Mersin’de Türkiye Emekliler Derneği, 2021 Tüm Emekliler Sendikası, Tüm Emekliler Derneği ve Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri, emeklilerin ekonomik sorunlarına dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması düzenledi.
Açıklamayı 2021 Tüm Emekli Sen Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt yaptı. Kurt, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon rakamlarının emeklilerin günlük yaşamda karşılaştığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığını savundu.
“Refah değil, yoksulluk büyüyor”
Türkiye’de milyonlarca emeklinin geçim mücadelesi verdiğini belirten Kurt, emekli aylıklarına yapılan artışların temel ihtiyaçlardaki fiyat yükselişleri karşısında yetersiz kaldığını söyledi.
Kurt, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseldiğini, emeklilerin önemli bölümünün ise 25-26 bin lira civarında aylıkla yaşamını sürdürmeye çalıştığını ifade etti.
Özellikle kira ödeyen emeklilerin ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Kurt, “Refah değil, sefalet çoğalıyor” diyerek emeklilerin satın alma gücündeki gerilemeye dikkat çekti.
“TÜİK verileri emeklinin mutfağını anlatmıyor”
TÜİK’in açıkladığı yıllık enflasyon oranının emeklilerin karşı karşıya kaldığı gerçek fiyat artışlarını yansıtmadığını öne süren Kurt, özellikle gıda, ulaşım ve barınma giderlerinin emekli bütçesini zorladığını söyledi.
Kurt’un dikkat çektiği TÜİK verilerine göre yıllık fiyat artışları gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 33,79, ulaştırmada yüzde 35,08, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda ise yüzde 39,77 olarak gerçekleşti.
Emeklilerin aylıklarının yalnızca resmi enflasyon verileri üzerinden değil, temel ihtiyaçlardaki gerçek fiyat artışları dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini savunan Kurt, alım gücünün korunmasını istedi.
“Emekli alın terinin karşılığını istiyor”
Emekliliğin uzun yıllar süren çalışma hayatının ardından kazanılmış bir hak olduğunu vurgulayan Kurt, çalışanların üretime ve ülke ekonomisine sunduğu katkının emeklilik döneminde de karşılığını bulması gerektiğini söyledi.
Kurt, emeklilerin toplumsal refahtan insanca yaşamaya yetecek bir pay almasının temel bir hak olduğunu ifade etti.
“Aylıklarımızın yarısı gasp edilmiş durumda”
Emekli aylıklarının asgari ücret karşısındaki konumunun yıllar içerisinde gerilediğini savunan Kurt, 2026 yılının ilk yarısında en düşük emekli aylığının 20 bin lira olarak uygulanmasını da eleştirdi.
Memur emeklilerinin seyyanen zam konusunda yaşadığı mağduriyete de değinen Kurt, mevcut ekonomik tabloyu değerlendirirken emeklilerin gelir kaybının daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini belirtti.
Kurt, “Refah payını, ekonomik büyümeyi eklemeden yaptığımız düz hesapla bile aylıklarımızın yarısı gasp edilmiş durumda” ifadelerini kullandı.
Ekonomik krizin yükünü emekçiler taşıyor
Uygulanan ekonomi politikalarını da eleştiren Kurt, ekonomik yükün çalışanlar ve emekliler üzerinde yoğunlaştığını savundu.
Ekonomik sorunların yalnızca emeklileri değil, asgari ücretliler başta olmak üzere geniş bir kesimi etkilediğini belirten Kurt, çalışanların da giderek daha fazla geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Öğretmenlerden maden işçilerine kadar farklı meslek gruplarındaki emekçilerin sorunlarına dikkat çeken Kurt, insanca yaşam ve çalışma koşullarının sağlanması çağrısında bulundu.
Emekliler taleplerini sıraladı
Basın açıklamasında emekli örgütlerinin talepleri de kamuoyuyla paylaşıldı. Talepler arasında en düşük emekli, dul ve yetim aylığının en düşük memur maaşına eşitlenmesi öne çıktı.
Emekli örgütlerinin diğer talepleri şöyle sıralandı:
Aylık bağlama oranının yeniden yüzde 70’e çıkarılması ve güncelleme katsayısında milli gelir artışından pay verilmesi.
Emekli aylıklarının bağımsız kurumların açıkladığı gerçek enflasyon oranına göre otomatik güncellenmesi.
Emekli, dul ve yetimlere yılda dört kez, asgari ücret düzeyinde ikramiye verilmesi.
Tüm emeklilerin kök maaşlarına seyyanen zam yapılması.
Emekli sendikalarına ilişkin statü yasasının çıkarılması ve toplu sözleşme hakkının anayasal güvence altına alınması.
Muayene ve ilaç başta olmak üzere sağlık alanındaki emekli kesintilerinin kaldırılması.
Emekliler ve eşleri için şehir içi toplu taşımanın ücretsiz olması.
Temel gıda ürünleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturalarındaki KDV’nin kaldırılması.
Banka promosyonlarının ekonomik koşullara ve emekli aylıklarındaki artışlara göre düzenli olarak güncellenmesi.
Konut sahibi olmayan emeklilere TOKİ aracılığıyla uygun koşullarda konut sağlanması ve konut sahibi olana kadar barınma desteği verilmesi.
Mersin’deki açıklamayla birlikte emekli örgütleri, artan yaşam maliyetleri karşısında emekli aylıklarının yeniden değerlendirilmesi ve sosyal hakların genişletilmesi çağrısını yineledi.




