Kadında Futbol Oynar...

Türkiye’de futbolu sadece erkekler yapabilir geleneğini yıkan kadın futbolculardan birisi olan Sinem Gürkan, 10 yaşında futbolla tanıştı. 1.Amatör Küme Tarsus Reşadiye Spor Erkek Futbol Takımında futbol antrenörlüğü bile yapan Sinem Gürkan’ın tek hedefi kadınların da futbol oynayabileceğini göstermek.

Kadında Futbol Oynar...

Türkiye’de futbolu sadece erkekler yapabilir geleneğini yıkan kadın futbolculardan birisi olan Sinem Gürkan, 10 yaşında futbolla tanıştı. 1.Amatör Küme Tarsus Reşadiye Spor Erkek Futbol Takımında futbol antrenörlüğü bile yapan Sinem Gürkan’ın tek hedefi kadınların da futbol oynayabileceğini göstermek.

21 Aralık 2014 Pazar 13:38
Kadında Futbol Oynar...

Sinem Gürkan. Futbolla 10 yaşında tanıştı. Kadınların da futbol oynayacağını ve futbolda başarılar elde edebileceğini gerek çevresine, gerek spor camiasına gösterdi. “Futbol benim hayatım” diyerek hızlı adımlarla zirveye doğru ilerleyen Sinem Gürkan, birçok futbol takımında eğitmenlik ve teknik direktörlük yaptı. 1.Amatör Küme Tarsus Reşadiye Spor Erkek Futbol Takımını da çalıştıran Sinem Gürkan, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek takıma Cumhuriyet Kupası’nı kazandırdı. “Futbolda yeri geldi soğuk havalardan etkilendik, hasta olduk; yeri geldi sıcaktan fenalık geçirdik ve ağır sakatlıklar atlattık ama bizler Türkiye’de kadınların da futbol oynayabileceğini herkese gösterdik. Ama futboldan bir şekilde uzaklaştık veya uzaklaştırıldık. Çünkü futbol bir kurt kapanı” diyen Sinem Gürkan’ın tek hayali antrenörlük hayatına devam edebilmek.




Kendinizi tanıtır mısınız?

Sinem Gürkan. Aksaray Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Öğretmenlik Bölümü mezunuyum. Üniversiteyi bitirdikten sonra Mersin’de açılan Nazım Koka adı altında ‘TFF Grassroots C’ futbol antrenörlük belgesini aldım. Daha sonra 2013 yılında Bursa’da açılan 2.kademe bocce antrenörlük belgesini aldım. Futbolla uğraştım. 1.Amatör Küme Tarsus Reşadiye Spor Erkek Futbol Takımında futbol antrenörlüğü yaptım. 2.kademe bocce antrenörlüğümde bulunmakta.

Futbolla nasıl tanıştınız?

Futbolla 10 yaşında tanıştım. Okul harçlığımı çıkarmak için yaz ayında bijuteride çalışmaya başlamıştım. Bir kadın müşteri geldi ve şaç bandı sordu. Sohbet ettik. Futbolcu olduğunu öğrendim ve çok şaşırdım. Benim de futbola ilgim olduğunu söyleyince, ‘Gel seni Adonisspor bayan futbol takımına götüreyim’ dedi. Çalışıyordum ve patronum o gün izin vermedi. İzinli olduğum bir günde gittim ve idmana çıktım. O gün hayallerime bir adım daha yaklaşmış oldum. Çalıştıran hocada çok beğenmişti. Daha sonra Mersin Camspor’a transfer oldum. Birçok kez Türkiye şampiyonasına çıktım. Üniversiteyi kazanınca da futbol hayatım devam etti. Türkiye Üniversiteler Arası Futsal Şampiyonasına katılıyorduk ve birçok Türkiye 2’nci, 3’üncü ve 4’üncülüğü elde ettik.

Futbol antrenörlük hayatın nasıl başladı?

2010 Yılında Üniversiteler Arası Futsal Türkiye Şampiyonasına 2 gün kalan antrenman sırasında ayak bileğimi 2 yerden kırdım ve iyileşmem çok uzun bir süre aldı 1.5 yılım gitti. Böylelikle antrenörlük hayatım başladı. Futbol antrenörlüğünde en iyi şekilde ilerlemek ve Türkiye’nin dişi Fatih Terim’i olmak. insanlara hayal gibi gelebilir .ama hayali gerçekleştirmek sizin elinizdedir.

Futbolda hangi takımları çalıştırdınız?

2011 yılında 1. Lig Bayan Futbol Takımı Mersin Camspor, 2012 yılında ise Mersin İdman Yurdu yaz futbol okullarında çalıştırmalar yaptım. U16 futbol yardımcı antrenörlüğü yaptım. Mersin Beşiktaş Erkek Futbol Yaz Spor Okullarında çalıştırmalar yaptım. Son olarak 1.Amatör Küme Tarsus Reşadiye Spor Erkek Futbol Takımında futbol antrenörlüğü yaptım. Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdim ve bayan futbol antrenörü olarak erkek takımında Cumhuriyet Kupası’nı kazandım.

Kadın teknik direktör olmak zor mu?

Evet, zor diyebiliriz. Ama hangi açıdan zor. Bunu sorgulamak lazım. Öncelikle işinizde iyi olmalısının ve futbol geçmişinizin de olması gerekiyor. Çünkü yıllardan beri futbol antrenörü dediğimiz zaman hemen erkeklerin egemenliğindeki spor branşı akla gelir. Herkeste futbol erkek oyunudur ve kadın asla futbol antrenörü olamaz, kadın futboldan ne anlar düşünceleri oluşmuş. Bu tabuları yıkmak lazım. Erkekler nasıl teknik direktör olabiliyorlarsa bayanlarda olabilir. İşlerine engel olunmazsa aslında Türkiye’de kadın teknik direktörler çok büyük işler yapabilir. Büyük futbol kulüplerin de kadın futbol antrenörlerini desteklemeleri lazım. Mesela her erkek futbol antrenörlerinin yanında  yardımcı kadın futbol antrenörü  olmalı. Çalışma esnasında erkek teknik direktörler ne yapıyorsa biz kadınlar da aynısı yapıyoruz. Müsabakalarda onlar nasıl seviniyorsa bizde aynı şekilde seviniyoruz.

Çevrenizin futbola bakış açısı ne oldu?

Çevremde sürekli kadın asla futbol oynamaz ya da oynamamalı düşüncesi hakimdi. Komşularımız genellikle erkekler mahalle maçı yaparken ‘yine mi sen futbol oynuyorsun’ diye anneme şikayet ediyorlardı beni. Sürekli şunu söylerlerdi. ‘Futbol oynama’ ‘Erkek oyunu bu’ ‘Sakatlanırsın’ ‘Kadına hiç yakışmıyor’ ‘Başka bir spor dalı ile uğraş’ Ama ben hiçbir olumsuz görüşe kulak asmadım ve futbolda ilerlemeye devam ettim. 14 yıl önce başladım futbola ve çevremden olumsuz tepkiler aldım. Fakat ailem çok destek verdi bana bu konuda. Hatta maçlarımı izlemeye bile geldikleri olmuştur. Babam ve erkek kardeşim normal futbol maçlarını nasıl izliyorsa benim de oynadığım karşılaşmaları o heyecanla izledi.

Futbolun kadın için zorlukları var mı?

Hiçbir zorluğu yok. Çünkü kadın futbolcu yağmurda, çamurda, kar yağışında sahaya eksiksiz çıkar ve o maçı kazanabilmek için tüm benliğini ortaya koyar. Bir kadın, kafasına koyduğu bir şeyi yapmak için ona odaklanır ve onu başaracağım der. Kadın futbolcu da böyledir. Odaklanır ve başarır. Futbol erkek sporu gibi gözükse ve fiziki açıdan eşitsizlik varmış gibi bir durum hissettirilse de böyle bir durum söz konusu değildir. Çünkü her şey kafada ve düşünce de biter. Sonuçta ben bir erkek futbol takımı da çalıştırdım ve kadınların hem futbol oynayacağını hem de teknik direktörlük yapabileceğini gösterdim.

Antrenörlerin genel sıkıntıları nelerdir?

Bütün spor branşların en önemli iki sorunu tesis ve eğitmendir. Antrenör demiyorum dikkatinizi çekerim. Altyapılarda çalışan eğitmenlerden bahsediyorum. Bu kişiler maalesef maddi ve manevi olarak yeterli saygınlığı göremiyor. Bu arada alt yapılarda çalışacak antrenörlerin seçimini de eleştiriyorum. İnsanlara iş bulmaktan ziyade çocuklarımıza eğitmen bulmalıyız ve buna göre kendini eğitmiş ya da eğitimini üstleneceğimiz antrenörlere iş imkânı sunmalıyız. Bizim genel eksikliğimiz ve sıkıntımız bu.

Şuan antrenörlük yapıyor musunuz?

Hayır yapmıyorum. Çünkü futbol takımları bayan antrenörlere ihtiyaç duymadıklarını dile getiriyorlar. özel kolejlere öğretmenlik başvurusu yaptığımızda ise direkt söyledikleri cümle şu oluyor: ‘Bu kadar erkek futbol antrenörleri varken size sıra gelmez’ bir şekilde ve çeşitli yollarla maalesef geri çevriliyoruz ve geri plana itiliyoruz. Ama teklif gelirse yapmaya hazırım. En iyisini yapabileceğimi düşünüyorum.

Erkek futbol takımı çalıştırdınız? Zorlukları oldu mu?

Evet oldu. Sonuçta futbol deyince aklımıza ilk gelen erkeklerin oynadığı ve erkek antrenörlerin olduğu bir spor branşı. Erkek futbolcular beni ilk gördüklerinde birbirlerini dürttüler ve ‘Aa, kadın futbol antrenörü de varmış’ diyip şaşırdılar. Çalışmalar esnasında bazı sporcuların gülümsediklerine bile ahit oluyordum. Antrenmanda futbolun tekniklerini gösterirken acaba bunu bayan hocamız biliyor mu deyip o hareketleri bilmelerine rağmen bana bir kez daha o hareketleri yaptırdıklarına bile şahit oluyordum.

Türkiye’de kadın futbol takımları neden geri planda?

Çünkü yeterince bu spor dalı ile özleştirilemedikleri için Tv kanallarında yeterince kendilerine yer verilmediği için geri plana itiliyorlar. Bayan futbol takımlarının başında bayan yönetici değil de bayan futbol antrenörü olsa belki birçok şey değişebilir. Netice de kadını kadın anlar. Bu noktada insanlara da bir çok görev düşmekte. İnsanlar bayan futbolcu ve bayan futbol antrenörlerini gördüklerinde onlara destek olmalı. ‘Kadın sporumu bu’ ‘Kadının yapabileceği bir spor mu bu?’ diyerek kadınları soğutmamalı.

Futbola erkekler egemendir’ anlayışı için neler söylersiniz

Bundan 14 yıl önce bu soruyu sormuş olsaydınız evet futbola erkek egemendir diyebilirdim. Tamam şuan da yoğun olarak erkekler egemen ama bu fark biraz daha kapanıyor. Kadın futbolcular birer birer futbol antrenörlük belgesi alıyorlar ve futbol antrenörü olarak yetişiyorlar. İnsanlardaki şu düşünceyi bir türlü atamadık: ‘Kadın futbol oynamaz’ ‘Kadın futbol antrenörü olamaz’ Aslında kadın futbol antrenörlerin işlerine engel olunmazsa çok iyi futbolcular yetiştireceklerine inanıyorum. Futbol federasyonu bütün erkek ve bayan futbol takımlarında bayan futbol antrenörlerine zorunlu görev hakları vermeli. Hiç olmazsa bayan futbol antrenörlerine iş kapısı açılır.

Bocce için neler söylemek istersiniz?

Türkiye’de Bocce olarak bilinen spor rafa volo çimtopu ve petank denilen dört sistemden oluşan oyunun ortak adıdır. 18 Ekim 2004 tarihli MDK kararı ile kurulmuştur. Daha önce uzun yıllar Herkes İçin Spor, Beyzbol, Avcılık ve Atıcılık gibi federasyonların bünyesinde etkinliklerini sürdürmüş olan Bocce Bowling ve Dart sporları bu tarihten itibaren bir çatı altında toplanarak yeni bir federasyon olması kararlaştırılmıştır. 24 Mart 2005 tarihinde yapılan seçimde MDK üyelerinin tümünün oylarını alan Ahmet Recep TEKCAN federasyon başkanı olmuştur. 22 Ocak 2006 tarihinde ise federasyon 26057 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan kanunla özerkleşmiştir. Bocce, 7 den 70 bütün insanların oynayabileceği bir spor branşı .

Bocce ile nasıl tanıştınız?

2011 yılında Aksaray Üniversitesi’nde okurken Aksaray’da 1.kademe Bocce antrenörlük kursu açılmıştı. Burada bizlere Raffa Milli Takım Antrenörü Erdal buyruk hocamız kurs verdi. Farklı bir spor branşıydı benim için. Bocce toplarına ilk baktığımız zaman çocukluğumuzda oynadığımız misket ve kule oyununa benziyordu. 2013 yılında ilk defa Türkiye petank şampiyonasına katıldım ferdi olarak. Çok zorlu bir yarış oldu. Çünkü 1 aylık çalışmayla gitmiştim. Türkiye şampiyonasına Türkiye’de tek kadınlar petankta ilk 16’ya girdim. Temmuz ayında Bocce Milli Takım seçmelerine gittim ve kimsenin yardımı olmadan katıldım. Benim için bir tecrübe oldu. 2013 yılında Bursa’da açılan Bocce antrenörlük kursuna katıldım şuan 2.kademe Bocce antrenörüyüm.

Bocce Mersin’de yeterli bir spor dalımı?

Mersinde yeni yeni yaygınlaşan bir spor branşıdır. Türkiye’nin en büyük tesisi Mersin’de olduğu için Mersinli sporcular aslında çok şanslı ama bu spor branşını fazla bilmedikleri için çok yabancı kalıyorlar. Antrenörlere yeterli derecede önem verilmiyor ve bu bağlamda sporcular da yetişmiyor. 2.kademe Bocce antrenörü olup da açıkta kalan antrenörler var. Buradan yetkililere sesleniyorum. Böyle güzel bir tesise sahipsek, sözleşmeli yada kadrolu Bocce antrenörleri alınması gerekiyor. Bu tesisin faydalı işler yapması için bu şart.

Bocce’nin yaygınlaşması için neler yapılmalı?

Bocce federasyonu bu konuda çok duyarlı. Her ilde Bocce antrenörlük kursları açılıyor. Okullarda Bocce tanıtımları yapılıyor. Gerekli eğitim ve tanıtımlardan sonra elbette antrenörlere kadro açılması şart hale geliyor. Bu konuda belediyelere ve kulüplere önemli görevler düşüyor. Bocce spor branşı için kulüplerin bu branşa yer verilmesi gerekiyor. Özel okullarda bu spor dalının öğretilmesi için adımlar atabilir. Spor kanalları da bu konuda duyarlı olmalı ve Bocce maçlarına daha çok yer vermeli. Bu sporu tanıtmalı ve sevdirmeli.

Türkiye’de spora verilen değer yeterli mi?

Bence yeterli değil. Yurt dışındaki sporculara eğitmenlere ve antrenörlere baktığımızda her  zaman bir kademe önde gidiyorlar. Çünkü bizde antrenöre ve  eğitmene yeterince önem verilmiyor. Türkiye’nin  bir çok ilinde çok güzel tesisler var ve antrenörlere çalışma imkanı verilmiyor buralarda. O yüzden sağlıklı ve başarılı sporcular da yetişmiyor. Ülkemizde bir de şöyle bir problem vardır. Bir ya da birkaç branşta ilerlenmiş, diğer branşlar geri plana itilmiş. Mesele bir Bocce ve futbol karşılaştırılması yapılsa, futbol çok daha fazla ön plana çıkar. Ama Bocce’de bir spor dalıdır. O yüzden diğer spor dallarına da gereken değer verilmeli.

Doping hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Doping, tüm sporcuların geri dönüşü olmayan bir felaketi. Ama bazı antrenörler sporcularına haberleri olmadan bu yasaklı maddeleri verebiliyor. Ya da sporcular antrenörlerden gizli bu maddeleri kullanıyorlar. Dopingle baş etmenin tek yolu, müsabaka öncesi sporculara doping testi yapmaktır. Müsabakalara sadece ülke içinde çıkılmıyor. Bunun yurt dışı ayağı da var. O yüzden ülkemizi zor durumda bırakmamak için ve prestiji zedelememek için bu yasaklı maddelere hayır demeliyiz.


Mülakat :
Aylin Beşol

Son Güncelleme: 21.12.2014 13:41
Anahtar Kelimeler:
Sinem Gürkan
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.