banner253

Su Fiyatından Süt'e Darbe

Büyükşehir Yasası köyleri mahalleye dönüştürünce hayvanların içtiği su paralı hale geldi. Bir inek günde ortalama 50 litre su tüketirken, üretici bir de bu tüketim için atıksu bedeli ödüyor!

Su Fiyatından Süt'e Darbe

Büyükşehir Yasası köyleri mahalleye dönüştürünce hayvanların içtiği su paralı hale geldi. Bir inek günde ortalama 50 litre su tüketirken, üretici bir de bu tüketim için atıksu bedeli ödüyor!

29 Haziran 2015 Pazartesi 10:31
Su Fiyatından Süt'e Darbe
Özel İdarelerin kapatılması ile köylerin mahalleye dönüşmesinden en çok süt üreticileri şikayetçi. Su bedelinin artmasının yanı sıra atık su vergisi ödeyen köylü, bu durumdan şikâyetçi olurken, ‘kanalizasyonumuz yok ama atık su vergisi veriyoruz’ diyerek yasaya tepki gösterdi. Türkiye’de 2014 yılı mahallî idareler genel seçimi sonrasında büyükşehirlerde, İl Özel İdarelerin lağ vedilmesi sonrası köylerin mahalle olmasından en çok süt üreticileri şikâyetçi.




Mahalle bazında hizmetlerin köylere gitmesinin yanı sıra, su fiyatlarının artması ve atık su vergisi dâhil olmak üzere köylüye birçok yükümlülükler getirildi. Süt üreticileri bu durumdan şikâyetçi olurken, ‘kanalizasyonumuz yok ama atık su vergisi veriyoruz’ diyerek tepki gösterdi. Öte yandan köylerin mahalle olması ile birçok çiftliği olan ve hayvansal üretim yapan kurum, sistem dâhilinde otomatikman ruhsatlandırıldı. Ancak çiftliği olmayıp, birkaç hayvanı olan ve yasa sonrası çiftlik kurmak isteyenler ise birçok engelle mücadele ediyor. Örneği çiftlik kurmak isteyen bir kişi, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı da dâhil olmak üzere 9 bakanlıktan izin alması gerekiyor. Aynı zamanda köylü, ‘kokudan rahatsız oluyorum’ diyerek hayvan besleyen komşusunu belediyeye şikâyet edebilecek ve ahırını kapattırabilecek.


YASA, SÜT ÜRETİCİLERİNİ ZOR DURUMDA BIRAKTI

Bu kapsamda gazetemize açıklamalar yapan Türkiye Süt Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Mersin İli Süt Üreticileri Birliği Başkanı Kuzey Acarbaş, “Her ne kadar hayvancılığın geliştirilmesi için yeni çalışmalar yapılsa da bazen kaş yaparken göz de çıkarıldığı olmuyor değil, büyükşehir yasası buna bir örnek” dedi. Mahalle olan köylerde, hayvanların içtiği suyun artık para ile olduğunu dile getiren Acarbaş, bir ineğin ortalama 50 litre civarında günlük su tükettiğini düşünüldüğü zaman, çıkan maliyetin üreticileri hayvancılığı bırakma noktasına getirdiğini söyledi. Tüketilen suyun bir de atık su bedeli olduğunu anımsatan Kuzey Acarbaş, hayvansal üretim yapanların kısıtlı imkânlarının iyice zorlaştırdığını ifade etti.



“ÜRETİCİLERİMİZ YILLAR GEÇTİKÇE AZALIYOR”

Türkiye’nin büyükbaş hayvancılıktan çok küçükbaş hayvancılığa uygun bir coğrafi yapısı olduğuna değinen Kuzey Acarbaş, “Hayvanlarımızı otlatabileceğimiz geniş mera alanlarımız bulunmamakta, kaba yem temini zorlaşmakta ve bu da maliyetlerin artmasına ve hayvancılık ile iştigal eden üreticilerimizin yıllar geçtikçe azalmasına yol açmaktadır” dedi. Türkiye’deki süt fiyatlarının şu an için litresi 1,15 TL olduğunu aktaran Acarbaş, geçtiğimiz Çarşamba Günü, Ulusal Süt Konseyi’nin toplandığınıancak fiyatlarla ilgili herhangi bir kararın alınmadığını ve 30 Haziran’a kadar bir fiyat açıklamasının yapılabileceğini söyledi.



Fiyatlarla ilgili olarak bir değişiklik beklemediğini söyleyen Acarbaş; “Çünkü ülkemizin süt sanayicisi, yüzde 60 kar marjıyla çalışır. Çocuklarını hep yurt dışında okutur, her sene fabrikasına ek üniteler açar, tarım bakanlığı da kırsal kalkınma, İPARD adı altında sanayiciye ‘yürü ya kulum, ben arkandayım sen yeter ki fabrikanı büyüt’ der. Çiftçinin ihtiyacına gelince ülkemiz çiftçisi de evine elektrik çektirmez, elektrik sadece ahırında vardır, üretir de üretir” diyerek üreticinin durumu hakkında bilgi verdi.



RUSYA’DAN ABD VE AB’YE YASAK

Öte yandan Rusya’nın ABD ve AB ülkelerinin kendisine uyguladıkları yaptırımlara karşı bir karar aldığını, ABD ve AB ülkelerinden kırmızı et, tavuk eti, süt ve süt ürünleri ithalatını durdurduğu bilgisini veren Kuzey Acarbaş, Rusya’nın Türkiye’yi bu kararın dışında tuttuğunu, bununda süt sektöründe hareketlenmeye neden olduğunu söyledi. Rusya ile sektör temsilcilerinin uzun zamandır görüştüklerini belirten Birlik Başkanı Kuzey Acarbaş, “Ancak Türkiye’den kırmızı et ve beyaz et ihracatının, ülkemizdeki maliyetler açısından büyük oranda gerçekleşebileceğine inanmak zor görülüyor. Ülkelerarası yapılan ticaretin tamamına yakınının süt tozu olarak gerçekleştirildiği süt sektörü için konuşmak gerekirse; büyük oranda kar payı hedefleyen süt sanayicisinin üreticiyi 1.15 TL /litre süt fiyatına endekslediği ülkemizden, Rusya pazarına süt ve süt ürünleri ihraç edilmesi zordur” dedi.



BÜYÜK TEHLİKE

Acarbaş, süt üreticilerini bekleyen asıl tehlikenin ise, AB ülkelerinde üretilen çiğ sütün, süt tozu olarak ülkemize ‘işleme rejimi’ adı altında girerek, nihai ürün olarak Rusya’ya satılabilecek olmasının olduğunu vurgulayarak; “Yıllardır zor günler geçiren üreticilere, bu yapılabilecek en son darbe olur” dedi.




Haber:
Şeyda Şahin
Mersin Haberci
Son Güncelleme: 30.06.2015 11:48
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner271

banner266