banner253

İklim Değişikliği ile Mücadele İçin “Yeşil Ekonomi” Şart

Seul Ulusal Üniversitesi Nükleer Termal-Hidrolik Mühendisliği Laboratuvarı’ndan Nükleer Enerji Yüksek Mühendisi Erol Biçer, havayı kirleten fosil yakıtlar yerine temiz enerji karması arasında yer alan nükleer enerji seçeneğinin yaygınlaştırılmasının önemini vurgulayarak, “İklim değişikliğine karşı geliştireceğimiz tüm stratejilerde nükleer enerji yer almalı” dedi.

İklim Değişikliği ile Mücadele İçin “Yeşil Ekonomi” Şart

Seul Ulusal Üniversitesi Nükleer Termal-Hidrolik Mühendisliği Laboratuvarı’ndan Nükleer Enerji Yüksek Mühendisi Erol Biçer, havayı kirleten fosil yakıtlar yerine temiz enerji karması arasında yer alan nükleer enerji seçeneğinin yaygınlaştırılmasının önemini vurgulayarak, “İklim değişikliğine karşı geliştireceğimiz tüm stratejilerde nükleer enerji yer almalı” dedi.

04 Ocak 2021 Pazartesi 12:19
İklim Değişikliği ile Mücadele İçin “Yeşil Ekonomi” Şart

Bir yanda hava kirliliği, diğer yanda doğal afetler ve artan sıcaklıklar. Fosil yakıtlardan kaynaklanan iklim değişikliği etkileri ve hava kirliliği, 21. yüzyılın birlikte ele alınması gereken en büyük çevre sorunları olarak görülüyor.

 

Hiçbir ülkenin sağlık sistemi iklim krizine hazır değil
Uzmanlara göre, Paris Anlaşmasının iklim değişikliği hedefleri, hava kirliliğini azaltma yoluyla 2050 yılına kadar yılda 1 milyondan fazla hayat kurtarmaya imkan sağlıyor. Bu hedefler aynı zamanda yaklaşık 54,1 trilyon dolarlık sağlık maliyetinin de ortadan kalkması demek. Sağlık ve iklim değişikliği arasındaki ilişkiye dair 40’ı aşkın göstergenin analiz edildiği Lancet Geri Sayım Raporu (Lancet Countdown) bu konuda bugüne kadar tespit edilen en korkutucu tabloyu ortaya koydu. Rapor, hiçbir ülkenin sağlık sisteminin iklim krizine hazır olmadığına işaret ediyor. Dünyayı hazırlıksız yakalayan aşırı sıcaklıklar, milyonlarca insanın geçim kaynaklarını tehdit etmesinin yanı sıra dünya çapında ölüm oranlarının hızla artmasına da neden oluyor. Rapordaki rakamlar, 2000-2018 arasında geçen 18 yılda aşırı sıcaklara bağlı olarak yaşamını yitiren yaşlı nüfusun yüzde 54 oranında arttığını ortaya çıkardı.

 

Her yıl 7 milyon kişi ölüyor
Fosil yakıtların kullanımına ilişkin hava kirliliğinin yol açtığı hastalıklar sebebiyle her yıl 7 milyon kişi hayatını kaybediyor. Rapora göre, tüm bunların önüne geçilebilmesi için önümüzdeki 5 yıl içinde iklim değişikliğine neden olan etkileri azaltacak bir “yeşil ekonomi” planının uygulanması şart. Bu kapsamda, Covid-19 salgını sonrası toparlanma ve iklim değişikliğiyle mücadelenin eş zamanlı planlanması önem taşırken, iki krize de ortak yanıt verilmesi, halk sağlığının iyileştirilmesi, sürdürülebilir bir ekonomi oluşturulması ve çevrenin korunmasına imkan sağlıyor.
Birleşmiş Milletler ise bu çalışmaları önümüzdeki 10 yıla yayarak, hükümetlerin bu 10 yıl içinde fosil yakıt üretimini yılda yüzde 6 oranında azaltması gerektiğini belirtiyor.

 

Hala yaşıyor olacaklardı
Türkiye de hem sıcaklık artışının getirdiği kuraklık hem de hava kirliliği ile mücadele ediyor. Temiz Hava Hakkı Platformunun yayınladığı ‘Kara Rapor 2020: Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri’ adlı çarpıcı raporda, “Türkiye’de hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü kılavuz değerine indirilseydi; 2019 yılında yaşanan tüm ölümlerin yüzde 7,9’u (31 bin 476 ölüm) ve 2018 yılındaki tüm ölümlerin yüzde 12,13’ü (45 bin 398 ölüm) önlenebilirdi” tespiti ortaya konuluyor. Rapora göre, 2017 yılından beri her yıl hava kirliliği trafik kazalarının 6 katından fazla ölüme sebep oluyor. İstanbul, 2017 yılından beri hava kirliliğine bağlı ölüm sayısının en yüksek olduğu il. 2019 yılında hava kalitesi kötü olan ilk 10 il sıralamasına önceki yıllarda da olan Düzce, Manisa, Bursa, Kahramanmaraş’ın yanı sıra; Sinop, Erzurum, Amasya gibi yeni iller eklenmiş gözüküyor. Sürekli hava kirliliğine maruz kalmanın Covid-19 virüsü gibi pek çok enfeksiyona karşı kişileri savunmasız bıraktığı da bu raporda dikkat çekilen unsurlardan biri.

 

İklim değişikliğiyle mücadelenin yolu, nükleer enerjiye yönelmek
Uluslararası Enerji Ajansına (IEA) göre, şu anda dünyadaki elektriğin yaklaşık yüzde 70'i fosil yakıtlardan karşılanıyor. 2050'ye kadar Paris Anlaşmasının “küresel sıcaklık artışını 2 derecenin çok altına düşürme” hedefini karşılamak için ise tüm elektriğin yaklaşık yüzde 80'inin düşük karbonlu olması gerekiyor. Bu da rüzgar, güneş, nükleer gibi düşük karbonlu enerji kaynaklarına yatırımın artması anlamına geliyor. Dünyanın her yerinden bilim adamları, iklim değişikliğiyle mücadelenin yolunun nükleer enerjiye yönelmek olduğu görüşünde birleşiyor. Bugün dünyanın elektrik ihtiyacının yüzde 10'undan fazlasını, tüm düşük karbonlu elektriğin de yaklaşık üçte birini nükleer karşılıyor. 32 ülkede faaliyet gösteren 443 nükleer güç reaktörü yaklaşık 393,3 gigawatt kurulu güç sağlıyor. Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile ilk nükleer santraline sahip olacak olan Türkiye’nin de aralarında yer aldığı 19 ülkede de 55,3 gigawatt ek kapasite sağlaması beklenen 52 reaktör inşa ediliyor.

 

“Nükleer enerji, temiz ve sürdürülebilir bir enerji kaynağıdır”
Seul Ulusal Üniversitesi Nükleer Termal-Hidrolik Mühendisliği Laboratuvarından Nükleer Enerji Yüksek Mühendisi Erol Biçer, havayı kirleten fosil yakıtlar yerine temiz enerji karması arasında yer alan nükleer enerji seçeneğinin yaygınlaştırılmasının önemini vurguladı. Biçer, “Son 20 yıldır rüzgar, güneş ve diğer yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik üretimi uluslararası çabalar ile artmasına rağmen fosil yakıtların payı istenilen seviyede azaltılamadı. Hatta Uluslararası Enerji Ajansına göre 2017 yılında fosil yakıt kullanımında artış görüldü. Nükleer santraller elektrik üretirken hiç sera gazı salmazken, bütün işletmesi boyunca elektrik kilovat başına rüzgar ile aynı ve güneşin de üçte biri kadar karbondioksit salınımı yapıyor. İklim değişikliği ile mücadelede genellikle nükleer enerjinin sadece düşük karbon salınımı yaptığı vurgulanır. Fakat nükleer hava kalitesini artırması, büyük alanlar işgal etmemesi ve göreceli olarak daha az atık üretmesinden dolayı bir bütün olarak temiz ve sürdürülebilir bir enerji kaynağıdır” diye konuştu.

Mersin Portal-Haber Merkezi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner205

banner262