banner253
banner269

Mersin'den KKTC’ye Su Taşıma Krizi Büyüyor!

Türkiye’nin asrın projeleri arasındaki deniz altından askılı boru sistemiyle Mersin’den KKTC’ye su götürülmesi projesi tamamlandı ancak kriz bitmedi. İşletmeyi kimin yapacağı hâlâ belirsizliğini korurken, belediyeler isyan bayrağını açtı. Çünkü önerilen tahsilat yöntemi en büyük geliri su olan belediyelere yeterli gelmiyor…

Mersin'den KKTC’ye Su Taşıma Krizi Büyüyor!

Türkiye’nin asrın projeleri arasındaki deniz altından askılı boru sistemiyle Mersin’den KKTC’ye su götürülmesi projesi tamamlandı ancak kriz bitmedi. İşletmeyi kimin yapacağı hâlâ belirsizliğini korurken, belediyeler isyan bayrağını açtı. Çünkü önerilen tahsilat yöntemi en büyük geliri su olan belediyelere yeterli gelmiyor…

07 Ekim 2015 Çarşamba 10:51
Mersin'den KKTC’ye Su Taşıma Krizi Büyüyor!
Türkiye’nin asrın projeleri arasındaki deniz altından askılı boru sistemiyle KKTC’ye su götürülmesi projesi tamamlandı. Su geldi ancak işletmesini kimin yapacağı hâlâ belirsiz. Ortaya çıkan ‘işletme krizi’, KKTC’de koalisyon hükümeti ortaklarını da karşı karşıya getirdi. Hükümetin bir kanadı suyun yap-işlet-devret yöntemiyle özelleştirmesine karşı çıkarken, diğer ortak destek veriyor. Krizin temelinde ise, KKTC devletinin belediyelere suyu çok yüksek oranlarda zararına satması ve özelleşmesi halinde belediyelerin en büyük gelirlerini yitirecek olması yatıyor. Su işleri dairesinin verilerine göre 1 ton suyun devlete maliyeti 1 liranın üzerine çıkıyor. Belediye ise suyun tonu 10 kuruşa alıyor ve maliyetin çok altına aldığı suyu halka satarken, kademeli bir fiyat uyguluyor.


30 MİLYON METREKÜP

KKTC su işleri dairesi yetkililerinin verdiği bilgilere göre, 300 bin nüfuslu ülkede devlet yıllardır bilinçli bir şekilde zarara uğratılıyor. Su yönetiminde oluşturulan yapı, yılda 30 milyon metreküp içme suyu tüketen KKTC’de devletin milyonlarca lira zarara uğraması ve bütçe açığı olarak Türkiye’den mali yardım talep edilmesine neden oluyor. İktidardaki solcu Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) karşı çıktığı, küçük koalisyon ortağı Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) ise, desteklediği yap-işlet-devret modeli, ülke gündeminin birinci maddesi oldu. Ada’da yapılan tartışmalarda sol siyaset ve sendikalar özelleştirmenin olumsuz yanlarına odaklanırken, karşı çıkan kesim, devletin bilinçli bir şekilde zarara uğratılmasını ön plana çıkartıyor.



28 BELEDİYE YAPIYOR

Ada’daki su dağıtım ve tahsilat işini 28 belediye gerçekleştiriyor. Türkiye’nin önerdiği tahsilatın da dahil olduğu yap-işlet-devret modelinde belediyelere gelir payı verilecek. Ancak verilecek pay belediyelere yeterli gelmiyor. Belediyeler personel giderlerinin önemli bölümünü su satışından elde edilen gelirle karşılıyor. 28 belediye, su işletmesini yürütmek amacıyla BESKİ adlı özel bir şirket kurdu. Belediyeler özel şirket çatısı altında fatura tahsilatındaki tekellerini korumayı amaçlıyor.



Türkiye ise, yıllık 75 milyon metreküp su kapasiteli 1.6 milyar dolarlık asrın projesinin de sübvansiyon sistemiyle işletilerek zarar etmesini istemiyor. Bu nedenle suyun belediyelerin gelir ortağı olacağı yap-işlet-devret modeliyle işletilmesini istiyor. Türkiye suyu KKTC’ye bedava veriyor. Ancak işletim maliyetinin karşılanmasını talep ediyor. Türkiye ile KKTC arasında suyla ilgili protokol 2012’de her iki ülkenin parlamentolarında onaylandı. Protokolde yap-işlet-devret yöntemiyle işletim de bulunuyor.
Son Güncelleme: 08.10.2015 13:27
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.