Ekmen, Suriye'deki iç savaşın ve uluslararası müdahalelerin yarattığı zorlukları ve bu sürecin Türkiye’ye etkilerini detaylı bir şekilde ele aldı.
Medyanın Provokatif Dili ve Suriye’nin Hassas Durumu
Ekmen, Suriye’deki gelişmeleri değerlendiren medyanın provokatif bir dil kullandığını belirterek, “Suriye'nin zor bir süreçten geçtiği aşikardır. Türkiye’nin kültürel ve tarihsel bağları olduğu Suriye halklarının güvenliği, Türkiye için adeta iç meselesi haline gelmiştir. Bu bağlamda medya sorumlu yayıncılığa daha fazla özen göstermelidir. Gerçeğe aykırı veya manipülatif içerikler, toplumda büyük duygusal kırılmalara yol açabilir” dedi. Ekmen, provokatif içeriklerin özellikle video ve görsellerin geniş kitleleri provoke etme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.
Kürt Vatandaşlarının Endişeleri
Ekmen, Suriye’deki Kürt nüfusunun güvenliği konusunda da bir endişe bulunduğunu dile getirdi. “Suriye’deki Kürt nüfusunun çoğunlukta olduğu bölgeler, YPG kontrolünde. Bu durum, Türkiye’deki Kürt vatandaşlarını, oradaki akrabalarının güvenliği konusunda oldukça hassas hale getiriyor. YPG’nin meseleleri, sadece bir terör örgütü meselesi olarak değil, aynı zamanda Kürt vatandaşlarımız için bir güvenlik meselesi olarak da ele alınıyor” dedi.
Meşruiyetin Suriye İçinde Aranması Gerekiyor
Ekmen, Suriye’nin geleceği için meşruiyetin içeride, Suriye halkı arasında bulunması gerektiğini belirterek, dış müdahalelerin çözüm getirmeyeceğini ifade etti. “Suriye, büyük acılar yaşadı ve tarihi bir eşikte duruyor. Eskiyi yıkarken, yeniyi inşa edebilmek için taraflara sorumluluk düşüyor. Türkiye’nin de burada yapması gereken, Suriye’nin demokratik, çoğulcu bir düzene geçişine katkı sağlamaktır. Bu geçişin temelinde Suriye halkının kendi aralarındaki istişare ve uzlaşı bulunmalıdır” dedi.
Suriye İçin Tek Yol Müzakere
Ekmen, YPG’nin ayrılıkçılık talepleri olmadığı takdirde tek yolun müzakereler olduğunu ve askerî çözümlerin Suriye’nin kalıcı barışına katkı sağlamayacağını söyledi. “Suriye’nin kurtuluşu, namlunun ucunda değil, demokrasinin ve kardeşliğin ortak zeminindedir. Türkiye’nin rolü, Suriye’nin gerçek anlamda çoğulcu, demokratik bir zemine geçişini sağlamak adına bir moderasyon rolüdür” şeklinde konuştu.
Anayasada Çoğulcu Temsil ve Hukukun Egemenliği
Ekmen, Suriye'deki geçiş sürecinin hızlandırılması gerektiğini belirterek, anayasa yapımı ve yönetimde çoğulcu temsiliyetin sağlanmasının önemine değindi. “Geçiş süreci, zaman kaybetmeden ilerlemeli, anayasal güvence ve müzakere süreçleri silahlı yapıların önüne geçmelidir. Toplumsal barış açısından suç teşkil eden eylemlerle ilgili soruşturma ve yargılamalar hızla yapılmalı, intikam hissi değil, hukuk ve adalet öne çıkmalıdır” dedi.
Türkiye’nin Suriye İçin Rolü
Son olarak Ekmen, Türkiye’nin Suriye için kritik bir rolü olduğunu belirterek, Suriye'nin yeni bir anayasa ve demokratik bir düzene geçişine katkı sağlamalı olduğunu ifade etti. Ekmen, Türkiye’nin Suriye halkının çıkarlarını gözeterek, oradaki süreci yönetmesi gerektiğini sözlerine ekledi.




