Ekonomideki son veriler, iktidarın yıllardır dile getirdiği “faizle mücadele” söylemini yeniden tartışmaya açtı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu milletin sırtından faiz belasını kaldıracağız” sözlerine rağmen, bütçeden faize ayrılan payın büyümesi, vatandaşın borç yükünün ağırlaşması ve işsizliğin derinleşmesi dikkat çekti.
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, ortaya çıkan tabloyu sert sözlerle değerlendirdi. Kış, “Vatandaş borca, devlet faize çalışıyor” diyerek ekonomi yönetiminin tercihlerini eleştirdi.
Yılın ilk iki ayında bütçeden yapılan faiz ödemelerinin geçen yılın aynı dönemine göre katlanarak arttığını vurgulayan Kış, kamu kaynaklarının üretim ve yatırım yerine faiz giderlerine yöneldiğini savundu. Aynı dönemde yatırım harcamalarının çok daha düşük seviyede kalması, muhalefetin eleştirilerinin merkezine oturdu.
Ekonomideki baskının sadece kamu maliyesiyle sınırlı kalmadığını belirten Kış, vatandaşın da ağır bir borç yükü altında yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti. Bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının hızla yükseldiğini söyleyen Kış, milyonlarca insanın artık geçim derdinin ötesinde borcunu döndürme telaşı yaşadığını kaydetti.
Borçlarını ödeyemediği için yasal takibe düşen kişi sayısındaki artışın da tabloyu ağırlaştırdığını vurgulayan Kış, bunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir kırılmanın işareti olduğunu dile getirdi. Ona göre bugün Türkiye’de geniş kesimler çalışarak refaha ulaşmaya değil, ayakta kalmaya uğraşıyor.
Ekonomideki bozulmanın istihdama da yansıdığını belirten Kış, yılın ilk aylarında yüz binlerce kişinin işsizlik sigortasına başvurduğunu söyledi. Resmi kayıtlardaki işsiz sayısının da yükseldiğine dikkat çeken Kış, görünmeyen işsizliğin çok daha büyük boyutlarda olduğunu savundu.
Sanayi üretimindeki gerileme ve hizmet sektöründeki yavaşlamanın da ekonomik daralma sinyali verdiğini ifade eden Kış, uygulanan politikaların üretim gücünü zayıflattığını öne sürdü. Kış’a göre ekonomi yönetimi, enflasyonu düşürme iddiasıyla hareket ederken üretimi, yatırımı ve istihdamı aynı anda baskı altına aldı.
Dış borçtaki artış, cari açıktaki bozulma ve rezervlerdeki düşüş de eleştirilerin bir başka başlığı oldu. Türkiye ekonomisinin giderek daha kırılgan bir yapıya sürüklendiğini savunan Kış, sıcak para ve borçla ayakta duran bir düzenin sürdürülebilir olmadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri ile ekonomik gerçekler arasındaki farkın artık gizlenemediğini savunan Kış, “Faiz artıyor, borç büyüyor, işsizlik yükseliyor ama refah yerinde sayıyor” diyerek iktidarın ekonomi söylemi ile sahadaki tablo arasındaki çelişkiye dikkat çekti.
Son dönemde açıklanan veriler, Türkiye’de ekonomik tartışmanın merkezine yeniden faizi, borçlanmayı ve gelir kaybını yerleştirirken, muhalefet bu tablonun vatandaşın omzuna daha ağır bir yük bindirdiğini savunuyor. Ekonomideki yön arayışı sürerken, “faizle mücadele” söylemi de rakamların gölgesinde yeniden sorgulanıyor.