DEVA Partili Ağaoğlu’ndan Mersin esnafı için çağrı: “Yükü hafifletin”
DEVA Partili Ağaoğlu’ndan Mersin esnafı için çağrı: “Yükü hafifletin”
İçeriği Görüntüle

Türkiye’nin mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektöründe ihracat alarm veriyor. Mart ayı verileri, hem ülke genelinde hem de Akdeniz özelinde dikkat çeken bir gerilemeyi ortaya koydu. Özellikle maliyet baskısı altında ezilen mobilya ihracatçısı, küresel pazarlarda her geçen gün biraz daha zorlanıyor.

Mart ayında Türkiye genelinde sektör ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,7 düşerek 599,8 milyon dolara geriledi. Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin performansı ise daha sert bir tablo ortaya koydu. AKAMİB’in mart ayı ihracatı yüzde 24,8 azalışla 62,7 milyon dolarda kaldı.

Sektördeki bu gerilemenin arkasında yalnızca rakamlar değil, giderek ağırlaşan ekonomik koşullar da yer alıyor. Üretim maliyetlerinin yükselmesi, kur dengesindeki baskı ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar, ihracatçının uluslararası pazarlarda fiyat tutturmasını zorlaştırıyor. Özellikle emek yoğun mobilya üretiminde yaşanan bu baskı, firmaların rekabet avantajını hızla aşındırıyor.

AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, mart ayındaki düşüşte takvim etkisinin ve jeopolitik gelişmelerin belirleyici olduğuna dikkat çekti. Bölgedeki risklerin sipariş kararlarını yavaşlattığını belirten Kılıçer, aynı zamanda lojistik süreçlerde yaşanan aksamalar ve artan maliyetlerin de ihracat üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.

Türkiye genelinde sektör ihracatında ilk beş pazar Irak, ABD, Birleşik Krallık, Fas ve Almanya olarak sıralandı. İlk 10 pazar içinde en dikkat çekici artış ise Fas ve Gürcistan’a yapılan satışlarda görüldü. AKAMİB cephesinde ise ilk beş pazar Irak, Suriye, Libya, Fransa ve Almanya oldu. İran, Suriye ve Birleşik Krallık’a yapılan ihracatta artış yaşansa da bu yükseliş genel tabloyu toparlamaya yetmedi.

Sektör temsilcilerine göre en büyük tehlike, mevcut kayıpların kalıcı hale gelmesi. Çünkü ihracatçı sadece sipariş kaybetmiyor, aynı zamanda pazardaki konumunu da yavaş yavaş yitiriyor. Artan maliyetler karşısında destek mekanizmalarının gecikmesi halinde, özellikle mobilya gibi yoğun emek gerektiren alanlarda daha büyük kayıpların yaşanabileceği belirtiliyor.