Yeni Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer, Sermaye Piyasası Kurulu’nun 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine ilişkin kararı üzerinden ekonomik denetim politikalarını eleştirdi.
Dinçer, küçük esnafın vergi, POS, banka ve kasa hareketlerinin ayrıntılı biçimde denetlendiğini savunurken, büyük ölçekli finansal yapılarda aynı denetim hassasiyetinin zamanında gösterilip gösterilmediğinin açıklanması gerektiğini söyledi.
131 fon, 455 bin 758 yatırımcı
SPK, 17 Eylül 2026 tarihli kararları uyarınca 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edilmesine karar verildiğini açıkladı.
Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 kişi.
Tasfiye kapsamındaki şirketler;
Tera Portföy,
A1 Capital Portföy,
Atlas Portföy,
Bulls Portföy,
Hedef Portföy,
Pardus Portföy
ve Pusula Portföy.
Dinçer: “Aynı denetim refleksi neden zamanında gösterilmedi?”
Dinçer, yaptığı açıklamada devletin küçük işletmeler üzerindeki mali denetimlerinin son derece sıkı olduğunu belirterek, finansal piyasalarda da benzer bir erken müdahale mekanizması olması gerektiğini savundu.
Dinçer, “Esnafın birkaç liralık eksik fişinin hesabı soruluyor. Peki milyonlarca, milyarlarca liralık finansal yapılarda riskler büyürken aynı denetim refleksi neden zamanında ortaya konulmadı?” ifadelerini kullandı.
Bu değerlendirme Dinçer’in siyasi eleştirisini yansıtıyor; SPK ise aldığı kararların yatırımcıların hak ve yararlarının korunması amacıyla verildiğini açıklıyor.
“Esnaf borcunu ödemek istiyor ama ayakta kalamıyor”
Dinçer, açıklamasında esnafın yüksek kira, enerji, hammadde, finansman ve vergi maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Esnafın temel sorununun borçlarını ödemek istememesi değil, gelirleriyle yükümlülükleri arasındaki farkın giderek açılması olduğunu savunan Dinçer, vergi ve prim borçlarına ilişkin daha fazla kolaylık sağlanması gerektiğini söyledi.
Dinçer, daha önce de esnafın ekonomik sorunlarının araştırılması amacıyla TBMM’ye Meclis araştırması önergesi vermişti. TBMM kayıtlarına göre önerge 29 Temmuz 2026’da Meclis Başkanlığına sunuldu ve gündemde bulunuyor.
Tasfiye süresinde 3 aydan 6 aya değişiklik
SPK, tasfiye sürecine ilişkin usul ve esaslarda yer alan 3 aylık süreyi 6 aya çıkardı.
Kurul, bu değişikliğin fon portföylerinin piyasa koşulları dikkate alınarak mümkün olduğunca uygun koşullarda satılabilmesine imkân sağlamak amacıyla yapıldığını açıkladı.
SPK ayrıca 6 aylık sürenin tasfiyenin mutlaka 6 ay süreceği anlamına gelmediğini, koşullara bağlı olarak daha erken tamamlanabileceğini belirtti.
İş Bankası ve Ziraat Bankası yetkilendirildi
Tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için iki banka görevlendirildi.
Tera Portföy’e ait fonların tasfiye sürecinde Türkiye İş Bankası, diğer altı portföy yönetim şirketine ait fonlarda ise Ziraat Bankası yetkilendirildi.
Tasfiye sonucunda fon varlıklarının nakde çevrilmesiyle elde edilen tutarların, yatırımcıların mutabakatı sağlanan hesaplarına sahip oldukları pay oranında aktarılması öngörülüyor.
Dinçer’den şeffaflık çağrısı
Dinçer, 455 bin 758 yatırımcının tasfiye sürecinin nasıl ilerleyeceğini yakından takip ettiğini belirterek, yatırımcıların haklarının açık ve şeffaf biçimde korunması gerektiğini söyledi.
“İnsanlar parasını kayıt dışı bir yere yatırmadı. Resmî finansal sistem içerisinde tasarruflarını değerlendirdi” diyen Dinçer, yatırımcıların ne kadar sürede ve hangi koşullarda ödeme alacağının açık biçimde duyurulmasını istedi.
SPK: “Yatırımcı hakları korunacak”
SPK ise kamuoyuna yaptığı açıklamada, yatırımcıların yalnızca resmî kaynaklardan yapılan duyuruları takip etmesini istedi.
Kurul, sermaye piyasalarının sağlıklı işleyişi, yatırımcı haklarının korunması ve piyasa güveninin sürdürülmesi konularındaki görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyi sürdüreceğini bildirdi.
Dinçer’in ortak başlığı: Güven
Dinçer, esnaf ile fon yatırımcılarının yaşadığı sorunların farklı alanlarda ortaya çıksa da ortak noktanın ekonomik güven olduğunu savundu.
Esnafın işletmesini sürdürebilmek, yatırımcının ise tasarrufunun korunacağını bilmek istediğini belirten Dinçer, denetimin zamanında ve eşit uygulanması gerektiğini ifade etti.
Dinçer’in bu değerlendirmeleri siyasi görüş niteliğinde; SPK’nın tasfiye kararları ve yatırımcı sayısına ilişkin veriler ise resmî kurum kayıtlarına dayanıyor.