Mersin’de yaz tatilinin adresi değişti: Çocuklar ekran başından kalkıp atölyelere koşuyor
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin çocuk kampüslerinde yaz tatili, ekran başında geçen saatlerin aksine üretim, oyun ve keşifle geçiyor. Dört farklı noktada ücretsiz düzenlenen atölyeler, çocukların hem yeni beceriler kazanmasına hem de arkadaşlıklar kurmasına imkân sağlıyor.
Yaz tatilinde “Çocuğum bütün gün evde, ne yapacağını bilmiyor” diyen ailelerin karşısına Mersin’de farklı bir seçenek çıkıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Huzurkent, Toroslar, Silifke ve Mezitli’de faaliyet gösteren Çocuk Kampüsleri, tatili yalnızca eğlenceyle değil, öğrenme ve üretimle de buluşturuyor.
Akıl ve zekâ oyunlarından satranca, dramadan müziğe, resimden halk oyunlarına, doğa çalışmalarından yaratıcı mutfağa kadar uzanan ücretsiz atölyeler, çocuklara yaz boyunca yeni alanlar deneme fırsatı sunuyor.
“Sıkılıyorum” demedikleri bir yaz
Çocuk Kampüsleri’nde yaz döneminde artırılan etkinliklerle çocukların ekran karşısında geçirdiği sürenin azaltılması ve sosyal hayata daha fazla katılmaları amaçlanıyor.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu, kampüslerdeki yaklaşımı dikkat çeken sözlerle anlatıyor.
Dokucu, çocukların sanat ve el becerilerinden düşünme yeteneklerine kadar farklı alanlarda desteklendiğini belirterek, kampüslerdeki en önemli hedeflerden birinin özgüvenli, kendini ifade edebilen ve sosyal çocukların gelişimine katkı sunmak olduğunu söylüyor.
Dokucu’nun, “Burada ‘sıkılıyorum’ kelimesini kullanmıyorlar” sözleri ise kampüslerdeki yoğun ilgiyi özetliyor.
Sadece çocuklar değil, anneler de kazanıyor
Çocuk Kampüsleri’nin dikkat çeken bir başka yönü ise etkinliklerin yalnızca çocuklarla sınırlı kalmaması.
Ebeveyn-çocuk atölyelerinde anne ve çocuklar birlikte yemek yapıyor, üretiyor, öğreniyor ve eğleniyor. Çocuklar atölyelere katılırken bir araya gelen anneler de sosyalleşme ve yeni insanlarla tanışma fırsatı buluyor.
Böylece kampüsler, çocuklar için bir öğrenme alanının yanı sıra aileler için de sosyal bir buluşma noktasına dönüşüyor.
Huzurkent Çocuk Kampüsü’nden yararlanan velilerden Esen İlci, çocuklarıyla haftanın 3-4 günü kampüse geldiklerini belirterek özellikle anne-çocuk etkinliklerinin ailece kaliteli zaman geçirmelerine katkı sağladığını ifade ediyor.
Bir başka veli Elif Özdamar ise çocuğunun resim, doğa ve mutfak atölyelerine katıldığını, kendilerinin de bazı etkinliklere dahil olduğunu anlatıyor. Özdamar’a göre kampüs sayesinde çocuklar yeni hobiler edinirken aileler de evde çocuklarıyla yapabilecekleri farklı etkinlikler öğreniyor.
Çocukların dilinden: “Evde sıkılacağımıza buraya geliyoruz”
Kampüslerin çocuklar açısından karşılığını ise en iyi onların anlattıkları ortaya koyuyor.
Toroslar Çocuk Kampüsü’ne katılan Asya Turşin, farklı atölyelerde hem sosyalleştiğini hem de öğrendiklerini evde uygulayabildiğini söylüyor. Özellikle mutfak atölyesinde öğrendiklerini günlük hayatında kullanabildiğini belirten Turşin, kampüsü yalnızca eğlence değil, yeni beceriler kazandığı bir alan olarak görüyor.
Huzurkent’ten Hasan Emir Göbüt ise yaz tatilini evde geçirmek yerine kampüse gelmeyi tercih ettiğini anlatıyor. Müzik atölyesinde ritim çalışmaları yapan, mutfakta yeni tarifler öğrenen ve halk oyunlarında zeybek oynayan Göbüt, “Buraya gelmeyi iple çekiyorum” diyor.
Rukiye Bağrıyanık da yemek ve dans atölyelerine katıldığını belirterek, mutfakta güvenli çalışmayı öğrenirken halk oyunlarıyla farklı yöreleri tanıdığını ifade ediyor.
Bir atölye, bir beceriden fazlası
Kampüslerdeki etkinliklerin ortak noktası, çocuklara yalnızca zaman geçirecekleri bir ortam sunmaması.
Akıl ve zekâ çalışmaları problem çözme ve düşünme becerilerini desteklerken, tasarım ve resim atölyeleri yaratıcılığı öne çıkarıyor. Drama çocukların kendilerini ifade etmelerine, müzik ve halk oyunları ise sanatla buluşmalarına alan açıyor.
Doğa ve kamp çalışmaları çocukları açık havayla buluştururken, yaratıcı mutfak atölyeleri günlük yaşamda kullanılabilecek pratik beceriler kazandırıyor.
Bu nedenle kampüslerdeki yaz programı, klasik bir “çocuk etkinliği” anlayışından daha geniş bir çerçeve sunuyor.
“Evde boş oturmasın” diye başladı, sosyal çevresi genişledi
Huzurkent Çocuk Kampüsü’nden yararlanan Ayşe Almaz’ın anlattıkları ise ailelerin kampüslere neden ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor.
Almaz, çocuğunun kampüse gelmeye başladıktan sonra yeni insanlarla tanıştığını ve kendisini geliştirdiğini ifade ediyor. Yaz döneminde evde boş zaman geçirmek yerine etkinliklere katılmanın çocuğuna katkı sağladığını belirten Almaz, kendisinin de bu süreçte sosyalleştiğini söylüyor.
Toroslar Çocuk Kampüsü’nden üç çocuğuyla birlikte yararlanan Pınar Soy ise ücretsiz olmasının aileler açısından önemli bir avantaj olduğunu vurguluyor. Soy, çocukların kaynaşması, paylaşmayı öğrenmesi ve topluma uyum sağlaması açısından kampüslerin önemli bir fırsat sunduğunu belirtiyor.
Mersin’de çocuklara ücretsiz yaz okulu gibi fırsat
14 yaşına kadar farklı yaş gruplarındaki çocuklara yönelik düzenlenen atölyeler, yaz boyunca çocukların ilgi alanlarını keşfetmelerine fırsat veriyor.
Kimi çocuk mutfakta ilk tarifini öğreniyor, kimi zeybek oynuyor, kimi sahneye çıkıp kendini ifade ediyor, kimi ise satranç tahtasında strateji kuruyor.
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Çocuk Kampüsleri böylece yaz tatilini yalnızca “boş zaman” olmaktan çıkarıp öğrenme, üretme, sosyalleşme ve keşfetme dönemine dönüştürmeyi hedefliyor.
Üstelik bunun için ailelerin özel kurs ücretleri ödemesine de gerek kalmıyor. Kampüslerdeki atölyeler ücretsiz olarak çocukların ve ailelerin kullanımına sunuluyor.





