ÖZEL HABER

CHP Mersin Milletvekilliğinden İstifa Eden Hasan Ufuk Çakır AKP Rozeti Taktı

CHP’yi Suçlayıp AKP’ye Koştu: Hasan Ufuk Çakır’dan Sert Sözler, “Çok Mutluyum” Çıkışı!

CHP’den istifa ederek AK Parti saflarına katılmaya hazırlanan Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, TBMM’deki AK Parti Grup Toplantısı öncesi yaptığı açıklamalarla siyaseti bir kez daha karıştırdı. Eski partisini hedef alan Çakır, CHP yönetimine ve muhalefet anlayışına ağır suçlamalar yöneltti.

AK Parti grubuna katılmak üzere Meclis’e gelen Çakır, kameraların karşısında yaptığı açıklamada “çok mutlu olduğunu” vurgularken, CHP seçmeni üzerinden de sert bir dil kullandı.

“İftiraya, Pisliğe Karşı Geldim”
CHP’den ayrılışını “ahlaki bir duruş” olarak tanımlayan Çakır, şu ifadeleri kullandı: “Çok mutluyum. Memlekete hizmet için geldik. Haksızlığın, pisliğin ve iftiranın karşısında durmak için buradayım. Bu kadar net.” Bu sözler, kulislerde “CHP’ye açık siyasi savaş ilanı” olarak yorumlandı.

CHP Seçmenine Ağır Mesaj: “Namuslu Olan Peşlerinden Gitmez”
Çakır’ın en çok tepki çeken açıklaması ise CHP seçmenine yönelik oldu. Eski partisinin Atatürkçülük anlayışını da hedef alan Çakır, şunları söyledi: “Namuslu CHP seçmeni iftiracıların peşinden gitmez, sahte Atatürkçülerin peşinden gitmez. Devletinin ve bayrağının yanında olur.” Bu sözler, CHP tabanında büyük rahatsızlık yaratırken, parti kulislerinde “seçmenine hakaret ederek ayrılan vekil” yorumlarına neden oldu.

“Yurt Dışına Şikâyet Eden CHP’li Olmaz”
Çakır, muhalefetin yurt dışındaki temaslarını da hedef alarak söylemini daha da sertleştirdi: “İngiltere’ye, Almanya’ya şikâyet eden ne bir CHP’lidir ne de Türk milliyetçisidir.” Bu çıkış, AK Parti sıralarında alkışla karşılanırken, muhalefet cephesinde “iktidar söylemini birebir tekrar ediyor” eleştirilerini beraberinde getirdi.

Siyasi Transfer Tartışması Alevlendi
Hasan Ufuk Çakır’ın AK Parti’ye geçişi, son dönemde artan milletvekili transferleri tartışmasını yeniden alevlendirdi. CHP seçmeninin oylarıyla Meclis’e giren bir ismin iktidar partisine geçmesi, “siyasi etik” ve “seçmen iradesi” başlıklarını tekrar gündeme taşıdı.