Mersin Marina’da son dönemde gündeme gelen çevre kirliliği iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşındı. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, marina havzasındaki kirlilik iddialarıyla ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.

Ekmen, Mersin Marina’da ortaya çıktığı belirtilen kirlilik tablosunun yalnızca görüntü kirliliği olmadığını, deniz suyu kalitesi, deniz ekosistemi, bölgedeki esnaf ve vatandaşlar açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Bakanlığın acilen devreye girmesi gerekiyor”

Mersin’in Doğu Akdeniz’in önemli ticaret, lojistik ve turizm merkezlerinden biri olduğunu belirten Ekmen, kentin 321 kilometrelik kıyı şeridiyle önemli bir deniz ekosistemine sahip olduğuna dikkat çekti.

Ekmen, marina içerisinde dalgıçlar tarafından katı atıkların çıkarılması ve deniz yüzeyinde atık tabakası bulunduğuna ilişkin görüntülerin kamuoyuna yansıdığını belirterek, Bakanlık düzeyinde denetim yapılması gerektiğini savundu.

Milletvekili Ekmen, “Mersin Marina’sından dalgıçlar vasıtasıyla tonlarca katı atığın çıkarılması ve deniz yüzeyinin atık tabakasıyla kaplanması, Bakanlık düzeyindeki denetimlerin yetersizliğini göstermektedir” ifadelerini kullandı.

Ekmen, marina içerisindeki çevre güvenliğinin ve halk sağlığının korunması için ilgili kurumların vakit kaybetmeden harekete geçmesi çağrısında bulundu.

Marina için resmi denetim yapıldı mı?

Ekmen’in Bakan Kurum’a yönelttiği soruların başında, 2026 yılı içerisinde Mersin Marina’da resmi çevre denetimi, su kalitesi ölçümü veya fiziksel inceleme yapılıp yapılmadığı geldi.

Milletvekili, böyle bir denetim gerçekleştirildiyse sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

Soru önergesinde ayrıca marina içerisindeki deniz yüzeyi ve deniz tabanında oluştuğu belirtilen kirliliğin giderilmesine yönelik sürekli ve zorunlu bir temizlik mekanizmasının bulunup bulunmadığı da gündeme getirildi.

Atık tesisleri ve “Mavi Kart” sistemi soruldu

Mersin’de geliştirilen OKHAN, Doğu Akdeniz’de göreve hazırlanıyor
Mersin’de geliştirilen OKHAN, Doğu Akdeniz’de göreve hazırlanıyor
İçeriği Görüntüle

Ekmen, marina işletmesinin 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili deniz kirliliği mevzuatı kapsamında yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin de incelenmesini istedi.

Bu kapsamda marina içerisindeki atık kabul tesislerinin tam kapasite çalışıp çalışmadığı ve yatlardan kaynaklanan sintine ile atık suların “Mavi Kart” sistemi üzerinden mevzuata uygun biçimde denetlenip denetlenmediği soruldu.

Ekmen ayrıca marina işletmesine son üç yılda çevre mevzuatı kapsamında herhangi bir idari para cezası uygulanıp uygulanmadığının ve uygulanmışsa toplam ceza tutarının açıklanmasını talep etti.

“Kalıcı önlemler neler olacak?”

Mersin Marina’nın yalnızca bir turizm ve yaşam alanı olmadığını, aynı zamanda kent ekonomisi ve deniz ekosistemi açısından önem taşıdığını belirten Ekmen, deniz tabanındaki kirliliğin uzun vadede oluşturabileceği risklerin araştırılması gerektiğini ifade etti.

Ekmen, Bakanlıktan özellikle marina çevresinde biriken katı atıkların oluşturabileceği ekolojik tahribatın ve deniz tabanındaki oksijensizleşme riskinin önlenmesi için hangi kalıcı yapısal önlemlerin alınacağını sordu.

Gözler Bakanlığın vereceği yanıtta

Mersin Marina’daki kirlilik iddialarını Meclis gündemine taşıyan soru önergesinin ardından gözler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın vereceği yanıta çevrildi.

Bakanlığın yanıtıyla birlikte marina bölgesinde 2026 yılında herhangi bir resmi denetim veya su kalitesi çalışması yapılıp yapılmadığı, varsa sonuçlarının ne olduğu ve işletmeye yönelik herhangi bir idari yaptırım uygulanıp uygulanmadığı konularının netleşmesi bekleniyor.

Mersin’de deniz turizmi, kıyı yaşamı ve kent ekonomisi açısından önemli bir noktada bulunan Marina’daki çevre kirliliği iddialarının nasıl sonuçlanacağı ise önümüzdeki süreçte belli olacak.