Mersin’in Akdeniz ilçesinde sanat ile psikoloji aynı atölyede buluştu. Akdeniz Belediyesi tarafından, Akdeniz Kaymakamlığı bünyesindeki Özgürlük Mahallesi Aile Destek Merkezi-1’de gerçekleştirilen Kintsugi Atölyesi, katılımcılara farklı bir iyileşme deneyimi sundu.

Uzman Psikolog Günay Duygu Ateş’in yürüttüğü çalışmada kadınlar, kırılmış seramik ve porselen parçalarını yeniden bir araya getirdi. Ancak atölyenin asıl amacı, kırılan bir eşyayı eski haline getirmekten çok daha fazlasıydı.

Kırılanı saklamak yerine görünür kılmak
Japon sanatından ilham alan Kintsugi’nin temelinde, kırılan parçaların onarılırken çatlakların gizlenmemesi düşüncesi bulunuyor.

Geleneksel yöntemde kırılmış seramik ve porselen parçaları, altın tozu karıştırılan doğal reçineyle birleştiriliyor. Böylece ortaya çıkan izler kusur olarak saklanmak yerine eserin bir parçasına dönüşüyor.

Atölyede de bu anlayış, insanın yaşadığı kırılmalar ve yeniden güçlenme süreciyle ilişkilendirildi.

Katılımcılar ellerindeki kırık parçaları birleştirirken bir yandan da kendi yaşam deneyimleri, duyguları ve karşılaştıkları zorluklar üzerine düşünme fırsatı buldu.

“Sanat, psikolojik iyi oluşu destekleyen güçlü bir araç”
Atölyeyi yöneten Uzman Psikolog Günay Duygu Ateş, sanatın yalnızca estetik bir uğraş olmadığını belirterek, bireyin kendisiyle kurduğu bağı güçlendirebilecek bir araç olduğunu ifade etti.

Mersin Barosu Başkanı Özdemir: “Hak Arayan Yurttaşların Sesi Olacağız”
Mersin Barosu Başkanı Özdemir: “Hak Arayan Yurttaşların Sesi Olacağız”
İçeriği Görüntüle

Ateş, eğitim ve farkındalık çalışmalarının yürütüldüğü merkezlerde sanat ile psikolojiyi bir araya getirmenin süreci daha etkili ve keyifli hale getirdiğini söyledi.

Katılımcıların sanat aracılığıyla kendilerine ilişkin yeni farkındalıklar kazanmasına alan açtıklarını belirten Ateş, talep olması halinde benzer çalışmaların Kültür ve Sanat Evleri ile Aile Destek Merkezlerinde de yapılmasının hedeflendiğini aktardı.

Kintsugi’nin verdiği mesaj: Kırılmak son değil
Kintsugi’nin felsefesi, atölyedeki çalışmanın da merkezini oluşturdu.

Bir eşyanın kırıldıktan sonra onarılması, onun değerini ortadan kaldırmıyor. Tam tersine, onarım sırasında ortaya çıkan izler o parçanın hikâyesinin bir parçasına dönüşüyor.