Mersin’de iklim değişikliğinin etkileri her geçen yıl daha fazla hissedilirken, Yenişehir Belediyesi tarımsal üretimde yeni bir dönemin kapısını araladı. Dünya Çevre Günü kapsamında Değirmençay Mahallesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, kuraklığa dayanıklı ve yüksek ekonomik değere sahip 15 bin züfa ile tıbbi adaçayı fidesi toprakla buluşturuldu.
Yenişehir Belediyesi AR-GE Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen “Ekolojik Tarım Havzası Projesi”, hem doğal kaynakların korunmasını hem de üreticilerin katma değeri yüksek ürünlere yönelmesini hedefliyor.
Kuraklığa Dirençli Üretim Modeli
Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi’nden temin edilen tohumlar belediye fidanlığında fide haline getirildi. Üreticilerin arazilerinin yanı sıra proje için ayrılan özel uygulama alanlarında da dikim çalışmaları başlatıldı.
Düşük su ihtiyacıyla öne çıkan züfa ve tıbbi adaçayı, iklim krizinin tarım üzerindeki baskısına karşı alternatif ürünler arasında gösteriliyor. Bu bitkiler yalnızca kurutulmuş ürün ya da bitki çayı olarak değil, uçucu yağ, kozmetik ve sağlık sektöründe de değerlendirilebiliyor.
Hedef Ham Madde Değil, Katma Değerli Ürün
Projede asıl amaç yalnızca üretim yapmak değil. İlerleyen süreçte bitkilerden uçucu yağ elde edilmesi, bu yağların kozmetik ve sağlık sektöründe kullanılması planlanıyor.
Böylece üreticiler ham ürün satışı yerine daha yüksek gelir getiren işlenmiş ürünlerle pazarda yer alabilecek. Belediye ve ilgili kurumlar tarafından verilecek eğitimlerle üreticilerin bilinçli ve sürdürülebilir üretim yapmaları da desteklenecek.
“Üretim Desenimizi Değiştirmemiz Gerekiyor”
Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz, geleneksel ürünlerde yaşanan gelir kayıplarına dikkat çekerek alternatif üretim modellerinin önem kazandığını söyledi.
Son yıllarda safran üretiminde önemli başarı elde edildiğini belirten Yılmaz, küçük alanlarda yüksek gelir sağlayan tıbbi ve aromatik bitkilerin kırsal kalkınma açısından büyük fırsatlar sunduğunu ifade etti.
“Bu Sadece Tarım Projesi Değil”
Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Sinan Can ise projeyi yalnızca tarımsal bir çalışma olarak değerlendirmenin eksik olacağını belirtti. Can, iklim değişikliğiyle mücadelede havza bazlı planlamaların kritik önem taşıdığını vurgulayarak, projenin çevresel sürdürülebilirlik açısından örnek bir model oluşturduğunu kaydetti.
Başkan Özyiğit: “Kenti Kırsaldan Ayırmıyoruz”
Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, belediyenin tarım politikalarının uzun vadeli bir vizyonun parçası olduğunu belirterek, iklim krizine karşı üreticiyi koruyacak yeni modeller geliştirdiklerini söyledi.
Kurulan tıbbi aromatik bitki havzasının çevreye, ekonomiye ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayacağını ifade eden Özyiğit, “Bir iş ekonomik karşılık üretmiyorsa sürdürülebilir olmaz. Bu projeyi üreticimizin gelirini artıracak güçlü bir modele dönüştüreceğiz” dedi.
Özyiğit ayrıca, daha önce başarıyla uygulanan safran ve solucan gübresi projelerinin ardından yeni havza modelinin de Mersin tarımında önemli bir dönüşüm yaratacağını belirtti.
Hem Doğaya Hem Üreticiye Kazanç
Yenişehir’de başlatılan proje, kuraklık tehdidinin arttığı bir dönemde alternatif üretim modeli sunarken, kırsal ekonomiye yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Uzmanlara göre tıbbi ve aromatik bitkiler, önümüzdeki yıllarda Mersin tarımının en önemli katma değer alanlarından biri haline gelebilir.