banner65

Mersin'de Aleviler 17. Aşure Etkinliğinde Bir araya Geldi.

Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şube Başkanlığı tarafından bu yıl ‘Aşure Lokması’ etkinliğinin 17’incisi düzenlendi. Mersin Cemevi’nde düzenlenen aşure etkinliğine; Vali Ali İhsan Su, CHP Mersin milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Alevi Dedesi Erdoğan Sevin tarafından gülbeng verilmesiyle başlayan etkinlik, semah dönülmesiyle devam etti.

Mersin'de Aleviler 17. Aşure Etkinliğinde Bir araya Geldi.

Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şube Başkanlığı tarafından bu yıl ‘Aşure Lokması’ etkinliğinin 17’incisi düzenlendi. Mersin Cemevi’nde düzenlenen aşure etkinliğine; Vali Ali İhsan Su, CHP Mersin milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Alevi Dedesi Erdoğan Sevin tarafından gülbeng verilmesiyle başlayan etkinlik, semah dönülmesiyle devam etti.

09 Ekim 2017 Pazartesi 20:40
Mersin'de Aleviler 17. Aşure Etkinliğinde Bir araya Geldi.
“BİRBİRİMİZİN HAKLARINA SAYGILI OLMAK İNANCIMIZIN TEMELİNİ OLUŞTURUR”

Etkinlikte bir konuşma yapan Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şube Başkanı Hasan Kılavuz, Kerbela olayı ile Muharrem Ayı’nda tutulan yas-ı matem orucu hakkında bilgiler verdi. Birlik ve beraberlik çağrısında da bulunan Kılavuz, “Alevilerde Muharrem ve Aşure denilince, dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar akla gelen Kerbela ve Hz. Hüseyin’dir. Kerbela olayı, Aleviler ve Bektaşiler için hangi inançtan olursa olsun, hangi ulustan gelirse gelsin, haksızlığa, zulme uğramış insanın acısını, insanlığın acısı durumuna getirmenin ortak anısıdır.



Nerde zulüm ve yıkım varsa, nerde acı ve gözyaşı varsa, ister meydanlarda, ister zindanlarda, orası Kerbela’dır. Pirlerimiz, Yol Uluları; bize hakkı, adaleti, eşitliği, özgürlüğü ve toplumsal birliği miras bıraktılar. Bu miras ışığında ülkemizde etnik ve inançsal kimlikleri ne olursa olsun, hepsiyle bir arada yaşamak, birbirimizin haklarına saygılı olmak inancımızın temelini oluşturur. Din adamlarının, inanç temsilcilerinin, kanaat önderlerinin ve ülke aydınlarının bütün söz ve telkinleri, barıştan, birliktelikten, dostluktan yana olmalıdır.



Savaştan uzak, barış içinde yaşamak, tabiatı ve çevreyi korumak, ülkemizin akarsularına ve doğal kaynaklarına sahip çıkıp korumak, gelecek kuşaklara, çocuklarımıza bırakacağımız en büyük mirastır. Dağlarımızın bağrına bilinçsizce, kepçe, dozer iş makinelerini koyup inletmeyelim. O dağlarımızı süsleyen ormanlar yanmasın, öten kuşlar, kanat çırpan kelebekler, börtü böcek ağlayarak, inleyerek Kerbela’yı yaşamasınlar” dedi.



“19 YILDAN BERİ BİZ ALEVİLERİN ÜLKEMİZDEKİ SORUNLARI İLE İLGİLİ TEK BİR ADIM DAHİ ATILMADI”

Dini inanç ve ibadet özgürlüğünün temel hak olduğunun da altını çizen Kılavuz, laik devlette; dinin devletin elinde değil, inanan insanın vicdanında olacağını vurguladı. “Laiklik, dinli ya da dinsiz olma hakkını eşit görür” diyen Hasan Kılavuz, “19 yıldan beri biz Alevilerin ülkemizdeki sorunları ile ilgili tek bir adım dahi atılmadı. 2002’den beri iktidar olan AKP hükümeti döneminde de değişmemiştir. Yurt içi ve yurt dışındaki bütün Alevi kurum ve kuruluşların temsilcileri olarak hep seslendik ve yine sesleniyoruz. Devlet dini inanç kurumlarına eşit mesafede ve yansız olmalıdır.



Bu yansızlık sarsıldığı sürece konan kurallar geçerliliğini yitirir. Cem evlerimiz hiçbir kayıt ve koşul olmaksızın ibadethane statüsüne kavuşturulsun, camilerin yararlandığı bütün haklardan Cemevleri ‘de yararlanmalıdır. Alevi köylerine cami yapılmasın. Madımak oteli, Utanç Müzesi olsun. Ulusal ve uluslararası mahkemelerde elde etiğimiz haklarımızın verilmesini istiyoruz. Alevi Dergahlarının Alevilere geri verilmesini istiyoruz. MEB’in hazırladığı müfredat programındaki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde yazılanlar, Alevi çocuklarını asimile etmeye yöneliktir, bunun değiştirilmesini istiyoruz. Aleviler ve Hükümet arasında ki sorun, bir güven eksikliği sorunu ve diyalog sorunudur.



Kendilerine ‘ üvey evlat ‘ gibi bakılmasını ve hiçbir taleplerinin dikkate alınmaması Aleviler arasında, ötekileştirmenin bir devlet politikası olduğu kanaati yaygındır. Bunun yeniden gözden geçirilmesi ve en kısa zamanda güven ortamının yaratılması gerekmektedir. Kin, öfke ve nefretin sevgiye dönüşmesini, bu güzelim cennet gibi topraklarda yaşayan tüm halkların ve inançların, birbirlerinin haklarına saygılı, kardeşçe ve barış içinde birlikte olmalarını istiyorum” diye konuşması sonlandırdı. Ardından etkinliğe katılan Vali Su Muharrem Ayı’nın önemine değinen bir konuşma yaptı ve “Muharrem Ayı’nın birlik ve beraberliğimizin daha da pekişmesine vesile olmasını istiyorum” dedi.Aşure dağıtımının ardından sahne alan; Haydar Özdemir, Erkan Çanakçı ve Ayfer Vardar’ın deyişleriyle program son buldu. 
Son Güncelleme: 09.10.2017 21:41
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner147

banner144