hatay'da " 7 şiddetinde bir debrem olabileceğine " dikkat çeken Ahmet Mete Işıkara: Mersin, Adana, Gaziantep illerinin debreme hazırlıklı olması gerektiğini vurgulamıştı.

Debremin, Akkuyu'yu etkilemeyeceğini belirten Işıkara'nın, gözden kaçırdığını "Mersin Portal Haber Servisi" soruyor. Bu tesellimiz değil ki. Mersin'i etkilemesi önemsiz bir nokta mı ? Tesellemiz Akkuyu'yu etkilememesi mi ?



Türk Kızılayı Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, Depremsellik açısından Akkuyu, Türkiye'nin en sakin yeri ve yapıldığı zaman bu açıdan bir şey olmayacak dedi.

Işıkara, Kızılay Haftası nedeniyle Kızılay Mersin Şubesi yönetimi ile birlikte Vali Hasan Basri Güzeloğlu'nu ziyaret etti. Işıkara, buradaki konuşmasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla olası depremlerle ilgili çeşitli çalışmaların yapıldığını belirterek, bunun çok doğru bir yaklaşım olduğunu dile getirdi. 

''Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak'' diyen Işıkara, şöyle devam etti:
''Mersin'in yapı stokunu ve bunun içerisinde nelerin olup nelerin olamayacağı da bu çerçeve de ifade edilmiş olacak. Ortaya çıkan sonuca göre kent dönüşümünün nasıl yapılıp nasıl yapılamayacağı da belirlenecek. Her zaman diyoruz; 'deprem öldürmez binalar öldürür'. Ama güvenli yapılarda yaşarsak, o zaman deprem bize hiçbir zarar vermez. Bunun en çarpıcı ve somut örneğini mart ayı başındaki Japonya depreminde gördük. Bakın 9 büyüklüğünde bir deprem ama Japonya'da yapısal olarak hiçbir zarar yaşanmadı. Yalnızca yaptığı o tsunami. O ayrı bir olay, demek ki güvenli bir yapıda yaşarsanız, deprem bize zarar vermez.'' 


Artık depremlerde felaketlerle karşılaşmamak için insanların güvenli yapılarda yaşaması gerektiğini anlatan Işıkara, sözlerini şöyle noktaladı:
''Hala depremden panik halinde koşup kaçıyoruz. Bunun için küçük yaşlardan başlayarak, deprem anı ve sonrasında nasıl davranmamız gerektiği konusuna önem vermeliyiz. Tabi bunlardan büyüklerin de ders çıkarması gerekiyor. Şunu üzülerek ifade etmek istiyorum; Van Erciş depremindeki sonucu utanarak söylüyorum; neredeyse şükredeceğiz. Eğer o deprem öğleden sonra değil de, gece yarısından sonra olsaydı, olay facia boyutuna ulaşabilirdi. Bu sonuca neredeyse şükredeceğiz. Artık şükretmeyelim, yanlış tarzdaki binalarda yaşamayalım. Başbakanımızın tabiriyle 'yeter artık'.''

Akkuyu'da risk var mı ?

Işıkara, bir basın mensubunun Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli beldesinde yapılacak Akkuyu Nükleer Santrali'nin deprem kuşağında yer aldığı yönünde iddialar bulunduğunu hatırlatarak, ''Akkuyu'da risk var mı?'' şeklindeki sorusunu şöyle yanıtladı:
''Akkuyu ve çevresinde, 1976 yılından bu yana iki önemli üniversitemizce çok yakın bir şekilde depremsellik etütleri yapıldı. O civara deprem istasyonları kuruldu, yer seçimi konusunda 'depremsellik boyutu nedir?' diye, uzun süren araştırmalar yapıldı.

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü başta olmak üzere tekrar ve tekrar depremsellik etütleri yoğun şekilde yapılıyor. Neden? Deprem açısından yapılacak olan tesisin kesin güvenliğinin sağlanması için. Şunu belirtmek istiyorum; o nükleer santralin yapımında depremsellik boyutunda hiçbir sorun olmayacak. Türkiye'nin en sakin yeri, dolayısıyla deprem konusunda etkilenmeyecek. 

Japonya, en aktif yere yapmış ama ona rağmen tesis olarak ayakta kaldı. Eğer ABD'nin soğutma talebini zamanında kabul etmiş olsaydı, onun sonuçları olmayacaktı. Dolayısıyla depremsellik açısından Akkuyu, Türkiye'nin en sakin yeri ve yapıldığı zaman bu açıdan bir şey olmayacak. Tsunami tehlikesi de söz konusu değil. Ülkemiz sanayi açısından hızla büyümekte ve enerji ihtiyacımız da hızla artmakta. Dışarıdan enerji alıyoruz ve cebimizden dünya kadar para dışarıya gidiyor. Kendi enerjimizi ürettiğimizde o para bize kalacak. Bu hepimize dönecek.''

Mersin'deki çalışmalar

Vali Güzeloğlu da, Türk Kızılay'ının Türkiye'nin ve dünyanın alanındaki en önemli ve en güçlü kuruluşlarından biri olduğunu belirtti.
Türk Kızılayı'nın Van'da yaşanan depremde ortaya koyduğu çaba ve katkılarını takdirle karşıladığını anlatan Güzeloğlu, ''Hepimiz için üzüntülü günlerde insanımızın umudunu ve yaşama sevincini artırdılar, yaşama tutunmasını sağlayan çok değerli ve çok önemli katkılar sundular. Başta barınma olmak üzere, afetle birlikte ilk anda müdahale ve temel ihtiyaçların karşılanması noktasında Kızılay, dünya çapında gerçekten hem çabanın hem de başarının temsilcisi oldu'' dedi. 
    
Mersin'de hem deprem açısından hem de yaşanabilecek diğer doğal afetler açısından yeni bir tanımlamanın ve hazırlanmanın içine girdiklerini dile getiren Güzeloğlu, ''Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın emirleri doğrultusunda başta bina stokları ve yapılarına dönük bir çalışmayı başlattık. Bunların en kısa süre içerisinde hem dönüşüm çerçevesinde hem de sağlıklı sonuçlandırılması sürecinde yapılacaklar en büyük amacımız ve sorumluluğumuz olacak'' diye konuştu.


Türk Kızılay Derneği Başdanışmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, Hatay'da meydana gelebilecek olan 7 büyüklüğündeki bir depremin Adana, Mersin ve Gaziantep'i de yakından etkileyeceğini belirtti.

Işıkara, "Başka felaketler yaşamak istemiyorsak, artık güvenli yapılarda yaşamak zorundayız" dedi.
Işıkara, Kızılay Haftası etkinlikleri kapsamında geldiği Mersin'de, Kızılay Mersin Şubesi yönetimiyle birlikte Vali Hasan Basri Güzeloğlu'nu ziyaret etti. Ziyaret sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Işıkara, dün Adana'daki bir toplantıda Hatay'da meydana gelebilecek muhtemel deprem uyarısını hatırlatarak, önlem alınması gerektiğini söyledi. Hatay'da uzun süredir 7'nin üzerinde bir deprem olmadığını ifade eden Işıkıra, "Fakat tarihsel dönemlere dönüp baktığımızda Hatay, 7'nin üzerinde depremleri belli aralıklarla yaşamış.

Dolayısıyla 7'nin üzerinde bir deprem olduğu zaman başta Hatay, İskenderun, Adana, Mersin ve Gaziantep bu depremden etkilenecek. Bunu korkutmak için değil, önlem almak için söylüyorum" diye konuştu.
Türk Kızılay Derneği Başdanışmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, Hatay'da meydana gelebilecek olan 7 büyüklüğündeki bir depremin Adana, Mersin ve Gaziantep'i de yakından etkileyeceğini belirtti.

tai imza_ucak

Işıkara, "Başka felaketler yaşamak istemiyorsak, artık güvenli yapılarda yaşamak zorundayız" dedi.
Işıkara, Kızılay Haftası etkinlikleri kapsamında geldiği Mersin'de, Kızılay Mersin Şubesi yönetimiyle birlikte Vali Hasan Basri Güzeloğlu'nu ziyaret etti. Ziyaret sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Işıkara, dün Adana'daki bir toplantıda Hatay'da meydana gelebilecek muhtemel deprem uyarısını hatırlatarak, önlem alınması gerektiğini söyledi. Hatay'da uzun süredir 7'nin üzerinde bir deprem olmadığını ifade eden Işıkıra, "Fakat tarihsel dönemlere dönüp baktığımızda Hatay, 7'nin üzerinde depremleri belli aralıklarla yaşamış. Dolayısıyla 7'nin üzerinde bir deprem olduğu zaman başta Hatay, İskenderun, Adana, Mersin ve Gaziantep bu depremden etkilenecek. Bunu korkutmak için değil, önlem almak için söylüyorum" diye konuştu.

Artık depremlerde felaketlerle karşılaşmamak için insanların güvenli yapılarda yaşaması gerektiğini vurgulayan Işıkara, şöyle devam etti; "Son olarak Van'da gördük. Yerle bir olan binalar vardı. Orada bazı görüntüler de ortaya çıktı. Masala 3 tane yan yana binalar vardı, ikisi yıkılmış, biri dim dik ayakta. Bu da benim şu lafımı doğruluyor; 'deprem öldürmez binalar öldürür.' Dolayısıyla birey olarak bize düşen görev, 'her ne olursa olsun başımı sokacağım bir ev' değil, deprem güvenli bir ev olsun.

Bunun için de ev alırken veya kiralarken bu bina mühendislik görmüş mü, yapı denetiminden geçmiş mi, izolasyonu en son teknolojilere göre olmuş mu? Yani ekolojik üretim sistemlerine göre olmuş mu? Çünkü köpük hem binaya bir ağırlık getiriyor hem de daha sonra yoğun bir çevre kirliliğine neden oluyor. Dolayısıyla vatandaşımız bu 3 soruyu ev alırken veya kiralarken paylaşması zorunlu. Bunun yanı sıra evinizin içindeki eşyalar kaya gibi düşebilir ve bize zarar verebilir. İşte en güzel örnek İhlas Haber Ajansı'nın (İHA) Van'daki ofisinde çektiği görüntü. Oradaki eşyalar deprem anında düştü, sağa sola dağıldı. Kimse olmadığı için zarar gören olmadı. Eğer orada kişiler olsaydı, belki o eşyalar kişilere zarar verebilirdi. Yalnızca Gölcük'te 1999 depreminde 700 vatandaşımız hayatını bu yüzden kaybetti, yani eşyaların altında kalarak öldü."


"UTANARAK SÖYLÜYORUM; NEREDEYSE VAN'DAKİ DEPREMİN SONUCUNA ŞÜKREDECEĞİZ"

Bunun yanı sıra doğru davranış alışkanlığının maalesef yeterince edinilemediğini savunan Işıkara, "Hala depremden panik halinde koşup kaçıyoruz. Bunun için de küçük yaşlardan başlayarak deprem anı ve sonrasında nasıl davranmamız gerektiğine ben çok önem veriyorum. Bunun bir alışkanlık haline gelmesi konusunda hep çocuklara gidip bunları aşılamaya çalışıyorum. Tabi bunlardan büyüklerin de ders çıkarması gerekiyor. Şunu üzülerek ifade etmek istiyorum; Van Erciş depremindeki sonuca utanarak söylüyorum neredeyse şükredeceğiz. Eğer o deprem öğleden sonra değil de gece arasından sonra olsaydı olay facia boyutuna ulaşabilirdi. Bu sonuca neredeyse şükredeceğiz. Artık şükretmeyelim, artık yeter. Artık bu tarz binalarda yaşamayalım. Başbakanımızın tabiri ile 'yeter artık'. Zaten Başbakanımız da bu konuyla ilgili gereken talimatları verdi" dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner262