Biri hukuk, diğeri ebelik öğrencisi… Ayşenur ve Semanur Tokdemir kardeşler, üniversite sıralarındaki eğitimlerine yaz tatilinde farklı bir “ders” ekliyor. Şehir dışındaki üniversitelerinden ailelerinin yanına dönen iki kardeş, tarlada çalışarak geleneksel yöntemlerle bulgur üreten ailelerine destek oluyor. Üretimden elde edilen gelir ise yeniden eğitime dönüyor.
Üniversitede biri hukuk, diğeri ebelik okuyor. Yaz tatili geldiğinde ise ders kitaplarını bir kenara bırakıp tarlaya dönüyorlar.
Ayşenur ve Semanur Tokdemir kardeşlerin hikâyesi, üniversite eğitimi ile kırsal yaşamın birbirinden kopuk olmadığını gösteriyor.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Ayşenur Tokdemir ile Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ebelik Bölümü öğrencisi kardeşi Semanur, her yaz olduğu gibi bu yıl da ailelerinin yanına dönerek üretim sürecine katıldı.
Kazanılan para yeniden eğitime gidiyor
Tokdemir kardeşlerin tarladaki emeğinin en önemli karşılığı ise eğitimlerine katkı sağlaması.
Aileleriyle birlikte ürettikleri bulgurdan elde edilen gelir, kardeşlerin okul masrafları ve diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına destek oluyor.
Ayşenur Tokdemir, bu üretim döngüsünü karıncaların çalışmasına benzetiyor:
“Karınca nasıl yazın çalışıp kışın yiyorsa, biz de aynı şekilde çalışıyoruz.”
Bu söz, kardeşlerin yalnızca bir yaz işinden değil, aile ekonomisine katkı sağlayan ve eğitim hayatlarını destekleyen bir üretim kültüründen söz ettiğini ortaya koyuyor.
Tarlada yalnızca çalışmıyor, hayatı da öğreniyorlar
Ayşenur için tarlada geçirilen zaman, yalnızca fiziksel emek anlamına gelmiyor.
Anne ve babasının yıllardır verdiği emeğe yakından tanıklık eden genç hukuk öğrencisi, üretim sürecinin kendisine aile olmanın ve fedakârlığın anlamını da gösterdiğini söylüyor.
“Anne baba olmak fedakârlık gerektiriyormuş” diyen Ayşenur, yardımlaşma ve paylaşmanın da bu yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtiyor.




