Teklif, hızla büyüyen bireysel borç stokuna ve icra kıskacındaki vatandaşlara yönelik yeni bir yapılandırma modeli öngörüyor.
Bireysel borç alarm veriyor
Türkiye’de kredi kartı ve bireysel kredilerden kaynaklanan borç miktarı 6 trilyon lirayı aşmış durumda. Bankacılık verilerine göre borcun yaklaşık üçte biri kredi kartlarından, kalan büyük kısmı ise bireysel kredilerden oluşuyor. Varlık yönetim şirketlerine devredilen alacaklar da eklendiğinde tablo daha da ağırlaşıyor.
Borç sorunu yalnızca rakamlarla sınırlı değil. İcra takibine alınan kişi sayısının 4 milyonun üzerine çıktığı, icra dairelerinde bekleyen dosya sayısının ise 24 milyona yaklaştığı ifade ediliyor. Bu durum, milyonlarca hanede ekonomik ve sosyal baskıyı derinleştiriyor.
Faiz ve masraflar borcu büyütüyor
Teklifin gerekçesinde, yüksek faiz oranlarının ve icra masraflarının borçları katlanarak artırdığına dikkat çekiliyor. Bireysel kredi faizlerinin yüzde 60’ları aşması, kredi kartlarında ise gecikme faizlerinin çok daha yüksek oranlara ulaşması nedeniyle borçların büyük bölümünün artık anaparadan değil, faiz ve ek masraflardan oluştuğu belirtiliyor.
Gülcan Kış’ın sunduğu kanun teklifine göre;
Kredi kartı ve bireysel kredi borçları anapara üzerinden yeniden yapılandırılacak,
Faizler, cezalar, icra ve avukatlık masrafları silinecek,
Borçlar 60 ila 72 ay arasında taksitlendirilecek,
Uygulanacak faiz oranına üst sınır getirilecek,
Yapılandırmaya başvuranlar için icra ve haciz işlemleri durdurulacak, maaş hacizleri ve hesap blokeleri kaldırılacak,
Ödeme planına sadık kalan vatandaşların kredi sicilindeki olumsuz kayıtlar yapılandırma sonunda temizlenecek.
“Bu tablo bir yaşam krizidir”
Teklife ilişkin değerlendirmede bulunan Kış, borçların artık bir tüketim tercihinin değil, geçim mücadelesinin sonucu olduğunu vurguladı. “Kredi kartı borcu bugün mutfağın borcudur. Bireysel kredi refahın değil, ayakta kalma çabasının göstergesidir. Ortaya çıkan tablo bireysel değil, toplumsal bir yaşam krizidir” dedi.
“Amaç borcu ödenebilir kılmak”
Düzenlemenin bir borç affı olmadığının altını çizen Kış, hedeflerinin vatandaşı ekonomik sistemin dışına itmek değil, yeniden üretken ve ödeyebilir hale getirmek olduğunu belirtti. “Borcu silmiyoruz; faizi, cezayı ve icra baskısını ortadan kaldırıyoruz. Sosyal devlet olmanın gereği budur” ifadelerini kullandı.