banner65

"50 Milyon Euro Rüşvet Verdim"

ABD’nin New York kentinde başlayan Hakan Atilla’nın yargılandığı davada tanık olmayı kabul eden Reza Zarrab mahkemede konuşuyor: “Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a 45 – 50 milyon Euro verdim.”

"50 Milyon Euro Rüşvet Verdim"

ABD’nin New York kentinde başlayan Hakan Atilla’nın yargılandığı davada tanık olmayı kabul eden Reza Zarrab mahkemede konuşuyor: “Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a 45 – 50 milyon Euro verdim.”

30 Kasım 2017 Perşembe 20:22
"50 Milyon Euro Rüşvet Verdim"

ABD’nin New York kentinde başlayan Hakan Atilla’nın yargılandığı davada tanık olmayı kabul eden Reza Zarrab bugün mahkemeye tanık olarak getirildi. Zarrab, "(ABD ile) işbirliği yapmak sorumluluğu kabul etmek ve cezaevinden çıkmak için en hızlı yoldu" ifadesini kullandı.Zarrab ifadesini Türkçe olarak verdi ve tercüman kullandı. Hapishaneden çıktığını, otelde kaldığı iddialarını reddetti. FBI gözetiminde tutulduğunu anlattı ama gardiyanlara rüşvet verdiğini kabul etti.

EBRU GÜNDEŞ HALKBANK İLE İLGİLİ NELER ANLATTI

Reza Zarrab ayakları kelepçeli ve hapishane giysisiyle bu sırada içeri alınıp tanık koltuğuna oturtuldu. Zarrab, Ebru Gündeş ile olan ilişkisine dair “Karım Türkiye'de ünlü bir sanatçıydı, ben her zaman halkın gözü önünde olan bir kişiydim” dedi. Reza Zarrab “Eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, eşim Ebru Gündeş'in ünü nedeniyle benimle çalışmak istemedi” dedi.

Zarrab, dönemin Halkbank Genel Müdürü Aslan'ın kendisiyle altın ticaretiyle ilgili olarak çalışmak istemeyince dönemin ekonomi bakanı Zafer Çağlayan'a gittiğini anlattı. "Aslan seni geri çevirdikten sonra neden Zafer Çağlayan'a gittin?" sorusuna ise Zarrab, "Çünkü Türkiye'nin ekonomi bakanı oydu” yanıtını verdi.

"ÇAĞLAYAN'A 45-50 MİLYON EURO RÜŞVET VERDİĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM"

Zarrab bu sözlerinin ardından "Zafer Çağlayan'a 45-50 milyon euro rüşvet verdiğimi düşünüyorum" dedi. Öte yandan Zarrab, Zafer Çağlayan'ın kendisinden İran ile ticaretten yarı yarıya kâr paylaşımı istediğini de söyledi.Reza Zarrab, “Çağlayan bu ödemeleri hangi şekilde aldı?” sorusuna “Nakdi olarak, değerli eşyalar ve banka transferleriyle” diye yanıt verdi. “Çağlayan'ın ailesine de (ödeme) yapıldı mı?” sorusuna ise Reza Zarrab, “Yapıldı” ifadeleriyle karşılık verdi.Savcı, İran ile yapılan ticaretten doğan kârdan Çağlayan'ın kardeşine yapıldığı iddia edilen 2,4 milyon Türk Lirası ödemeye dair banka makbuzunu mahkemede göstermek istedi. Savunma konu dışı iddiasıyla karşı çıktı. Hakim Berman izin verdi.

(Zarrab'ın Zafer Çağlayan'a verdiği iddia edilen paraların raporu)

Reza Zarrab, Halkbank’a yaklaşmaya çalıştıkça dönemin ekonomi bakanı Zafer Çağlayan’a rüşvet verdiğini jüriye itiraf etti. Mahkemede konuşan Zarrab, “Zafer Çağlayan’a 45-50 milyon euro rüşvet ödediğimi düşünüyorum. Buna diğer para birimleri dahil değil” dedi.

Bloomberg İstanbul ofisinin başında bulunan gazeteci Benjamin Harvey, Zarrab’ın sözlerine yer veriyor: “Zarrab, Zafer Çağlayan’ın kendisinden İran ile ticaretten yarı yarıya kâr paylaşımı istediğini söyledi.”

“ABD Hükumeti Söz Vermedi”

Reza Zarrab mahkemede ilk sözlerinde “Sorumluluğu kabul etmek ve cezaevinden çıkmak için en hızlı yol (ABD ile) işbirliği yapmaktı. Cezamın ne olacağı konusunda kimse bana söz vermedi” ifadesini kullandı.

reza zarrab zafer çağlayan iran işinde yarı yarıya paylaşım

“Egemen Bağış Aracı Oldu”

Hakkındaki suçlamaları kabul edip savcılıkla işbirliği yapmayı kabul eden Reza Zarrab önce savcılar, sonra da eski Halkbank yöneticisi Hakan Atilla’nın avukatları tarafından sorgulanıyor. İşte ifadeleri:

Reuters’ın aktardığına göre; mahkeme salonunda eski AB Bakanı Egemen Bağış’ın fotoğrafı gösterildi. Zarrab, Aktif Bank’ta hesap açmak için ilk girişiminin başarısız olmasının ardından Egemen Bağış’ın aracı olarak Aktif Bank CEO’su ile Reza Zarrab arasında görüşme ayarladığını bildirdi.

Zarrab’ın İfadeleri:

“​Mart 2016’da tutuklandığımda FBI’ya doğruları söylemedim. Neyle karşı karşıya olduğumu bilmiyordum. Uzun bir yolculuktan sonra şoka girmiştim. Doğru yanıtları veremedim. Çok korkmuştum.”

“ABD hükümeti bana hiçbir af sözü vermedi. Cezama hakim karar verecek.  Savcılıkla işbirliği, sorumluluğumu kabul edip hapisten çıkmanın en hızlı yoluydu”

“Otelde falan kalmıyorum. Kesinlikle hareket özgürlüğüm yok. FBI gözetimindeyim. Hapisteyken bir gardiyana içki ve cep telefonu kullanımı için rüşvet verdiğim doğru.”

“Zafer Çağlayan’a Rüşvet Verdim”

“(Aktifbank gelirinin önemli bir kısmını karşılıyor muydu? sorusuna) Kesinlikle evet.”

“Halkbank ile ilişkim 2012 yılında başladı, fakat bağlantılarım daha eskiye dayanıyor.”

“Eşim (Ebru Gündeş) Türkiye’de ünlü bir sanatçı olduğu için hep göz önünde olan bir kişiydim. Bu yüzden (Halkbank eski Genel Müdürü) Süleyman Aslan ile çalışmak için fazla görünürde olan biriydim. Aslan bu nedenle benimle çalışmak istemedi.”

“(‘Aslan sizi geri çevirdikten sonra neden Zafer Çağlayan ile iletişime geçtiniz?’ sorusuna cevaben) İletişime geçtim çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin Ekonomi Bakanıydı.​”

“Çağlayan’a 45 ila 50 milyon avro arasında bir rüşvet ödedim. Buna diğer para birimlerinden verdiğim paralar dahil değil.​ Çağlayan, İran ile yapılan işlerden yüzde 50 kar payı istedi.”

pete brush reza zarrab rıza sarraf zafer çağlayan

“Günlük 5 – 10 milyon Euro ile başladı”

“Eski AB Bakanı Egemen Bağış Aktif Bank’ta hesap açmam için yardım etti”

“İran Merkez Bankası’na finansal hizmet konusunda anlaşmaya vardık.”

“Aktif Bank genel müdürü ile görüşmeden sonra hesap açtım. Hesap 5-10 milyon Avro ile başladı (günlük işlem hacmi).”

“İran Merkez Bankası ile yaptığımız anlaşmanın bozulmasından sonra aralarında Hüseyin Necefizade’nin de bulunduğu Bank Mellat yetkilileriyle görüşüp Amerikan yaptırımlarını delmeye başladık.”

İran eski cumhurbaşkanı Ahmedinejad ile bağlantısını kabul etti

Reza Zarrab, İran eski cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ile bağlantısını kabul etti. Zarrab, ayrıca 2010 ve 2011 yıllarında İran Merkez Bankası’nın eski lideri Mahmud Bahmani ile iki kez doğrudan toplantı yaptığını söyledi. Zarrab, İran merkez bankasına doğrudan nakit teslimatı yapmak için anlaşma yaptığını söyledi.Zarrab, İran’ın gaz ve petrol satışlarından elde ettiği geliri kullanamadığını söylerken, yaptırım kuralları konusunda en iyi bilgiye sahip kişinin Hakan Atilla olması nedeniyle onu aradığını söyledi. “Bu salonda sizinle bu planda çalışan bir kişi gösterir misiniz” sorusuna, “Bu insan Hakan Atilla’dır” yanıtını verdi.

“İki haftadır FBI’ın denetimindeyim”

Zarrab, otelde kaldığına yönelik söylentiler hakkında konuştu. “Otelde mi kalıyorsun” sorusuna hayır yanıtını veren Zarrab, “İki haftadır FBI’ın denetimindeyim. Metropolitan Tutukevi’nde (Detention Center) kalıyorum” dedi. Tutukevinin bir fotoğrafı altta görülüyor:

İddiaya göre Reza Zarrab 7 suçlamayı kabul etti

ABD basınından olayı canlı aktaran gazeteci Pete Brush Twitter hesabından, Zarrab’ın “(ABD ile) işbirliği yapmak sorumluluğu kabul etmek ve cezaevinden çıkmak için en hızlı yoldu” söylediğini aktardı, 7 suçlamayı kabul ettiğini bildirdi. Bir cezaevi gardiyanına içki getirmesi ve cep telefonunu kullanması için rüşvet verdiğini de itiraf etti. Ayrıca, cezanın ne olacağı konusunda kimsenin kendisine söz vermediğini de ekledi.Zarrab, “Savcılığa karşı üç yükümlülüğüm var, gerçekleri söylemek, ABD hükümetiyle işbirliği yapmak ve bundan sonra asla suç işlememek.” dedi. Zarrab, 2016 yılında Miami’ye gidişine ilişkin ise “Neyle karşılacağımı bilmiyordum. Uzun bir seyahatin ardından şoke olmuştum. Doğru yanıtları veremedim. Endişeliydim” ifadesini kullandı.

DAVADA DİKKAT ÇEKEN ŞEMA

Davada anılan şahısların isimlerinin bulunduğu şemada en tepede İran eski cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ve İran'ın ruhani lideri Ali Hamaney yer alıyor. Onların altında dönemin İranlı yetkilileri bulunuyor. Daha altta, savcının bazı kutuları soru işaretiyle boş bıraktığı kısımda ise Atilla, Aslan, Çağlayan ve Zarrab var. Savcıyla işbirliği yapmaya başlayan Zarrab'ın bu isimlerin altında gösterilmesi dikkat çekiyor. Şemanın Türkçeleştirilmiş hali şöyle:

(Kaynak: Hürriyet)

BİR ŞEMA DA ZARRAB'DAN; SİSTEMİ TEK TEK ANLATTI

Zarrab, altın ticaretini şema üzerinden anlatarak,  "Ticaret önce İran'ın Türkiye'ye ham petrol ve gaz satmasıyla başlıyor. İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) petrolün satışını Tüpraş'a, gazınkini Botaş'a yapardı. Onlar da NIOC'ye para borçlu olurdu. Tüpraş, Botaş, NIOC'nin Halkbank'ta hesapları var" dedi.Davayı izleyen muhabir Adam Klasfeld, Zarrab’ın savcıdan ayrıca çizdiği ve altın ticaretini anlattığı bir başka şema ile ilgili Zarrab hakkında, "Zarrab jüri için şemayı çizerken rahat ve amirane görünüyor. ABD federal mahkemesinde hapishane üniforması giyiyor olmasa bir şirketin yönetim kurulu toplantısını yönetiyor sanılabilirdi" ifadelerini kullandı.Daily Beast'in muhabiri Katie Zavadski de Twitter’da paranın nasıl Halkbank'a geldiğini anlattı. Halkbank'a gelen paranın Zarrab'ın ifadesine göre Halkbank'tan çıkışı euro ve Türk Lirası olarak Deniz Bank'a gelişiyle yapılıyor.Daha sonra Zarrab’ın Türkiye’deki şirketi Royal Group’tan aldığı altının Dubai’deki şirketine gittiği belirtiliyor. Altının satılıp nakde çevrilecek konuma geldiği aktarılıyor. Zarrab, İran’ın altına ihtiyacı olmadığı için ülkenin borçlarını ödemek adına nakde çevrilen bir paraya ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

(Elizabeth Williams / AP)

EN AZ 10 İŞLEM GEREKİYOR

Halkbank’taki bir yetkilinin Zarrab’a İran’ın altın ticaretinde son durak olarak gösterilmesi gerektiğini söylediği ifade ediliyor. Burada işaretler Mehmet Hakan Atilla’yı gösteriyor.Dubai’de yapılan işlemler aracılığıyla İran’ın uluslararası borçlarının ödenmesi amaçlanıyor.Hakim Berman’ın paranın kurtarılması için kaç işlem yapılması gerektiği sorusuna Zarrab, “En az 10 işlem” cevabını veriyor.Zarrab, bütün bu sistemin Halkbank’ta sıkışmış olan İran parasını kurtarmak, böylece İran'ın dünya çapındaki borçlarını ödemek amacıyla tasarlandığını anlatıyor.

YENİ DELİL DOSYAYA GİRDİ

Eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın sekreteriyle olan telefon görüşmesine ilişkin ses kaydı mahkemeye delil olarak sunuldu. Zarrab tapelerde yer alan "çikinova" ifadesi için de "Bu benim ve personelim arasında olmayan işlemleri isimlendirmek için kullandığımız ifadelerdi" dedi.Reza Zarrab, telefon görüşmesi tapesi için "ABD'nin ambargo mevzuatı değişiklik gösterdiği için konuşmamızda altın ticaretinin nihai varış noktasının da değişeceğini konuştuğumuz görüşmedir" açıklamasını yaptı.Savcı "Halkbank'tan ne kadar para çektiniz?" diye sorarken Zarrab da "Birkaç milyar" diye yanıt verdi. Bunun üzerine Hakim "Hangi para cinsinde?" diye sorunca Zarrab "Avro" ifadesiyle karşılık verdi.

Zarrab, “Bahsettiğiniz birkaç milyar, altın almak için mi kullanıldı” sorusuna ise “İran'dan aldığımız ve altın ticareti olarak lanse ettiğimiz uluslararası para transferi talimatlarını gerçekleştirmek için kullanıldı” diye yanıtladı.Zarrab, Türkiye'den altın gönderilmiş gibi gösterilen sahte işlemlerde "Çukurova"kodunu kullandıklarını söyledi.Zarrab, İran Ulusal Petrol Şirketi'ne gitmesi gereken bir paranın kendi hesabına gelmesinden ötürü Halkbank yetkililerine sinirlendiğini anlattı.Ayrıca Zarrab, Halkbank'ın eski genel müdürü Aslan'ın ve Halkbank'ın yaptırımların ne olduğunu ve hangi işlemlerin yaptırımları deleceğini bildiğini de aktardı.

Duruşmada Zarrab şirketi Royal'de kendisinden sonra ikinci yetkili kişi olan Abdullah Happani ile yaptığı bir telefon görüşmesinin kaydını anlattı.Zarrab'a göre bu görüşmede daha önceki yıllarda İran'ı altının son durağı olarak yazarken ABD'nin ambargo kurallarının değiştirmesiyle bunu yapamadıklarını söyledi.Halkbank'tan Atilla ile yaptığı telefon görüşmesini Happani'ye anlatan Zarrab, İran petrol parasının başka bir finansal kurum üzerinden kendisine gönderilmeye başlandığını belirtti.Konuşmada Halkbank'ın kendilerine altının son durağı olarak nereyi göstermeleri gerektiğini söyleyeceğini vurguladı.

ZARRAB İRAN BAĞLANTISINI ANLATTI

Zarrab, “İran Merkez Bankası'na finansal hizmetler sağlama konusunda anlaşmaya varabildiniz mi?” sorusunu “Evet efendim” diyerek yanıtlandırdı. Zarrab  Eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad ile olan bağlantısıyla ilgili de ifade verdi. Reza Zarrab, İran Merkez Bankası'yla anlaşmasının sona ermesinden sonra aralarında Hüseyin Necefzadeh'in de bulunduğu Bank Mellat ailesiyle tanıştığını ve ABD yaptırımlarını Mellat'la deldiğini söyledi.Gazeteci Pete Brush'a göre Zarrab, 2010 ve 2011 yılında İran ve Bank Mellat ile çalıştığı için Aktif Bank ile kazançlı bir ilişkisi olduğunu anlatıyor ve alıntılıyor: "Aktif Bank beni döngü dışında bırakınca 2012 yılında Halkbank'a gittim."

ABD basınından olayı canlı aktaran gazeteci Pete Brush Twitter hesabından, Zarrab'ın "(ABD ile) işbirliği yapmak sorumluluğu kabul etmek ve cezaevinden çıkmak için en hızlı yoldu" söylediğini aktardı. Zarrab, 2016 yılında Miami'ye gidişine ilişkin, "Neyle karşılaşacağımı bilmiyordum. Uzun bir seyahatin ardından şoke olmuştum. Doğru yanıtları veremedim. Endişeliydim" ifadesini kullandı.Zarrab, İran'ın gaz ve petrol satışlarından elde ettiği geliri kullanamadığını söylerken, yaptırım kuralları konusunda en iyi bilgiye sahip kişinin Hakan Atilla olması nedeniyle onu aradığını söyledi.

ZARRABA SİVİL KIYAFET

Duruşma Türkiye saati ile 00.30 sıralarında sona erdi. Zarrab'ın ifade verme işlemi ertesi gün devam etmek üzere sonlandırıldı.

Jüri ve Zarrab salondan ayrıldıktan sonra, hakim Berman, Zarrab'ın duruşmalara sivil kıyafetle gelmesine olanak veren bir talimat çıkarabileceğini söyledi.

İDDİANAMEYE GÖRE SİSTEM NASIL İŞLİYOR

Türkiye, yaptırımlar nedeniyle, satın aldığı petrol ve doğalgaz karşılığında yapması gereken ödemeyi doğrudan İran'a gönderemiyor.Bunun sonucunda da İran, Türkiye'de Halkbank'ta bir hesap açıyor. Türkiye, ödemeyi buradaki hesaba yatırıyor.Daha sonra bu hesaptaki paralar, Zarrab'ın şirketlerine aktarılıyor ve bu şirketler üzerinden altın satın alınıyor. Daha sonra bu altınlar Türkiye'den Dubai'ye ihraç ediliyor ve burada yeniden nakde çevrilip, çantalarla İran'a taşınıyor.

Mersin Portal-Haber Merkezi

Son Güncelleme: 02.12.2017 01:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner147

banner144