Mersin, denizcilik ve mavi ekonominin geleceğinin ele alındığı önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Türkiye-AB İş Diyaloğu II (TEBD II) Projesi kapsamında düzenlenen “Mersin Mavi Ekonomi Çalıştayı: Sürdürülebilir Denizcilik Geleceğinin Şekillendirilmesi” etkinliği, Mersin Deniz Ticaret Odası’nın (MDTO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Eurochambres iş birliğinde hayata geçirilen çalıştayda, Mersin’in denizcilik kapasitesi, mavi ekonomi potansiyeli ve sürdürülebilir denizcilik hedefleri masaya yatırıldı.
Gürdeniz: “Mersin’in sorumluluğu başka bir şehre verilemez”
Çalıştayın açılış konuşmalarını MDTO Genel Sekreteri Fuat Gedik ile etkinliğin onur konuğu emekli Tümamiral Cem Gürdeniz yaptı.
Mersin’in Doğu Akdeniz’deki stratejik konumuna dikkat çeken Gürdeniz, kentin Türk deniz jeopolitiğindeki rolünün kritik olduğunu belirtti.
Gürdeniz, “Türk deniz jeopolitiğinin Doğu Akdeniz’deki amiral gemisi Mersin’dir” diyerek kentin üstlendiği stratejik sorumluluğun başka bir şehre bırakılamayacağını ifade etti.
Dünya sisteminde büyük değişimler yaşandığını ancak Akdeniz’in coğrafi ve stratejik öneminin devam ettiğini belirten Gürdeniz, Mustafa Kemal Atatürk’ün Mersin’e ilişkin vizyonuna da atıfta bulundu.
“Mersin denizcilikte potansiyelini tam kullanamıyor”
Gürdeniz, Mersin’in denizcilik alanındaki mevcut kapasitesine rağmen sahip olduğu potansiyelin tamamından yararlanılamadığını savundu.
Ekolojik sürdürülebilirliğin yanı sıra balıkçılık ve denizlerin sunduğu biyolojik çeşitlilik gibi ekonomik alanların da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürdeniz, kentin gelişmiş gemi inşa sanayisi ve turizm altyapısına rağmen deniz yolculuğunu geliştirecek bir yolcu gemisinin bulunmamasını eksiklik olarak değerlendirdi.
Akdeniz havzasında büyük ölçekli bir tersane ihtiyacına da dikkat çeken Gürdeniz, 100 bin tonluk tankerlerin hizmet alabileceği kapasitede bir tersanenin bölge açısından önemli bir ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Jeopolitik risklere karşı tersane çağrısı
Bölgede artan jeopolitik riskler ve lojistik koridorlar üzerindeki rekabetin denizcilik altyapısının önemini daha da artırdığını belirten Gürdeniz, olası kriz dönemlerinde gemilerin bakım ve onarımlarının gerçekleştirilebileceği altyapının hazır tutulması gerektiğini söyledi.
Mersin’in bu konuda inisiyatif alması gerektiğini ifade eden Gürdeniz, kentin ortak çalışmalar ve çalıştaylarla Kuzey Kıbrıs’ın denizcilik kapasitesinin geliştirilmesine öncülük etmesi gerektiğini kaydetti.
Gürdeniz, üniversiteleri, limanı, Toros geçitleri ve lojistik altyapısıyla Mersin’in krizlere hazırlık konusunda önemli avantajlara sahip olduğunu belirterek, kentin Doğu Akdeniz’deki rolünün tarihi bir sorumluluk taşıdığını vurguladı.
Mavi ekonomi Mersin’in yeni kalkınma başlıklarından biri
MDTO Genel Sekreteri Fuat Gedik ise mavi ekonominin yalnızca denizcilik faaliyetlerinden ibaret olmadığını belirterek, ekonomik büyüme ile çevresel sürdürülebilirliği birlikte ele alan yeni bir kalkınma anlayışı olduğunu söyledi.
Mersin’in limanı, sanayisi, jeopolitik konumu ve güçlü denizcilik sektörüyle mavi ekonomi açısından önemli bir merkez olduğunu belirten Gedik, denizcilik eğitiminin geliştirilmesine yönelik çalışmalara da dikkat çekti.
Bu kapsamda Mersin Deniz Ticaret Odası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Mersin Üniversitesi MDTO Denizcilik Fakültesi’nin kente kazandırıldığını belirten Gedik, kurum bünyesinde çevresel sürdürülebilirliğe yönelik çalışmaların da yürütüldüğünü aktardı.
Uzmanlar Mersin’in denizcilik geleceğini masaya yatırdı
Çalıştayın devamında üç ayrı oturum gerçekleştirildi. İlk oturumda mavi ekonominin küresel ve ulusal boyutları ele alınırken, ikinci oturumda Mersin’in mavi ekonomi potansiyelinin nasıl ortaya çıkarılabileceği değerlendirildi.
Üçüncü oturumun gündeminde ise yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir denizcilik yer aldı.
Alanında uzman akademisyenler ve sektör temsilcilerinin katıldığı oturumlarda denizcilik eğitimi, deniz bilimleri, sürdürülebilirlik, lojistik ve yeşil dönüşüm başlıkları değerlendirildi.
Çalışma gruplarında üç kritik başlık
Çalıştay kapsamında oluşturulan interaktif çalışma gruplarında ise deniz taşımacılığı, kıyı turizmi ve deniz çevresi konuları üzerinde çalışmalar yürütüldü.
Etkinlik, çalışma gruplarının elde ettikleri temel bulguları, eylem önerilerini ve gelecekte hayata geçirilebilecek iş birliği projelerini katılımcılarla paylaşmasıyla tamamlandı.




