GÜNDEM

Mersin Çevre Platformu’ndan Dünya Su Günü Çağrısı

22 Mart Dünya Su Günü’nde açıklama yapan Mersin Çevre Platformu, temiz ve güvenli suya erişimin temel bir hak olduğunu vurgulayarak suyun ticarileştirilmesine karşı çıktı. Platform, HES projelerinden su analizlerinin şeffaf paylaşılmasına kadar birçok başlıkta acil adım çağrısı yaptı.

Mersin Çevre Platformu, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, su krizinin her geçen gün daha da derinleştiğine dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. Platform, sağlıklı ve güvenli suya erişimin herkes için temel bir hak olduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirterek, suyun ticarileşmesine yol açan uygulamalara son verilmesini istedi.

Bu yıl “Su ve Cinsiyet” temasıyla gündeme gelen Dünya Su Günü kapsamında yapılan açıklamada, suya erişimde kadınlar ve erkekler arasında yaşanan eşitsizliklere, kadınların su yönetimindeki rolüne ve su krizinin toplumsal etkilerine dikkat çekildi. Açıklamada, suyun yalnızca doğal bir kaynak değil; sağlık, eğitim, fırsat eşitliği ve yaşamın kendisi olduğu vurgulandı.

Platform, dünyada ve Türkiye’de ciddi bir su sorunu yaşandığını belirterek, nüfus artışı, yanlış politikalar, plansız sanayileşme, endüstriyel tarım, ormansızlaşma, vahşi madencilik ve iklim krizinin su kaynaklarını hem azalttığını hem de kirlettiğini ifade etti. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde önümüzdeki 10-15 yıl içinde geri dönüşü zor bir su krizinin yaşanabileceği uyarısı yapıldı.

Açıklamada, temiz suya erişemeyen milyarlarca insan bulunduğu, kirli ve sağlıksız sular nedeniyle her yıl milyonlarca kişinin yaşamını yitirdiği hatırlatıldı. Bu durumun özellikle çocuklar açısından ağır sonuçlar doğurduğuna dikkat çekildi.

Mersin Çevre Platformu, Türkiye’de su sorunlarının bilimsel yöntemlerle ele alınması gerektiğini savunarak bir dizi talebi sıraladı. Açıklamada, suyun ticarileşmesine neden olduğu belirtilen uygulamalardan vazgeçilmesi, doğa tahribatına yol açtığı öne sürülen HES yatırımlarının durdurulması ve derelerin özgür akışının korunması gerektiği ifade edildi.

Platform ayrıca, gelecekte yaşanabilecek kuraklık riskine karşı su ve enerji politikalarında bilimsel önlemler alınmasını, halkın bu konuda düzenli şekilde bilgilendirilmesini istedi. Şebeke suyunda ağır metal, zirai ilaç ve benzeri kalıntılara ilişkin analiz sonuçlarının şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılması gerektiği belirtilirken, bu verilerin en az ayda bir kez yayımlanması çağrısı yapıldı.

Açıklamada yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının korunması, su havzalarının kirlenmesinin önlenmesi, yeraltı sularının denetimli kullanılması ve sanayi atıklarının sadece biyolojik değil kimyasal arıtmadan da geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Sulak alanların korunması, deniz kirliliğinin önlenmesi ve tarımda vahşi sulamanın terk edilmesi de öne çıkan talepler arasında yer aldı.

Mersin Çevre Platformu, su krizinin iklim krizi kadar büyük bir tehdit haline geldiğini belirterek, güvenli ve temiz suya adil erişim için tüm kurumları ve toplumu sorumluluk almaya çağırdı. Yapılan açıklamada, suyun korunmasının yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların yaşam hakkı açısından da hayati önem taşıdığı ifade edildi.