Türkiye’de kadınların kent yaşamında daha görünür, daha güçlü ve daha eşit bir biçimde yer almasını hedefleyen Kadın Dostu Kentler Programı, yeni dönemde daha geniş bir etki alanına doğru ilerliyor. Avrupa Birliği’nin finansal desteği, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun liderliği ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında yürütülen programın üçüncü fazı kapsamında, 25 belediye kadın dostu şehirler için ortak çalışma yürütüyor.
Ankara’da 6-7 Nisan tarihlerinde düzenlenen Üst Düzey Yerel Yönetim Çalıştayı, bu kapsamda önemli bir buluşmaya sahne oldu. Çalıştayda programa dahil olan belediyelerin son durumu değerlendirildi, eşitlik odaklı yerel politikaların nasıl güçlendirileceği masaya yatırıldı. Aynı zamanda belediyeler arası koordinasyonun artırılması ve ortak deneyim paylaşımının yaygınlaştırılması için çeşitli oturumlar gerçekleştirildi.
Toplantıya Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu da katıldı. Dokucu, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kadın dostu kent yaklaşımı çerçevesinde yürüttüğü uygulamaları ve sahadaki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.
Kadın Dostu Kentler Programı, kadınların şehirlerde yalnızca sosyal yaşamda değil; karar alma mekanizmalarında, hizmetlere erişimde, güvenlikte ve fırsat eşitliğinde de daha güçlü yer almasını hedefliyor. Bu nedenle program, sadece sembolik bir eşitlik söylemiyle değil, doğrudan belediye hizmetlerine yansıyan yapısal adımlarla ilerliyor.
Çalıştayda özellikle Yerel Eşitlik Birimlerinin kurulması ve güçlendirilmesi, Yerel Eşitlik Eylem Planlarının hazırlanması ve uygulanması gibi başlıklar öne çıktı. Belediyelerin kadın-erkek eşitliğine yönelik stratejik yaklaşımı, bütçe planlaması ve hizmet üretim süreçlerine nasıl entegre edileceği detaylı biçimde ele alındı.
Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan, kadın dostu kent anlayışının yalnızca teknik bir proje olmadığını, belediyelerin tüm politika ve hizmet süreçlerine eşitlik perspektifini yerleştiren stratejik bir yaklaşım olduğunu vurguladı. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu Türkiye Temsilcisi Mariam Khan ise kadın-erkek eşitliğinin belediyelerin bütün çalışmalarına entegre edilmesinin, yerelde daha etkili sonuçlar doğuracağına dikkat çekti.
Program kapsamında bugüne kadar 15 Yerel Eşitlik Birimi ve 17 Eşitlik Komisyonu oluşturuldu. 11 belediye ise Yerel Eşitlik Eylem Planlarını uygulamaya başladı. Ayrıca belediyeler, kadın ve aile hizmetleri müdürlükleri bünyesinde danışma merkezleri kurarak hizmet kapasitesini güçlendiren adımlar attı.
2026 yılı boyunca eğitimler, mentorluk destekleri ve rehberlik süreçleriyle devam edecek programın temel hedefi, 25 belediyenin tamamında yerel eşitlik planlarının oluşturulması ve uygulanmaya başlanması. Programın Kasım 2027’ye kadar sürmesi öngörülüyor.
Kadın dostu kent hedefiyle yürüyen bu süreç, yerel yönetimlerin sadece altyapı ve üstyapı değil, toplumsal eşitlik alanında da dönüştürücü rol üstlenebileceğini bir kez daha gösteriyor. Türkiye’nin dört bir yanından 25 belediyenin aynı masa etrafında buluşması ise bu hedefin artık istisna değil, güçlü bir yerel yönetim vizyonuna dönüştüğünü ortaya koyuyor.



