Mersin, Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel hafızasını geleceğe taşıyan önemli bir bilim ve sanat buluşmasına ev sahipliği yaptı. Mersin Valiliği himayesinde, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü öncülüğünde, Mersin Olgunlaşma Enstitüsü koordinasyonunda ve Mersin Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Gelenekten Geleceğe Anadolu Motifleri Sempozyumu” tamamlandı.
Sempozyum öncesinde Türkiye’deki 30 olgunlaşma enstitüsünün hazırladığı “Anadolu Motifleri Sergisi” açıldı. Sergide yer alan geleneksel motifler, Anadolu’nun köklü kültürel birikimini, el emeğini ve estetik hafızasını ziyaretçilerle buluşturdu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan sempozyuma Mersin Vali Yardımcısı Ali Murat Kayhan, Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Dr. Emre Topoğlu, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras İhtisas Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Gülin Öğüt Eker, Mersin İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci, akademisyenler, öğrenciler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Açılış konuşmasında geleneksel motiflerin yalnızca geçmişin izleri değil, bugünün yaşamına da taşınması gereken kültürel değerler olduğunu vurgulayan Mersin Vali Yardımcısı Ali Murat Kayhan, sergilenen eserlerin büyük bir hayranlık uyandırdığını ifade etti. Kayhan, kültürel unsurların yalnızca müzelerde kalmaması, yeni kuşaklara aktarılması ve günlük yaşamda görünür hale getirilmesi gerektiğini belirtti.
Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar ise Anadolu motiflerinin kumaşlara, halılara ya da taşlara işlenmiş desenlerden ibaret olmadığını; binlerce yıllık yaşanmışlığın, inancın, sevincin ve hüznün sembolik hafızası olduğunu söyledi. Yaşar, bu mirası korumanın yalnızca akademik bir görev değil, milli bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Sempozyumun uluslararası niteliği de dikkat çekti. Türkiye dışından 14 uluslararası katılımcının yer aldığı programda Macaristan, Litvanya, İran, Azerbaycan, Kırgızistan, Meksika, Uygur/Doğu Türkistan ve Suriye/Türkiye bağlantılı farklı coğrafyalardan bilim insanları yer aldı. Bu yönüyle etkinlik, Anadolu motiflerinin farklı kültürlerdeki karşılıklarını tartışan güçlü bir akademik platforma dönüştü.
Mersin Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Mehmet Göçer, enstitüler arasında ilk kez uluslararası düzeyde böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan onur duyduklarını belirtti. Göçer, çalışmaların Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve UNESCO vizyonuyla uyumlu şekilde yürütüldüğünü ifade etti.
Doç. Dr. Imran Gündüz Alptürker ise motiflerin yalnızca süsleme unsuru olmadığını, kilim ilmeklerinden taş işlemeciliğine, giysi desenlerinden mimariye kadar geniş bir alanda geçmişin inanç, hafıza ve estetik izlerini taşıdığını dile getirdi. Alptürker, Akdeniz’in kadim liman kenti Mersin’in bu mirasın geleceğe taşınması için güçlü bir buluşma zemini sunduğunu söyledi.
Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Dr. Emre Topoğlu da eğitimin yalnızca bilgi aktarımı olmadığını, aynı zamanda kültür ve değerlerin yeni nesillere aktarılması anlamına geldiğini belirtti. Topoğlu, bu süreçte olgunlaşma enstitülerinin önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras İhtisas Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Gülin Öğüt Eker ise somut olmayan kültürel mirası insanlığın en önemli kimlik kartı olarak nitelendirdi. Eker, Anadolu’yu dünyanın en zengin çeyiz sandığına benzeterek, motiflerin bu toprakların doğayla, inançla, aşkla ve yaşamla kurduğu ilişkinin sembolik dili olduğunu söyledi.
Sempozyum kapsamında Mersin Nevit Kodallı Güzel Sanatlar Lisesi tarafından hazırlanan “7 Bölge / Ezgi” temalı Anadolu müzikleri dinletisi ile Mersin Olgunlaşma Enstitüsü’nün hazırladığı sinevizyon gösterimi de katılımcılarla buluştu.
Açılış programının ardından akademik oturumlar başladı. Üç özel oturumda 17 davetli konuşmacı yer alırken, 5 paralel salonda düzenlenen bilimsel oturumlarda 170’in üzerinde sözlü bildiri sunuldu. Bildirilerde motiflerin tarih, edebiyat, tekstil, moda, mimari, tasarım ve kültürel hafıza boyutları disiplinlerarası bir bakışla ele alındı.
Sempozyumun sonuç bildirgesinde ise geleneksel motiflerin dijital arşivleme, yapay zekâ destekli üretim ve algoritmik tasarım süreçleriyle yeniden yorumlanmasının kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından önemli fırsatlar sunduğu vurgulandı. Üniversiteler, kamu kurumları ve olgunlaşma enstitüleri arasındaki iş birliğinin artırılması gerektiği belirtildi.
Etkinliğin son gününde katılımcılar için Tarsus kültür gezisi düzenlendi. Eshab-ı Kehf ile başlayan gezi kapsamında Tarsus Arkeoloji Müzesi, Tarihi Siptilli Çarşısı, Makam-ı Danyal Camii, Kırkkaşık Bedesteni ve Tarihi Ulu Cami ziyaret edildi. Katılımcılar, Tarsus’un tarihi ve kültürel mirasını yerinde inceleme fırsatı buldu.
Mersin’de tamamlanan sempozyum, Anadolu motiflerinin yalnızca geçmişin mirası değil, geleceğin tasarım, eğitim ve kültür politikalarına yön verecek güçlü bir kaynak olduğunu bir kez daha ortaya koydu.




