Bu Para İle Yaşanmaz”

“İçimden ağlamak geliyor” diyerek sözlerine başlayan emekli, geçinememenin artık bir ekonomik mesele değil, bir hayatta kalma sorununa dönüştüğünü anlattı. Elinde ekmek ve peynirle, “Buyurun, evden getiriyorum. Yarısını da öğleyin yiyeceğim” diyerek çaresizliğini gözler önüne serdi.

“Kira Maaşı Yutuyor”
Aldığı emekli maaşının 22 bin 600 lira olduğunu söyleyen yaşlı adam, yaşadığı evin şartlarını ise tek tek anlattı:
“Dördüncü katta, 1+1. Tuvalet, banyo, mutfak üçü bir arada. Kirası 20 bin lira.”

Geriye kalan parayla nasıl geçineceğini soran emekli, “Nasıl yaşayacağım?” diyerek isyan etti. Elektrik, su, gıda, ilaç… Hiçbirini hesaba katmadan bile matematik tutmuyor.

“76 Yaşında Ne Yapayım?”
Çaresizliğin en çarpıcı cümlesi ise bir sitem değil, adeta bir haykırıştı:
“Gasp mı yapalım, soygun mu yapalım, esrar eroin mi satalım?”

76 yaşında olduğunu vurgulayan emekli, “Nasıl çalışacağım?” diye sordu. Gençliğinde saydığı paraları hatırlattı:
“Sarı 5 kuruşları, 10 kuruşları saydım. En büyük paramız 10 liraydı.”

Mersin'de Konut Piyasası Hareketlendi! 9 Ayda 32 Bin 329 Satış
Mersin'de Konut Piyasası Hareketlendi! 9 Ayda 32 Bin 329 Satış
İçeriği Görüntüle

Bugün ise cebinde 200 lira bile olmadığını söyleyerek ekledi:
“200 liraya çorba vermiyorlar zaten.”

Bir Kişi Değil Bir Tablo
Bu sözler sadece bir emeklinin serzenişi değil; artan kiralar, eriyen maaşlar ve yalnızlaşan yaşlıların fotoğrafı. Sokakta yankılanan bu isyan, “emekli” kelimesinin Türkiye’de artık dinlenmek değil, direnmek anlamına geldiğini bir kez daha ortaya koydu.