İsmail Sağlar MGC Üyeliğinden İstifa Etti.

Mersin Gazeteciler Cemiyeti'nin üç üyesi Ahmet Söyler, Nebahat Demir ve Ahmet Leventyürü'yü savunma yapmadan üyeliğini düşürmesine Kanal 2000 TV Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Sağlar, yaptığı basın açıklamasıyla MGC Üyeliğinden istifa ederek tepki gösterdi.

İsmail Sağlar MGC Üyeliğinden İstifa Etti.

Mersin Gazeteciler Cemiyeti'nin üç üyesi Ahmet Söyler, Nebahat Demir ve Ahmet Leventyürü'yü savunma yapmadan üyeliğini düşürmesine Kanal 2000 TV Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Sağlar, yaptığı basın açıklamasıyla MGC Üyeliğinden istifa ederek tepki gösterdi.

07 Eylül 2016 Çarşamba 19:01
İsmail Sağlar MGC Üyeliğinden İstifa Etti.
İŞTE İSMAİL SAĞLAR’IN AÇIKLAMASI

Mersin kamuoyu, taraflarının bilgisi olmayan, resmi tebliği yapılmayan bir ihraç kararına dün gayri ciddi bir şekilde tanık olmuştur. Sözde ihraç kararında adı geçen üç arkadaştan ikisi derneğimizin üyesi, diğer arkadaş da ayrı bir dernek başkanıdır. Kaldı ki bugün ihraç eden MGC Başkanı Ahmet Ünal tarafından MGC’ye üye yapılan bir arkadaştır. Ne ile suçlandıklarını bilmeden ve savunma dahi istenmeden, antidemokratik, önyargılı, hukuksuz ve saldırgan bir tutumla arkadaşlarımızın Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nden ihraç edildiklerini şaşkınlıkla öğrenmiş bulunmaktayım.


Bir yandan “Gazeteci Kimsesizlerin Kimsesi” savunusuna sığınıyorsunuz, diğer yandan objektiflik kriteri unutularak; günlerdir bünyenizdeki bazı isimlerin insanları hedef alan, doğruları araştırmadan, saptıran, yanlı, taraflı ve saldırgan haberlerine sessiz kalıyorsunuz. Başka haber ve haber kaynaklarına sansür uygulayan tarafsızlık ilkesine gölge düşüren bir üslup ile bizden olmayan diye ayrıştırıp, ötekileştirdiğiniz isimlere saldırgan bir anlayışla, savunma dahi istemeden ihraç yolunu tercih ediyorsunuz. Bu taraflı, yanlı ve haksız tutumunuzu anlayabiliyorum. O da suçluluk telaşı olsa gerek!..



Meslek etik ilke ve anlayışı doğrultusunda bir ihraç sistemini işletmiş olsaydınız, “Evet dün şu şu beklentilerim nedeniyle destekledim bugün de o beklentilerim karşılanmadı” diye alenen beyan edilen yazılar yazan ve paylaşanları, kişisel menfaatlerini haberlerine addeden şahısları da ihraç ederdiniz. Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nin açıklamalarından üyeliği düşürülen arkadaşlarımızla ilgili üçüncü şahıslar ve cemiyet yönetim kurulu ile ilgili asılsız, haksız ithamlar içeren yazılar yazdıklar bu nedenle de tüzüğün ilgili maddesi gereğince üyelikten çıkarma yaptırımının uygulandığı söylenmektedir.


Üçüncü şahısların kimler olduğu günlerdir servis edilen haberlerden malumdur. Söz konusu haberlerin kurgulanış şekli hayli manidardır. Israrla aynı nokta üzerinde odaklanmasının amacı da açıkça ortadadır. Bu amaç doğrultusunda devam eden haber trafiği yine aynı gayretle ulaşılabilen tüm gruplarda paylaşılarak bir kampanyaya dönüştürüldüğü de uzunca bir süredir kamuoyunca kaygıyla izlenmektedir. Bu noktada camiamızın içinde bulunduğu durumu günlerdir kamuoyunda tartışma konusu yapan bu maksatlı be yanlı tutuma sessiz kalınarak, tek taraflı ihraç yolu tercih edilmesi hayli düşündürücüdür. Camiamızın saygınlığı ve inandırıcılığına gölge düşüren bu duruma sessiz kalıp, tarafsızlık ilkesi hatırlatılınca da insanları “şu’cu ya da bu’cu” diye karalama kampanyasında olanları koruyan tek taraflı karar mekanizması içersinde yer alan tutumun tarafı olan bir meslek birlikteliği anlayışını ise hayret ve kaygıyla izlemekteyiz. Bu durumdan da büyük üzüntü duymaktayız.


Öte yandan üyelikten tek taraflı keyfi ve maksatlı olarak herhangi bir savunma istenmeden ihraç ettiğiniz, kurumumuz da genel yayın sorumlusu ve haber müdürü olarak görev yapan Sayın Nebahat Demir’e ait Perde Arkası adlı haber sitesinde yayına sunulan haberlerde yer alan iddialar dikkatle okunduğunda; tüm haberlerde yer ve zaman belirtilerek görüntülerle ve bizatihi muhatapların açıklamalarıyla ve kendi haber sitelerinde yer alış biçimiyle yoruma yer verilmeden bir bütün olarak sunulduğu da açıkça görülmektedir. Yer, Zaman,tarih, tarafları ve tarafların beyanlarıyla öne çıkan iddialara yer verilerek hazırlandığı ortada iken, bu iddialara yanıt vermek yerine; karalama, aşağılama ve hatta açık ve ağır hakarete varan söz ve ithamlarla linç kampanyasına dönüştürülmesi ise ayrı bir üzüntü kaynağı olmuştur.



Böylesi vahim ve camiamız için tehlikeli bir anlayışın egemen olduğu Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde üyeliğimin devam etmesini de bundan böyle sakıncalı görüyorum. Zira; bir gazetecinin haberi yaparken uymak zorunda olduğu temel kriterler gerçeğinden hareketle, haberin doğruluğu, haberin güncelliği ve haberde kamu yararı arandığında bu kriterlerine uyulduğu görülmektedir. Haber tarafların beyanlarına dayandırılmıştır ve doğrudur. Haberler günceldir, yayınlanmasında da kamu yararı vardır. Bugün geldiğimiz noktada, ülkemizi bir kaos ortamına taşıyan bir terör yapılanması ile mücadele vardır ve bu yapılanma insanlarımızın yaşamlarını hedef almış, baskı ve tehdit altına aldığı yaşamlar üzerinde hukuksuz bir yapı oluşturmuş, ülkenin birliği ve düzenini bozmak için silahlı eylem girişiminde bulunmuştur. Bu vahim sonuçlara ulaşan bir yapılanma ile de geniş bir mücadele başlatılmıştır. Bu mücadele kapsamında ilişkisi olan yapılarda devletin ilgili kurumlarınca soruşturulmaktadır.



Beyan ve geçmişte yer aldığınız çalışmalara dayandırılarak, Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nin TUSKON, Mersin ASİAD, Kimse Yok mu Derneği ile ilişkilerinin boyutu sorulmuştur. Bu noktada MGC’nin bu soruları açıklama zorunluluğu vardır. Mersin Gazeteciler Cemiyeti adına devletin Zaman Gazetesi’ne yaptığı FETÖ operasyonunu protesto eylemlerine MGC Başkan’ı Ahmet Ünal taraf ve müdahil olabiliyor ve hatta 16 Aralık 2014 tarihinde Mersin Adliyesi önünde öncülüğünü, davet ve duyurusu üstlenerek yer aldığı açıklamada “Onlar yalnız değil, onlara sahip çıkacağız. Onlara sahip çıkacağız ve gelecekte kuracağımız gerçekten hukukun üstünlüğüne layık o cumhuriyet bizim cumhuriyetimiz olacak” ifadelerini kullanıyor ve bu ifadelerden dolayı yargılanıyor olması disiplin suçu sayılmazken bu söylemleri haber yapan arkadaşlarımız haber yaptıkları için mi disiplin suçu işlemiş oluyor bunuda anlamak son derece zor, zor olduğu kadar da yargısız infaz yaparak hukuksuz bir şekilde üyelikleri düşürülmesi oldukça manidardır.


MGC’nin terör yapılanması ile anılan ve hatta operasyon yapılan Zaman Gazetesi’ne tanıdığı hatta birlikte üstlendiği müdafaa ve mücadele hakkını kendi üyelerine tanımak şöyle dursun, ihraç girişimi ile baskı ve sansürleme girişimi ise kabul edilemez. Bu tavır ve tutum ile basın kimsesizlerin kimsesi değil aksine kimlerin kimsesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Öyle ki her gün aynı algı ile haber yapan, yaptığı haberi bir kampanyaya dönüştürürcesine çok sayıda grupta paylaşan bir anlayışı değil, meslek sorumluluğu ile yapılan bir kaç haber sorgulanarak çifte standart uygulanmıştır. Burada basın özgürlüğü tanınmasını beklemek şöyle dursun, üyemiz olan iki arkadaşımızın sosyal medya da kendi kişisel hesaplarından yaptıkları bir kaç cümleden oluşan paylaşımlarından dolayı kişisel hak ve hürriyetleri bile tahkimat altına alınmak istemiştir.




Oysa; aynı sosyal medyada bırakın bir kaç cümlelik paylaşımları duvardan duvara atlayarak, kişilerin sayfa ve duvarlarına eleştirinin ölçüsünü kaçıran, hakaret ve tehdide varan saldırgan tutumla tavır sergileyenler ise korunmuştur. Üstelik aldığınız ihraç kararını saptırmasına bile müsaade edilmiştir. MGC bu ikircikli tutumu ile meslek mensuplarını eşit ölçüde temsil etmek ve savunmak yerine eşitlik ve özgürlük ilkeleri yok sayılan, haksız rekabet ortamının tarafı olan, baskı ve sansürü öne çıkartan bir meslek örgütü olduğunu göstermiştir. 



Meslektaşımız Gazeteci Ahmet Şık; “Gazeteciler bilir, polis ve yargıya kim ya da hangi grup hakimse haber kaynakları da onlar olur. Mesafeyi korumak gazetecinin sorumluluğudur. Gazetecilerin haber kaynaklarının Cemaat mensubu olması değil, o yapının çeteleşmesine göz yummak, yol açmak suçtur” sözleri yaşadığımız bugünkü süreci özetlemektedir. Bu sözden hareketle; MGC tarafından bu mesafe hangi ölçülerde, nasıl korunmuştur? Çeteleşme hatta terör yapılanması noktasına gelen yapı ile MGC’nin mesafesini hangi ölçülerdedir?



Disiplin süreciniz bu noktada da isletilecek midir?


Bu noktada gerekli incelemelerin yapılarak kamuoyuna açıklanmasını bekliyoruz. Yaşanan bu vahim ve düşündürücü gelişmeler nedeniyle şahsım adına MGC’deki üyeliğimden istifa ederek ayrıldığımı, kurumum Kanal 2000 adına bu zihniyetin egemen olduğu MGC binasında yapılan basın açıklamalarına katılmayacağımızı ve takip etmeyeceğimizi açıklıyor ve kamuoyunun dikkatine sunuyorum.
 

Mersin Portal-Haber Merkezi

Son Güncelleme: 07.09.2016 19:27
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner160