MHP Güneydoğudan Neden Oy Alamıyor

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, partilerinin Güneydoğu'dan neden oy alamadığını böyle açıkladı.

MHP Güneydoğudan Neden Oy Alamıyor

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, partilerinin Güneydoğu'dan neden oy alamadığını böyle açıkladı.

09 Aralık 2014 Salı 10:21
MHP Güneydoğudan Neden Oy Alamıyor
Güneydoğu'dan oy alamadığı için eleştirilen MHP'nin Genel Başkan Yardımcısı Edip Semih Yalçın, bunun sebebini, "Bölgede cinayet, infaz, şiddet, cebir ve tehditle oluşturulan öyle bir korku atmosferi var ki vatandaşlar gerçek fikir ve niyetini ortaya koyamıyor" diye açıklıyor. 'Barışı konuşmak için tek şart' ise PKK'nın kayıtsız şartsız silah bırakması. Radikal gazetesinden Ercan Sarıkaya'nın sorularını yanıtlayan Türkiye’nin tarihi seçim sürecinde Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Edip Semih Yalçın, partinin 2015 seçim hedeflerini, ‘çözüm süreci’ne bakışını, Suriye ve IŞİD sorunlarının seçime etkisi hakkında konuştu.


İktidarın yolsuzluk ve rüşvet batağına saplandığını söyleyen Yalçın, Güneydoğu’da fiilî bir paralel devlet hâkimiyeti, ' PKK -KCK sultası' olduğunu dile getiriyor. PKK’nın şartsız silah bırakmadan toplumsal barışın konuşulamayacağını dile getiren MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Edip Semih Yalçın, “Güneydoğu’da bölge halkı MHP iktidarıyla en büyük güvenceye sahip olacağını biliyor ama bugün cinayet, infaz, şiddet, cebir ve tehditle oluşturulan öyle bir korku atmosferi vardır ki vatandaşlar gerçek fikir, niyet ve temayüllerini ortaya koyamıyorlar” diyor. Suriye’de yaşananlar ve IŞİD meselenin 2015 seçimlerinde sandığa yansıyacağını dile getiren Yalçın şunları anlattı:



MHP olarak 2015 seçimlerinde hedeflediğiniz oy oranı nedir? Bu hedefe ulaşmak için seçim çalışmalarınızda nelere vurgu yapacaksınız?
Partimizin son genel seçimlerde veya yerel seçimlerde aldığı oy oranlarına bakarak bunu artırmak yerine gerçekçi birpolitika takip etmesi eşyanın tabiatı gereğidir. MHP, bugünkü iktidarın alternatifi olan bir siyasi partidir. O bakımdan sadece yüzde 18’i aşacak şekilde belli bir oy oranını hedeflemek gerçekçi bir yaklaşım değildir. Hedefimiz MHP’yi iktidara taşıyacak oyu alabilmektir. Bunu yüzdelerle sınırlamak da doğru değildir. MHP olarak hedefimiz; 2015 seçimlerinde birinci parti hâline gelmek, iktidar olmaktır.



'TUTARLILIK' VURGUSU

Seçim çalışmaları sırasında vurgu yapılacak husus tahminlerin ötesinde çok fazladır. Çünkü bu iktidar 12 yılda o kadar çok hata yapmıştır ki hepsini sıralasak kitaplar dolusu cümle kurmak gerekecektir. Propaganda faaliyetleri sırasında en çok öne çıkacak hususlardan biri MHP’nin sağlam ve istikrarlı duruşu olacaktır. Çünkü milletimizin MHP’ye giderek artan teveccüh ve temayülünün temelinde, partimizin tutarlılığı ve siyasette dürüstlüğü tercih etmesi yatmaktadır. Öncelikle bu çerçevede MHP’nin kuruluş hedeflerinden sapmadan, büyük bir kararlılık ve istikrarla savunduğu ilkelerden en ufak sapma olmaksızın politika üretmeye devam edeceği vurgulanacaktır.



'İKTİDAR YOLSUZLUK VE RÜŞVETİN İÇİNE BATMIŞTIR'

İkinci olarak da 12 yıldır AKP iktidarına getirdiğimiz eleştirilerin haklılığının bugün daha çok ortaya çıktığı gerçeğinin altı ısrarla çizilecektir. Çünkü ne dediysek çıkmış, kamuoyunu hangi konuda uyardıysak AKP oradan açık vermiştir. AKP iktidarı ileri demokrasi demiş, demokrasiyi rafa kaldırmak ve dikta rejimi kurmak için ne gerekiyorsa yaparak aslında antidemokrat ve saltanat yanlısı olduğunu ortaya koymuştur.

Hukukun üstünlüğü savunulmuş, lakin hukuk siyasallaştırılmıştır. Yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvetle mücadele edileceği ilan edilmiş ancak iktidar dibine kadar yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvete batmıştır. Kamu kurumlarında kadrolaşmaya son verileceği, performans kriterlerinin getirileceği söylenmiş ama devlet kademeleri müthiş bir kadrolaşmayla işgal edilmiştir. Performans kriterleri de nalıncı keseri gibi yandaşlara yontulmuştur. Bakan yakınları usulsüz ve ahlaki olmayan bir şekilde devlet memurluklarına getirilmiştir. Haksızlıklar, yolsuzluklar gizlenmiş; suçluların hukuk önüne çıkarılmak yerine gayrimeşru yöntemlerle aklanmalar sergilenmiştir. Kamu kaynakları büyük bir israfın seline bırakılmış, fakir fukara ekmek bulamazken debdebeli saraylar inşa edilmiştir. Hazinenin malları ve kamu arazileri yandaşların yağmasına terk edilmiştir. Yandaş bürokrasisiyle kamu kesiminde tam bir baskı ve zulüm rejimi kurulmuştur. Bütün bunlardan vahimi de devletin 2002 yılında terörlü mücadelede geldiği başarılı merhale yok edilmiş, terörle mücadele yerini terörle müzakereye hatta teröristle kader birliğine terk edilmiştir.



'GÜNEYDOĞDU’DA PARALEL DEVLET HAKİMİYETİ VAR'

Bugün Türkiye’nin Güneydoğusunda fiilî bir paralel devlet hâkimiyeti, PKK-KCK sultası vardır. Bölücübaşı siyasi figür hâline gelmiş, Kandil, iktidarın danışma mekanizmasına dönüşmüştür. İktidar bütün etnik mezhep etnisite ve inanç farklılıklarını kaşımak suretiyle oy avcılığına soyunarak toplumsal bütünlüğü berhava etmiştir. Bu hükümet Cumhuriyeti dönüştürmek onun referanslarını yok etmek için geri dönülmesi zor adımlar atmıştır. AKP âdeta kendi devletini kurmaktadır.
Bütün bunların panzehri MHP’dir. MHP iktidarında bilgisayarın başlangıçtaki en iyi kurulumu gibi yeniden en sağlıklı yapıya dönülecektir. MHP terörü kökünden kazıyacak bununla birlikte Güneydoğuda PKK’nın tasallutu ve zulmü altındaki vatandaşlarımızı kucaklayacaktır. MHP tüyü bitmemiş yetimin hakkını AKP’den alacak, yolsuzlukların hırsızlıkların hesabını soracaktır. MHP devrisabık yaratacaktır. Yolsuzluk ve rüşvete bulaşmış bakanlarını korumak için yasama erkini bile işlemez hâle getiren yan iktidarı topyekûn yüce divana çıkararak millet adına hesap soracaktır.



'PKK SİLAH BIRAKMADAN TOPLUMSAL BARIŞ KONUŞULAMAZ' 

2015 seçiminde iktidar olursanız çözüm sürecine ilişkin tutumunuz ne olacak?

MHP ister iktidarda olsun ister koalisyonda veya muhalefette sözde çözüm süreciyle ilgili tutumu asla değişmeyecektir. Çünkü Türkiye’nin sorunları çözüm gelsin, barış olsun, analar ağamasın gibi maskaralıklarla PKK’yı devlet karşısında muhatap hâline getiren, elini güçlendiren bütün oluşumlar tersyüz edilecektir. MHP, Türkiye’de büyük bir kardeşlik ve barış hamlesi başlatmakla birlikte terörizme asla taviz vermeyecektir. Devlet ile teröristle pazarlık edilmeyeceğine göre başından beri söylediğimiz gibi teröristler kendilerine devletin müşfik ellerine bırakmadıktan tamamen silahlarını bırakıp kayıtsız şartsız eylemlerine son vermedikten sonra kesinlikle toplumsal barış konuşulmayacaktır.

Türkiye’de 40 kişinin öldüğü Kobani eylemlerinde yaşanan olayların tekrarlanmasını önlemek için nasıl bir politika izleyeceksiniz?

Kobani olaylarına benzer iç karışıklıkların sebebi devletin AKP marifetiyle acze düşürülmesidir. MHP iktidarında teröristler kırsalda istedikleri gibi at oynatamayacakları gibi sokakları kan gölüne çevirmeye cesaret dahi edemeyeceklerdir. Çünkü devletin şefkat eliyle birlikte demir yumruğunu yiyeceğini bilen şer güçler ortalığı karıştıracak cüreti gösteremeyeceklerdir. MHP, teröristlerin korkulu rüyası olmakla birlikte terörün baskı ve etkisi altındaki kitlelerin de güvencesi olacaktır. Güneydoğu illerinin kasaba ve köylerinde, kırsalda terör örgütünün her türlü zulmü reva gördüğü halk; bunların tasallut ve tahakkümünden kurtarılacaktır. Bölge halkı MHP iktidarıyla en büyük güvenceye sahip olacağını zaten bilmektedir. Ancak bugün bölgede cinayet, infaz, şiddet, cebir ve tehditle oluşturulan öyle bir korku atmosferi vardır ki vatandaşlar gerçek fikir, niyet ve temayüllerini ortaya koyamamaktadırlar. Bin yıllık kardeşlik hukukunun garantörü olan MHP iktidarı; korkuları ve korku mekanizmalarını ortadan kaldıracak, bölge halkıyla devletin kucaklaşmasına vesile olacaktır. Bu bir iddia değildir, MHP iktidarında halkın kendini daha bir güvende hissettiği, devletin emniyetli kollarına varlığını teslim ettiği görülecektir. Çünkü PKK bölgede devlet otoritesi olmadığı ve AKP devletin bölgedeki egemenliğine izin vermediği için kurtarılmış alan hâline getirmiştir.



'GÜNEYDOĞU’DA PKK VATANDAŞI REHİN ALMIŞTIR'

Güneydoğuda vatandaş PKK’nın elinde rehindir. MHP, bölücü örgütün elini kolunu kırmaya kararlıdır. MHP haklıyla haksızı, teröristle masum insanları, suçluyla suçsuzu ayırmada yeterli basiret ve ferasete, kâfi derecede sağduyuya sahip bir siyasi partidir. Bölücü terör örgütü ile bölge halkı arasına güven, sevgi, saygı ve birlikte yaşama azminden beslenen sağlam bir duvar örülecektir. Osmanlının son döneminde Batılı devletlerin reform dayatmaları ve sözde insan hakları talepleri altında gösterilen faaliyetlerin Türk insanını nerelere sürüklediğine dair bilgiler henüz çok eskimemiştir. Tecrübeyle sabittir ki içeriden ve dışarıdan barış ve çözüm altında yapılan dayatmaların arka planında bölünme ve ayrılık istekleri yatmaktadır. PKK’nın amacı da toplumumuzu meydana getiren unsurların birlikte yaşama azmine darbe vurmak, Türkiye topraklarından parça kopararak dört parçalı Kürdistan’a dâhil olmaktır. MHP kampanya sürecince PKK’nın boşuna böyle bir ham hayalin peşinde olduğunu, partimiz var oldukça bunun hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını ısrarla vurgulanacaktır.



'BİZİM DESTEK VERDİĞİMİZ TEZKERE KÖTÜYE KULLANILDI'

Özellikle Suriye ve IŞİD merkezli uluslararası gelişmelerin partinize yönelik seçmen tercihine olumlu/olumsuz bir etki yapmasını bekliyor musunuz?

Sözünü ettiğiniz gelişmeler sonucunda Türkiye’nin güney sınırları güvenlikten mahrum hâle gelmiş, kalbura dönmüştür. Urfa, Kilis, Gaziantep, Hatay gibi sınırdaki illerle mülteci akınına uğrayan Kahramanmaraş, Osmaniye, Adana ve Mersin gibi güney illerindeki halk; ortaya çıkan kaosun ve güvenliksiz ortamın AKP’nin hatalı dış politikalarının eseri olduğunu çıplak şekilde görmüştür. AKP’nin Suriye lideri Esad’ı devirmeye yönelik politikaları tutmamış, IŞİD gibi yeni terör belaları başımıza sarılmıştır. Üstelik bu IŞİD’in militanları Türkiye’de cirit atmakta, serbestçe eleman devşirmektedir. Bunlara hükûmetin mahzurlu dinî eğilimleri dolayısıyla destek verdiği de bilinmektedir. MHP, bölgede olup bitenler karşısında iktidarın doğru işler yapması için gereken desteği vermiştir. Partimizin tezkere konusunda olumlu oy kullanması buna örnektir. Ancak bu da kötüye kullanılarak dün PKK’ya yardım ve yataklık yapan peşmergenin topraklarımızdan geçmesine izin verilmiştir. Türkiye, ABD ne istiyorsa bölgede ona uymak zorunda bırakılmıştır. Elbette bu hataların bir bedeli olacaktır. Elbette vatandaşlarımız bu affedilmez hataları sorgulayacaktır. 2015 seçimlerinde halk, bu gerçekleri göz önüne getirerek tercihini yapacaktır. Bu şartlarda hep haklılığı ortaya çıkan MHP’nin en çok tercih edilen parti olacağı inancındayız. Halk AKP iktidarının Türkiye’yi getirdiği nokta hakkındaki acı gerçekleri artık görmeye başlamıştır. Milletin başına bu kadar çorap ören bir iktidardan kurtulmak için partimize şans ve fırsat verecektir.

Radikal
Son Güncelleme: 09.12.2014 22:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.