banner253

Lojistikte Mersin'in Avantajları

Mersin’in lojistik üs olması yolunda konulan hedefler kapsamında, durum analizi yapıldı

Lojistikte Mersin'in Avantajları

Mersin’in lojistik üs olması yolunda konulan hedefler kapsamında, durum analizi yapıldı

01 Kasım 2011 Salı 12:07
Lojistikte Mersin'in Avantajları

Buna göre Mersin’in bir çok avantajı bulunduğu kaydedildi.

Mersin’in kentsel lojistik merkez olabilmesi yolunda ortaya çıkan avantajlarının ele alındığı Mersin Ulaşım Raporu’na göre bu avantajlar şöyle sıralanıyor: "Uluslararası deniz hatlarının rotalarına olan yakınlığı, Ortadoğu’ya açılan bir kapı olması, Mersin limanının her türlü yük çeşidine hizmet verebilecek durumda olması, Mersin limanının demiryolu bağlantısının bulunması, Adana havaalanına olan yakınlığı, Mersin il sınırları içerisinde yeni bir bölgesel havalimanı yapımının gündemde olması, Mersin Serbest Bölgesinin varlığı, Lojistik faaliyetlerine destek olabilecek konumdaki Taşucu limanının varlığı, Türkiye’nin önemli akaryakıt depolama-dağıtım merkezlerinden birisi olması, Türkiye tır filosunun 1/3’ünün Mersin’de konuşlu bulunması, bilgi birikimi ve lojistik tecrübeleri yoğun beşeri sermaye varlığı, Mersin’in lojistik açısından hinterlandının çok geniş olması, Lojistik faaliyetlerine destek olacak depo ve sahaların bolluğu, Intermodal-Multimodal taşımacılık için altyapının varlığı, Yeterli ithalat/ihracat yükü olması nedeniyle, Mersin limanının bir aktarma limanı olma fırsatına sahip bulunması."


Mersin Ulaşım Raporu’nda şöyle denildi: "Türkiye’nin en önemli coğrafyasında yer alan Mersin, 21. yy’da yeni fırsatlarla karşı karşıya bulunmaktadır. Ülke ekonomisinin kalbi olan ve büyük ölçekli işletmelere ev sahipliği yapan Marmara Bölgesinin ulaştığı doygunluk, mevcut yükün bir kısmı ile yeni yatırımların farklı bölgelere kaydırılmasını gerektirmektedir. Bu açıdan en uygun alan Çukurova havzası olarak ortaya çıkmaktadır.

Buna göre; İskenderun’da kurulu bulunan İskenderun Demir Çelik Sanayi İşletmeleri yuvarlak inşaat demiri üretimine yassı mamul üretimini de ekleyerek yapısal bir değişiklik yaşamanın dışında, aynı bölgede faaliyet gösteren özel sektörü de bu yönde yatırım yapmaya itmiştir. Payas’ta başlayan bu yatırımlar hızla devam ederken, Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi’de metal ihtisas bölgesi haline gelmiştir. Yassı mamullerin bölgede üretilmeye başlanmasıyla birlikte Yumurtalık Serbest Bölgesinde dört tersanenin kurulması için çalışmalar yürütülürken biri üretime başlamış durumdadır.


Kerkük-Yumurtalık Boru Hattı ile başlayan ham petrol transferi, Bakü-Ceyhan Boru Hattı ile uluslararası öneme kavuşurken Samsun-Ceyhan Boru Hattı planlaması ile bölgenin transfer kapasitesi yılda 200 milyon tona ulaşacaktır. Hazar petrolünün Türkiye üzerinden Avrupa ve Hindistan’a ulaştırılması için bölgemizi de içeren hat arayışları devam etmektedir. Ham Petrol transfer üssü haline gelen bölgede rafineri kurulmasına yönelik başvurular devam etmektedir.

Dört rafineri inşası için yapılan başvurulara izin verilmesi, durumunda 45 milyon ton ham petrol bölgemizde işlenerek dünyaya satılacaktır. Kimya sanayine yönelik tesislerin kurulması için arazi satın almaları devam etmektedir. Birkaç saatlik uzaklıkta olup biten tüm bu gelişmeler, Mersin ekonomisinin gelişimini de hızlandıracaktır. Gerek tarihi süreç incelendiğinde ve gerekse de yapılan analizlerin sonucunda Mersin’in ekonomik gelişim stratejisinde ortaya çıkan sektörlerden biri olan tarım sektörü, içerdiği tarımsal üretim, tarıma dayalı ticaret, tarıma dayalı sanayi ve bunların tamamlayıcısı olan taşımacılık açısından yapısal değişiklik yaşamaktadır.


GAP’ın 2013 yılında tamamlanması için sürdürülen yatırımların arttıracağı üretimin Çukurova’da işlenip Mersin Limanı üzerinden Dünyaya taşınması Mersin Ekonomisi için önemli bir ivme oluşturacaktır. GAP kadar önemli bir proje olan Konya Ovası Sulama Projesine yönelik yatırımlar başlamış olup Ermenek Baraj Gölünden Konya Ovasına su taşıyacak Mavi Tünel projesi tamamlandığında üretimde verim ve kalite artışı olacak, genişleyen ürün yelpazesi ile daha çok ürün Mersin Limanı üzerinden dünyaya taşınacaktır. Göller Bölgesi ile Menderes Havzasındaki meyve üretimi ile başta batı Anadolu olmak üzere termal kaynakların kullanılmaya başlandığı modern seralarda yapılan sebze üretiminin, tarım ürünleri ihtisas limanı olan Mersin Limanı üzerinden dünyaya ulaştırılması uzak bir olasılık olmasa gerektir. 2007 yılında özelleşmesi tamamlanan Mersin Limanı, ulusal ve uluslararası ticaretin önemli bir noktasında olmanın avantajını kullanma noktasındadır.

Başta Avrupa olmak üzere gelişmiş ülkeler ticaretlerini küresel düzeyde yürütmektedirler. Söz konusu ülkeler yeni hammadde kaynaklarına sahip olmak için başta Orta Asya, Sibirya ve Kafkasya olmak üzere İran, Irak ve Arap Yarımadası ve Afrika’ya daha kolay ve daha güvenilir bir biçimde ulaşmaya çalışırlarken, Türkiye ve özelliklede Mersin önemli bir transfer merkezi olarak ortaya çıkacaktır.

Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hattı ile Orta Asya, Sibirya ve Kafkasya’da elde edilen hammaddeler Avrupa’ya taşınacak yılda 15 milyon ton yük ve 1 milyon yolcu taşınması planlanan proje doğrultusunda Mersin önemli bir toplanma ve dağılma merkezi olacaktır. Bir diğer ifadeyle, Avrupa ve Orta Asya’yı Arap Yarımadası ve Afrika’ya bağlayacak demiryolunun en önemli ayağı Mersin olacaktır."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.