Mersin’de doğa, tarım ve halk sağlığı açısından tartışma yaratan maden atık depolama tesisi projesinde gözler şimdi 30 Mart’a çevrildi. Silifke Yeşilovacık’ta yapılmak istenen tesisle ilgili süren hukuki mücadele kapsamında bilirkişi heyetinin bölgede inceleme yapacağı bildirildi. Bu ziyaret, projeye karşı çıkanlar açısından sürecin en kritik eşiklerinden biri olarak görülüyor.


İddiaya göre Şişecam Grubu’na bağlı işletmelerde ortaya çıkan ve cam üretiminde kullanılamayan atıkların depolanması için planlanan tesis, yalnızca bir sanayi yatırımı olarak değil; su kaynakları, tarım alanları, kıyı ekosistemi ve yerleşim bölgeleri üzerinde yaratabileceği etkiler nedeniyle de tepki çekiyor. Projeye karşı çıkan çevreler, Mersinlilerin bilirkişi keşfinde itirazlarını yeniden ortaya koyacağını belirtiyor.


Geçtiğimiz günlerde bölgede açıklama yapan çevre ve sağlık örgütleri, tesiste yılda yaklaşık 300 bin ton ince kuvars, yani silika kumu atığı ile çeşitli kimyasal maddelerin depolanmasının öngörüldüğünü ifade etti. Açıklamalarda, bu durumun yalnızca çevresel değil, doğrudan halk sağlığını ilgilendiren bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.


Projeye yönelik en güçlü itiraz başlıklarından biri, tesis alanının konumu oldu. Açıklamalarda, depolama alanının yerleşim yerlerine, içme ve kullanma suyu kaynaklarına, tarım alanlarına ve denize yakın olduğuna dikkat çekildi. Ayrıca bölgenin heyelan riski taşıdığına işaret edilerek, olası bir kayma ya da sızma durumunda geri dönüşü olmayan sonuçlar doğabileceği belirtildi.


Uzman görüşlerinde özellikle silika tozunun oluşturabileceği sağlık riskleri öne çıkarıldı. İnce kuvarsın taşınması ve depolanması sırasında havaya karışabilecek mikroskobik parçacıkların, uzun vadede silikozis, kronik solunum yolu hastalıkları ve bazı kanser türleriyle ilişkilendirildiği hatırlatıldı. Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireylerin bu risklere karşı daha savunmasız olduğu kaydedildi.

Mersin'de Ailelere Güvenli İnternet Uyarısı! Çocukların Dijital Riskleri Anlatıldı
Mersin'de Ailelere Güvenli İnternet Uyarısı! Çocukların Dijital Riskleri Anlatıldı
İçeriği Görüntüle


Tepkiler yalnızca insan sağlığıyla sınırlı değil. Bölgede halihazırda faaliyet gösteren sanayi tesislerinin çevresel yükü hatırlatılarak, yeni bir atık depolama tesisinin ekosistem üzerindeki baskıyı artıracağı ve kümülatif etkiyi büyüteceği savunuluyor. Tarım, hayvancılık ve turizmin zarar görmesinin de yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal yaşamı etkileyen bir sonuç doğuracağı ifade ediliyor.


Projeye karşı çıkanlar, “ihtiyat ilkesi” gereği bilimsel belirsizlik durumunda bile kamu otoritelerinin halk sağlığını öncelemesi gerektiğini vurguluyor. Bu çerçevede talepleri net: heyelan riski bulunan bu alanda maden atık depolama tesisinden vazgeçilmesi, su kaynaklarının, tarım alanlarının, ormanların ve denizin korunması.


30 Mart’taki bilirkişi incelemesi, yalnızca bir teknik keşif değil; aynı zamanda Yeşilovacık’ta nasıl bir gelecek istendiğine dair güçlü bir toplumsal sınav olarak görülüyor. Bölge halkı ve çevre örgütleri, yaşam alanlarını tehdit ettiğini düşündükleri projeye karşı mücadeleyi sürdüreceklerini açık biçimde ilan ediyor.