Mersin'de LGBT'lilere Yapılan Operasyon Sonrası Demokrasi Platformu Tepki Gösterdi.
Mersin'de LGBT'lilere Yapılan Operasyon Sonrası Demokrasi Platformu Tepki Gösterdi.
İçeriği Görüntüle

Mersin Barosu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde yaptığı açıklamayla, okullarda artan şiddet olaylarına dikkat çekti. Çocuk Hakları Merkezi tarafından yapılan değerlendirmede, geçtiğimiz hafta Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırılarda öğretmen ve çocukların yaşamını yitirmesinin büyük üzüntü yarattığı belirtilirken, bu tür olayların “münferit” olarak görülemeyeceği vurgulandı.

Mersin Barosu avukatlar odasında gerçekleştirilen basın açıklamasına Baro Başkanı Avukat Gazi Özdemir, yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda avukat katıldı. Açıklamayı yapan Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Duygu Akat Özkale, 23 Nisan’ın çocuklara armağan edilmiş anlamlı bir gün olduğunu hatırlatarak, çocukların güven içinde yaşayamadığı bir ortamda bayram sevincinin eksik kaldığını söyledi.

Özkale, okulların birer eğitim yuvası olması gerekirken şiddet olaylarıyla anılmasının, en temel insan hakkı olan yaşam hakkına yönelik ağır bir ihlal anlamına geldiğini ifade etti. Devletin, Anayasa, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde çocukları koruma yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatan Özkale, gerekli önleyici tedbirlerin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Açıklamada yalnızca fiziksel şiddete değil, dijital mecralardan taşan tehditlere ve siber zorbalığa da dikkat çekildi. Çocukların gelişimini olumsuz etkileyen bu risklerin giderek büyüdüğü belirtilirken, Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumların okul güvenliğini güçlendirecek somut uygulamaları devreye almasının hukuki bir görev olduğu vurgulandı.

Mersin Barosu, şiddetle mücadelenin yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı kalamayacağını da belirtti. Açıklamada, velilerden öğretmenlere, kamu kurumlarından topluma kadar herkesin çocukları her türlü şiddetten uzak tutacak ortak bir bilinç geliştirmesi gerektiği ifade edildi. Devletin asli sorumluluğunun ise bu toplumsal duyarlılığı besleyecek politikaları kararlılıkla uygulamak olduğu kaydedildi.

Baro yetkilileri, okul güvenliğinin sağlanmasının ve çocukların şiddetten arındırılmış bir ortamda yaşamasının bir tercih değil, doğrudan hukuki zorunluluk olduğunu vurguladı. Gerçek bir bayram coşkusunun ancak çocukların yaşam hakkının tam anlamıyla güvence altında olduğu bir ülkede mümkün olacağını belirten açıklamada, her çocuğun onuruyla ve haklarıyla yaşayabildiği bir gelecek kurulana kadar mücadelenin süreceği mesajı verildi.