Özdemir, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Mersin’in 2025 yılında 8,4 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğini ve ülke genelinde yedinci sırada yer aldığını açıkladı. Faaliyet illerine göre hesaplandığında ise ihracat hacminin 9,9 milyar dolara ulaştığını belirten Özdemir, tarım ve gıda ürünlerinin bu ihracatın yüzde 45’ini, yani 3,8 milyar dolarlık bölümünü oluşturduğunu söyledi. Bu hacimle Mersin, Türkiye’nin toplam 32,6 milyar dolarlık tarımsal ihracatının yüzde 12’sini karşıladı ve dördüncü sırada yer aldı.
Tarımsal dış ticarette net ihracatçı konumunda olduklarını ifade eden Özdemir, başlıca ihracat ürünlerini şöyle sıraladı: narenciye 714 milyon dolar, bakliyat 686 milyon dolar, hububat ve hububat mamulleri 377 milyon dolar, Antep fıstığı 276 milyon dolar. Özdemir, Mersin’in yaş meyve-sebze, narenciye ve bakliyat ihracatında Türkiye genelinde ilk sırada yer aldığını belirtti.
Ancak ihracatın önemli bir bölümünün hammadde ve düşük katma değerli ürünlerden oluştuğunu vurgulayan Özdemir, “Önümüzdeki dönemde, üretim ve ihracatta daha yüksek katma değerli ürünlere odaklanmalıyız. Hem yerli ürünlerden katma değeri yüksek ürünler geliştirmek hem de ithal hammaddeleri işleyerek yeniden ihraç etmek için altyapı oluşturulmalı. Bu sayede hem tarımsal ihracat hacmi hem de birim ihracat değeri artırılabilir” dedi.
Özdemir ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Bölgesel Gelişme ve Ulusal Strateji raporunda Mersin’in rekabetçi tarım illeri arasında gösterildiğini ve 2028 yılına kadar tarımda katma değerli ürün üretiminin artırılmasının hedeflendiğini belirtti. 31 Ocak’ta açıklanan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında ise Mersin için belirlenen dört yatırım başlığından üçü tarım ve gıda sektöründe katma değerli üretime yönelik olarak planlanmış durumda.
Özdemir, “Bakanlığın sunduğu bu imkânlar, il içi yatırımların yönlendirilmesi ve il dışından yatırım çekilmesi açısından etkin şekilde kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.