Her Dört Gençten Birisi İşsiz

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından düzenlenen “Ekonomide Çıkış Yolu ,Türkiye” konferansında konuşan Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi, Ekonomist Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu, artan işsizlik oranlarına dikkat çekerek, "Bizim işsizliğimiz yüksek. Genel olarak yüzde 14’lere yakın işsizlik oranımız var. 15-25 yaş arasındaki gençlerimizin 4’te biri işsiz.

Her Dört Gençten Birisi İşsiz

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından düzenlenen “Ekonomide Çıkış Yolu ,Türkiye” konferansında konuşan Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi, Ekonomist Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu, artan işsizlik oranlarına dikkat çekerek, "Bizim işsizliğimiz yüksek. Genel olarak yüzde 14’lere yakın işsizlik oranımız var. 15-25 yaş arasındaki gençlerimizin 4’te biri işsiz.

20 Eylül 2019 Cuma 10:44
Her Dört Gençten Birisi İşsiz

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından “Ekonomide Çıkış Yolu ,Türkiye” konferansı düzenlendi.MTSO’da gerçekleştirilen konferansa, Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi, Ekonomist Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu, Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aydın, TEPAV Merkez Direktörü Bozkurt Aran, MY Eğitim ve Danışmanlık Ltd. Şti. Kurucu Ortağı Mert Yılmaz ve Garanti Yatırım, Araştırma ve Yatırım Danışmanlığı Koordinatörü Tufan Cömert konuşmacı olarak katıldı. Konferansın moderatörlüğünü MTSO Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Taş yaptı.

KIZILTAN: BURADA KONUŞULANLAR SİYASİ OLARAK ALGILANMAMALI

Programın açılış konuşmasını yapan MTSO Başkanı Ayhan Kızıltan, "Ticaret Sanayi Odası veya üyelerimiz bir şeyler söylediği zaman bu farklı anlamda değerlendirilmemeli. Çünkü tabandan gelen talepler, istekler, talepler, şikayetler, eleştiriler, önerilerdir bunlar. Dolayısıyla bizim burada her söylediğimiz şey ne kimsenin tarafında olduğumuz ne de bir başkasının karşısında olduğumuz anlamına gelmez" dedi. Ticaret ve Sanayi Odası’nda konuşulanların ve söylenenlerin siyasi olarak algılanmamasını isteyen Kızıltan, "Bizler daha iyi yönetilmemiz, bizi yönetenlerin daha iyi bu işi yapmaları için tabiî ki elimizden geldiğince düşüncelerimizi, önerilerimizi söylemek zorundayız. Eğer bizler konuşmazsak o zaman hiçbir şey yapmayalım. Sadece evraklara imza atalım, bitsin gitsin. Bu kürsü, burası özgür bir yerdir. Özgürce düşüncelerimizi söylememiz lazım. Farklı düşünceleri dinlemez, değerlendirmezsek daha iyisini yapamayız" şeklinde konuştu.

"İŞ DÜNYASININ GÖZÜ BÜYÜME RAKAMLARINDA"

Ekonomist Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu ise ekonomik faaliyetleri analiz edip izlerken baktıkları en önemli göstergenin büyüme olduğunu söyledi. Bu nedenle iş dünyasının gözünün de büyüme rakamlarında olduğunu ifade eden Uzunoğlu, "Büyüme neden önemli? Büyüme bir ülkedeki üretimdeki artış veya azalışı anlatan bir göstergedir. Eğer üretim artıyorsa bizim işlerimizde iyidir. Çünkü ekonomik aktiviteler canlıdır, şirketlerin nakit akıları düzündür, daha fazla kişi istihdam eder, büyümeyi düşünürüz. Ama büyüme rakamları eksiye doğru gidiyor veya hızla düşüyorsa yani üretimde bir azalış var ise; ‘işler kötü gidiyor, malları satamıyoruz’ deriz. Zaten biz kriz tanımlamasını da şöyle yaparız; karın realize edilemediği ortam krizdir. Yani bir malı ürettiniz, satıp paranızı cebinize koyamıyorsanız işletmeniz için sorun var demektir. Genel olarak da bugün inşaattan otomotiv sektörüne bir çok sektörde cirolarının düştüğünü ve işlerinin yavaşladığını görüyoruz. Ben yıllarca; iç talepte bir hareket var ama bu iç talebe çok fazla güvenmeyin, ihracat ayağını kurun dedim. Bugün ihracat yapan firmalar gerçekten son derece iyi durumda, en azından iç  talepteki daralmanın getirdiği sorunları çok daha rahatlıkla aşabilecek durumdalar. Ama iç talep ciddi problemli" şeklinde konuştu.

"BÜYÜYEMEME SORUNU SADECE BİZDE DEĞİL DÜNYADA SORUN"

Bu büyüyememe sorunu sadece bizde değil aslında tüm dünya ekonomisinde problem var" diyen Uzunoğlu, "Ama Amerika’yı tam bilemiyoruz. Amerika’da işler iyi mi gidiyor, kötü mü gidiyor bir türlü anlayamıyoruz. Bir gösterge çok iyi geliyor, bir başka gösterge çok kötü geliyor. Faizleri de düşürüyorlar şuanda. Çok da iyi algılayamıyoruz Amerikan ekonomisindeki gelişmeleri ama gerçek şu ki, bizim derdimiz Avrupa. Çünkü biz ağırlıklı olarak Avrupa’ya ihracat yapıyoruz" dedi.

Avrupa'daki büyüme rakamları ve büyüme tahminlerini rakamlarla açıklayan Uzunoğlu, "Avrupa’nın zaten motor gücü Almanya’dır. Almanya’da işler kötüleşmeye başlarsa Avrupa ekonomisinde de durgunluk başlar.Bir çok ülkede IMF’nin yaptığı tahminler büyüme rakamlarını sürekli revize ediyor. Dolayısıyla dünya ekonomisinde risk algıladığımız için faizler düşüyor. Şuanda Avrupa’da bir kez daha faiz düşürdü. Zaten negatifti faizler şimdi daha da aşağıya çektiler. Eksi 25’di, şanda eksi 0.50 oldu. Amerika’da faizleri üst üste dün yine 0.25 tekrar düşürdü. Demek ki dünya ekonomisi ile ilgili bir takım sıkıntılar var. Bizde eksi 2,5 bekliyor IMF biraz kötümser bir tahmin yapmış ama biz 0 ile 1 arasında bir rakam çıkar diye umut ediyoruz bu sene" diye konuştu.

Bir çok ülkede sıfır faize rağmen büyüyemeyen bir dünya ekonomisinin görüldüğünü anlatan Uzunoğlu şöyle devam etti: "Buda işlerin kötüye gittiğini, dünya ekonomisini tıkandığını gösteriyor. Yani evet ihracat önemli. İhracata bel bağlıyoruz ama yarın ihracatta da sıkıntı yaşanabilir. Eğer Avrupa veya diğer pazarlarda da bir takım problemler olur ise burada da problem yaşanabilir. O nedenle mutlaka Pazar çeşitlendirmesi yapmamız gerektiği üzerinde durmamız lazım" dedi. 

"HARCAMAYINCA HANE HALKININ DURUMU DÜZELİYOR"

Türkiye ekonomisinde şu anda bir durgunluk, resesyon olduğunu vurgulayan Uzunoğlu şöyle devam etti: "Biz nerede problem yaşıyoruz?  Yaşadığımız problem hane halkı harcamasında var. Biraz toparlanma var. Eksi 1.1 gibi bir rakam var, son iki çeyrekte ama hane halkında problem var. Yani insanlar harcamıyor şuanda. Aslında bu çok da kötü bir şey değil, hane halkının durumu düzeliyor. Çünkü harcamayınca hane halkının borçluluk oranı düşmeye başlıyor. En azından o çılgın artışı durdurmuş olduk. Hane halkının 2002’de 6.7 milyar TL borcu vardı. Şuanda vatandaşın borcu 515 milyar lira. Ben iyi diyorum bu rakama, biraz frene bastı vatandaş, dengesini düzeltmeye çalışıyor.

Devlet ise harcıyor. Asıl dikkat çekici olan yatırımlar. Gayri safi sabit sermaye oluşumları yatırımları var ki, asıl bizi ürküten nokta burası. Bizim işsizliğimiz yüksek. Genel olarak yüzde 14’lere yakın işsizlik oranımız var. Gençlerimizin 4’de biri işsiz. 15-25 arasındaki gençlerimizin 4’de biri işsiz. Bu çocuklarımıza iş, aş yaratmamız lazım. Ama yatırımlarda ciddi bir azalma, aşağıya doğru bir eğilim var. 4 çeyrekten bu yana yatırımlar hızlı bir şekilde aşağıya doğru düşüyor. Üstelik her türden yatırımlarda gerileme var. Oysa bizim dikkatimizi çekmemiz gereken şey şu olmalıydı; biz ihracat ve yatırımla büyümek zorundayız. İhracatı, iç talebi destekleyecek yatırımları yapmamız lazım. İhracat fena değil. Ekonomiye katkısı oldukça iyi. Yüksek kur, iç talebin daralması girişimcimizi ihracat yapmaya itti. İhracatımız fena gitmiyor ama bir takım problemler olabilir önümüzdeki dönemde, bu kadar katkı hızlı şekilde artmayabilir."

İTHALAT BAĞIMLILIĞIMIZ YÜZDE 40'A ÇIKTI

2002’de  Türkiye’nin ithal bağımlılığının ortalama yüzde 20 iken, şuanda bu rakamın yüzde 40’a çıktığına dikkat çeken Uzunoğlu, "Enerji sektörü başta olmak üzere genel anlamda yüzde 100’lük bir artış söz konusu. İthalatı doğuran faktör, düşük kur politikasıydı. Maalesef düşük kur ile yalancı bir cennet yaşadık 10-15 yıl. Ama 10-15 yıllık düşük kur politikası bizim üretimimizi tasfiye etti. Bu politika sonucu, ‘içeride üreteceğime getirip dışarıdan satarım, daha ucuz’ denildi. Tarımın ne hale geldiğini siz benden daha iyi biliyorsunuz. Sektörel olarak baktığımızda özellikle sanayide, inşaatta hemen hemen her sektörde ciddi bir düşüş eğilimi var. Tüketim, yatırım ve iç talepte azalma var. 4 çeyrektir yatırımların zaten düştüğünü gördük ama işsizlik rakamlarına baktığımızda hafif bir iyileşme var gibi, ikinci çeyrekte biraz düzelme var gibi ama yinede işsizlik oranı oldukça yüksek" ifadelerini kullandı.

İHRACATIN İTHALATI KARŞILAMA ORANINDA YÜKSELME VAR

Türkiye'de güzel şeylerinde olduğunu anlatan Uzunoğlu, ihracatın ithalatı karşılama oranında bir yükselme olduğunu bununda sevindirici olduğunu söyledi.Konuşmasında sosyal yardımların biçimini eleştiren Uzunoğlu, "Karşılıksız yardımlar yapıyoruz. Sosyal devlete karşı değilim ama sosyal devlet bu değildir! Sosyal devlet yardım devleti değildir. Sosyal devlet; eğitin- öğreten devlettir. Karşıdaki için sürekli istihdam yaratan, sürdürülebilir bir gelir yaratan devlettir. Devlet evde oturana yardım ediyor ‘bu sosyal devlet’ olamaz. Biz yardım devlet mi olacağız, sosyal devlet mi olacağız, buna karar vermemiz lazım" dedi.

ÇÖZÜM EĞİTİMDE”

Ülkemizin kurtuluşunun eğitimden geçtiğini ifade eden Uzunoğlu, çocukların çok iyi eğitilmeleri gerektiğinin altını çizdi. Yeteneğe ve beceriye dayalı eğitimin önemine vurgu yapan Uzunoğlu, 2030’da şu anki mesleklerin en az yarısının ortadan kalkacağını, çocukların yeteneklerine göre yönlendirilmeleri gerektiğini söyledi. Bir başka çözüm yolu olarak Devlet Planlama Teşkilatını gösteren Uzunoğlu, devletin DPT’yi mutlaka yeniden kurması gerektiğini kaydetti.

“AYAĞINIZI YORGANINIZA GÖRE UZATIN”

Beklentilerini de anlatan Uzunoğlu, iç talepte 2023 yılına kadar inişli çıkışlı bir dönemin yaşanacağını belirterek, iş insanlarına uyarılarda bulundu. Uzunoğlu, “Ayağınızı yorganınıza göre uzatın. İşletme sermayelerini yemeyin. Moralimizi bozmayacağız, işletme sermayemize sahip çıkacağız, verimli çalışacağız. Riskimizi yöneteceğiz, nerede riskimiz varsa hemen o riskimizi kapatacağız ve öncelikle varlığımızı koruyacağız. Para nasıl kazanılır? Siz varlığınızı koruyun yeter. Çok çetin bir dönemden geçiyoruz. Sizin işletmeleriniz bizim için önemli, çünkü sizler birçok kişiye maaş ödüyorsunuz, o da evine götürüyor. Sizi korursak onları korumuş oluruz. Türkiye, bu dönemleri atlatacak. Güçlü, esnek bir ülkeyiz. Ama iç talebe çok da fazla güvenmeyin. Artık yüksek kurla yaşamaya alışacaksınız. Bizi tek terbiye edecek şey kurdu, o da gerçekleşti. Terbiye olduk, inşallah olmaya da devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Mersin Portal-Haber Merkezi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.