Kış, teklifi “335 milyar TL’yi vatandaşın cebinden zorla çekip alan bir kara paket” olarak nitelendirirken, düzenlemenin özellikle orta sınıfı, emeklileri, küçük esnafı ve kirada yaşayan milyonları hedef aldığını belirtti.
Gülcan Kış, hükümetin ekonomi yönetimindeki başarısızlıklarının bedelini millete ödettirdiğini vurgulayarak, “Bir devlet, hatalarının bedelini milletten tahsil etmeye kalkıyorsa orada vergi değil, tahakküm vardır” dedi.
“Borsa Darbesinin Faturası Vatandaşa Kesiliyor”
Kış, teklifin 4. maddesi ile ilgili eleştirilerinde, Borsa İstanbul’daki yatırım fonu istisnasının daraltılmasının masum bir düzenleme olarak sunulmaya çalışıldığını belirtti. Ancak bu düzenlemenin, 19 Mart’ta yaşanan borsa çöküşü ve halk arz skandallarının üzerini örtme girişimi olduğunu iddia etti.
“O gün yaklaşık 200 milyar lira buharlaştı. Küçük yatırımcının alın teri yok olurken, büyük sermaye korundu. Failleri ortaya çıkarmak yerine yine vatandaşa ‘bedeli sen öde’ diyorsunuz” diyen Kış, düzenlemenin asıl amacının halka değil, zengin sermaye gruplarına yardım etmek olduğunu savundu.
“Kaldırılan İstisna, Orta Sınıfın Nefesidir”
Gülcan Kış, konut kira gelirleri üzerindeki istisnanın kaldırılmasını ve kredili konut faiz giderlerinin masraf olarak yazılamamasını da eleştirerek, bunun vatandaşları hem bankaya hem de devlete mahkûm eden bir karar olduğunu söyledi. Kış, UBS Küresel Servet Raporu’na atıfta bulunarak Türkiye'nin dolar milyoneri artışında dünya birincisi olduğunu vurguladı ve şu ifadeleri kullandı:
“İktidar, zenginleri korurken orta sınıfı tasfiye ediyor. Bu yaklaşım ekonomik değil, sınıfsal bir tercihtir.”
“Yerel Demokrasiyi Cezalandırma Operasyonu”
Konuşmasının ilerleyen bölümünde enerji ve belediye bütçeleri ile ilgili düzenlemeleri eleştiren Gülcan Kış, genel aydınlatma giderlerinin belediyelere düşen payının Cumhurbaşkanı kararıyla üç kat artırılabilmesine olanak tanıyan hükmü “yerel demokrasiyi cezalandırma operasyonu” olarak değerlendirdi.
Bu düzenlemenin, CHP’li belediyeleri “karanlıkta bırakma hazırlığı” olduğunu belirten Kış, sandıkta alamadıkları iradeyi, bütçe sopasıyla kırmaya çalıştıklarını söyledi. Ayrıca İller Bankası kredilerinin bekletilmesi, Vakıflar Kanunu ile belediye gelirlerine müdahale edilmesi ve kayyum uygulamalarının hukuki altyapısının genişletilmesini, yerel demokrasiye yönelik sistematik bir saldırı olarak nitelendirdi. Kış, bu durumun bir vergi teklifinden çok, yerel demokrasiyi hedef alan bir operasyon olduğunu belirtti.
“Bu Meclis’i Saray’ın Tahsilat Bürosu Yapmanıza İzin Vermeyeceğiz”
Bireysel emeklilikte devlet katkısının Cumhurbaşkanı yetkisine bırakılması ve Hazine borçlanma limitinin artırılmasını da eleştiren Gülcan Kış, teklifin özünü şu sözlerle özetledi:
“Adı vergi teklifi olsa da özü ‘borçlan ve ödet’ kanunudur. Bir avuç insanın refahı için milyonların alın teri rehin alınmaktadır. Bu yasa, yarının da yoksulluğunu yasalaştırmaktadır.”
Kış, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu teklifin kesinlikle karşısında olduğunu ve bu kara paketin geri çekilmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini tamamladı:
“Bu kanun teklifi geri çekilmelidir. Bu Meclis’i Saray’ın tahsilat bürosu yapmanıza izin vermeyeceğiz.”





