Mersin Uluslararası Limanı (MIP) ve taşeron firma Özgüneş Taşımacılık tarafından işten çıkarılan 180’i aşkın işçi, aileleriyle birlikte liman kapısı önünde bir kez daha adalet çağrısı yaptı.
Soğuk ve yağmura rağmen süren eylemde işçiler, çocuklarıyla yan yana durarak sadece ekmeklerini değil, geleceklerini savunduklarını dile getirdi. “Sendika anayasal haktır, engellenemez” pankartının açıldığı eylemde, liman sahası sloganlarla doldu.
“Bu Sadece İşçilerin Değil, Hepimizin Meselesi”
Eyleme destek veren DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, liman önünde yaptığı konuşmada, yaşananların bireysel bir işten çıkarma süreci olmadığını vurguladı.
“Burada direnenler yalnız değil. Bu mesele yalnızca işçilerin değil, emekten ve demokrasiden yana olan herkesin meselesidir” diyen Göksoy, uluslararası bir şirket olan MIP’in büyüyen kârını işçilerin emeğiyle sağladığını hatırlattı.
Göksoy, çocukların eylem alanında bulunmasına dikkat çekerek, “Bugün burada olan çocuklar, yarının geleceğidir. Ama babalarını sadece hakkını istediği için işsiz bırakan bir anlayışla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
“Amaç İhale Değil, Sendikayı Tasfiye Etmek”
TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan ise yaptığı açıklamada, işten çıkarmaların tesadüf olmadığını savundu. Gürkan’a göre süreç, sendikanın yasal çoğunluğu sağlaması ve toplu iş sözleşmesi yetkisini almasının hemen ardından başladı.
“İşveren ‘ihaleyi alamadık’ bahanesine sığınıyor ama asıl hedef çok net: Sendikal örgütlülüğü dağıtmak” diyen Gürkan, Özgüneş Taşımacılık’ın ana firma MIP ile birlikte hareket ettiğini öne sürdü. İşçilerin önce sözlü olarak işten çıkarıldığını, ardından kartlarının iptal edilerek işyerine girişlerinin engellendiğini söyledi.
“Bu İnsanlar Günde 12 Saat, Bazen 24 Saat Çalıştırıldı”
Gürkan, işçilerin TÜMTİS’e keyfi değil, zorunluluktan üye olduklarını vurguladı.
“Bu limanda insanlar günde 10–12 saat, kimi zaman 24 saate varan sürelerle çalıştırıldı. Fazla mesai ücretleri ödenmedi, güvenceleri yoktu. İşçilerin tek dayanağı sendikaydı” dedi.
İşçilerin hiçbir alacakları ödenmeden kapı önüne konulduğunu belirten Gürkan, bunun yalnızca çalışanları değil, ailelerini de doğrudan yoksulluğa ittiğini ifade etti.
“Bu Direniş Bitmeyecek”
1 Ocak’tan bu yana süren direnişin kararlılıkla devam edeceğini söyleyen sendika temsilcileri, hukuki sürecin de yakından takip edildiğini açıkladı. Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin incelemelerinin sürdüğü, Mersin Valiliği nezdinde de girişimlerde bulunulduğu belirtildi.
Eylem alanında sık sık “İşçiler yalnız değildir”, “Sendika hakkımız engellenemez” sloganları yükselirken, liman önünde verilen mesaj netti: İşçiler geri alınana, haklar teslim edilene kadar bu direniş sürecek.
Mersin Limanı’ndaki bu tablo, sendikal haklar, taşeron sistemi ve emek güvencesi tartışmalarını bir kez daha Türkiye gündeminin merkezine taşıdı.




