Mersin'i Bekleyen Deprem Tehlikesi

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Selim İnan, Mersin ve yakın yöresinin 6’dan büyük bir deprem potansiyelinin olmadığını belirterek, "Ancak gevşek zeminli Erdemli-Mersin-Tarsus kıyı şeridinde çok katlı yapılanma nedeniyle büyük hasarlar olabilir" dedi.

Mersin'i Bekleyen Deprem Tehlikesi

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Selim İnan, Mersin ve yakın yöresinin 6’dan büyük bir deprem potansiyelinin olmadığını belirterek, "Ancak gevşek zeminli Erdemli-Mersin-Tarsus kıyı şeridinde çok katlı yapılanma nedeniyle büyük hasarlar olabilir" dedi.

08 Aralık 2014 Pazartesi 20:36
Mersin'i Bekleyen Deprem Tehlikesi
Mersin’de 7 Aralık Pazar günü yaşanan 3.6 büyüklüğündeki deprem, kentte paniğe neden oldu. Bilim adamları tarafından küçük ölçekli olarak yorumlanan, ancak etkisi güçlü biçimde hissedilen depremle ilgili açıklamalarda bulunan MEÜ. Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Selim İnan, depremin oldukça küçük olmasına rağmen şiddetli hissedilmesinin nedenini zemin ve bina kalitesine bağladı. İnan, Mersin ve yakın yöresinin 6’dan büyük bir deprem potansiyelinin olmadığını, ancak gevşek zeminli Erdemli-Mersin-Tarsus kıyı şeridinde çok katlı yapılanma nedeniyle büyük hasarların olabileceğini söyledi.




Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nin ölçümlerine göre depremin 7 Aralık 2014 tarihinde, Mezitli ilçesinin deniz tarafında yaklaşık 5 kilometre derinlikle ve 3.6 büyüklüğünde gerçekleştiğini ifade eden İnan, ilk belirlemelere göre herhangi bir hasar görülmediğini, zaten bu kadar küçük ölçekli bir depremin hasar vermesinin beklenmediğini kaydetti. Meydana gelen depremin oldukça küçük olmasına rağmen şiddetlice hissedildiğine dikkat çeken İnan, "Bunun nedenleri çoğunlukla zemin ve bina kalitesine bağlıdır" diye konuştu. Depremleri, fay olarak adlandırılan kayaların kırılması sonucunda açığa çıkan gerilim enerjisi olarak tanımlayan Prof. Dr. İnan, bir bölgenin depremselliği denildiğinde o bölgedeki aktif fayların uzanımı ve deprem üretme potansiyelinin akla geldiğini söyledi.



Mersin ve yakın yöresi için en önemli tehlikeyi, bölgedeki aktif faylar ile bu faylara olan uzaklıkların oluşturduğunu belirten İnan, Mersin ve yakın yöresindeki aktif faylar hakkında şu bilgileri verdi; "Mersin’in kuzeyinde Çamardı ile Gülek Boğazı arasında doğrultu atımlı Ecemiş fayı yer alır. Gülek Boğazı ile Karsantı-Karaisalı arasında ise kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan Karasantı-Karaisalı fay zonu bulunmaktadır. Son yapılan çalışmalarda, Gülek Boğazı ile Anamur arasında da yine doğrultu atımlı Namrun fay zonunun varlığı ortaya çıkarılmıştır. Diğer önemli bir fay zonunu da 1998 Adana depremine neden olan Yumurtalık-Karataş fayı oluşturur. Bunların dışında Akdeniz içersinde ve Kıbrıs’tan geçen önemli bir kırık hattı daha bulunmakta olup, Akdeniz’de meydana gelen depremlerin kaynağını oluşturmaktadır.



Mersin ve yakın yöresine en yakın kırık hattı Ecemiş fay zonunun bir parçasını oluşturan Namrun fayıdır. Namrun fayı batıda Gülek Boğazı’ndan başlar, güneybatıya doğru sırasıyla Namrun (Çamlıyayla), Arslanköy, Sorgun kuzeyi, Kurtsuyu deresi, Göksu ırmağı ve Demirözü’nden geçerek Anamur kuzeyinde son bulur. Doğrultusu boyunca bir iki yerde sıçramalar yapar. Ayrıca Namrun fayı ile Mersin-Anamur kıyı şeridi arasında kalan bölgede daha küçük ölçekli çok sayıda kırıklar da yer almaktadır. Bunların dışında Mut civarında Mut fayı ile Ovacık-Silifke arasında uzanan Ovacık fayı önemli kırık hatlarına karşılık gelmektedir."
Son Güncelleme: 08.12.2014 20:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.