CHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, daha önce TBMM plakalı makam aracının iş insanı Mehmet Hazım Giray tarafından kullanıldığı iddiasıyla gündeme gelmişti. Başarır’ın yalanladığı ve “komplo” olarak nitelendirdiği tartışma, bu kez sosyal medyaya yansıyan yat görüntüleriyle yeniden alevlendi.
CHP'li Özgür Özel, Ali Mahir Başarır ve Veli Ağbaba'nın skandal görüntüleri ortaya çıktı: Ali Mahir Başarır İnkar Ettiği Tanışıklığı Alkol Alırken Doğruladı.
— Mersin Portal (@MersinPortal) April 30, 2026
Ayrıntılar https://t.co/mkJC6WYdK8 pic.twitter.com/iS6WRTzgyL
İktidara yakın medya organlarında yer alan haberlere göre, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ali Mahir Başarır ve CHP Milletvekili Veli Ağbaba’nın Göcek koylarında bir teknede bulunduğu görüntüler ortaya çıktı. Söz konusu görüntülerin, Antalya’daki teleferik kazasının yaşandığı 13 Nisan 2024 tarihine ait olduğu öne sürüldü. Sosyal medyada viral olan görüntülerin üzerine yazılan yorumlar ise CHP içinde derin çatlakların olduğunu birkez daha ortaya koydu.
Antalya faciası iddiası tartışmayı büyüttü
Antalya’da 12 Nisan 2024’te yaşanan teleferik faciasında 1 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmış ve 174 kişi saatlerce havada mahsur kalmıştı. Yeni yayımlanan görüntülerin, kurtarma çalışmalarının sürdüğü saatlere denk geldiği iddiası siyasi tartışmayı daha da büyüttü.

Mersin detayı dikkat çekiyor
Tartışmanın Mersin açısından en dikkat çeken boyutu ise Ali Mahir Başarır’ın Mersin milletvekili olması. Başarır’ın adı, daha önce TBMM plakalı ve çakarlı aracının Mehmet Hazım Giray tarafından kullanıldığı iddialarıyla gündeme gelmişti. Giray’ın ifadesinde Başarır’la yakın arkadaş olduğunu söylediği iddia edilmişti.
Siyasi yankısı sürecek
Görüntülerle birlikte hem araç tahsisi iddiası hem de facia günü yapılan tekne buluşması yeniden tartışmaya açıldı. Muhalefet cephesinden konuya ilişkin yeni bir açıklama gelip gelmeyeceği merak edilirken, olayın önümüzdeki günlerde siyasi gündemde daha fazla yer bulması bekleniyor.

Sosyal medya da geniş bir yankı uyandıran görüntüler üzerine Gazeteci Levent Gültekin youtube kanalında konuya ilişkin yaptığı yorumda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Gültekin; Özgür Bey’in bir videosunu gördüm. Çok ayıp bir video değil. Bir yatta eğleniyorlar. Veli Ağbaba var, Ali Mahir Başarır var, eşleri var. Video çekmişler. Ama nasıl şen şakrak, nasıl şen şakrak… Bak, ben yorum yapıyorum; siyaset yorumu yapıyorum. Ben CHP kadar baskı altında da değilim ama benim öyle bir ruh halim yok.
Öyle teknede, hani vur patlasın çal oynasın… Üstelik o genel başkan olduğu dönem. Çünkü Veli Ağbaba, “Sayın Genel Başkanımız da burada” diyor, ona dönüyor. O da böyle “yaşasın” der gibi alkış yapıyor.
Bunu niye söylüyorum? Biz siyasetçilerin hep bize yansıtılan yüzünü görüyoruz. Zannediyoruz ki çok acı çekiyorlar, çok zorluk çekiyorlar, bizim için inanılmaz derecede mücadele ediyorlar. Hayır, onlar profesyonel muhalifler. Maaşı ve makamı karşılığında yapıyorlar. O maaşlar, o makamlar karşılığında her türlü sözü söyleyebilirler.
Ben yıllardan beri dedim ki siyasetçilere mesafeli durmak gerekiyor. Şimdi Özgür Bey aldı o payeyi. Nedir o paye? En yakın arkadaşlarımız da söylüyor: “Çok sağlam, çok dirayetli abi. İnanılmaz mücadele ediyor.” Tamam. Peki arkadaşlara soru: Niye seçim tarihini değiştirdi?
Şimdi Erdoğan’ın adaylığına bir anlamda onay vermiş oldu. Bunu 2023’te bize “sandıkta yeneceğiz” diye sattılar. Böyle gitmesini asla istemeyiz. Çok benzerini yapacaklardır. Çünkü bizim taraftarlık duygumuz asla gerçeği görmemize müsaade etmiyor.
Ben bir şey fark ettim. Bunu da söyleyeyim de öbür konuya geçelim. Melike, insanlar zihin kodlarını mesela diyelim ki ben AK Parti’den gelen yanlışlara açmışım zihnimi. Bir başkası CHP’den gelen yanlışlara açmış zihnini. Bir başkası DEM’den gelen yanlışlara açmış zihnini.
Zihnini sadece bir yerden gelen yanlışlara açınca öbürlerini görmez hale geliyorsun. Ne olursa olsun asla görmüyorsun. Ben onu fark ettim. Ben mesela olabildiğince her tarafa açmışım. Yani her tarafın yanlışına duyarlı hale gelmeye çalışıyorum. Şimdi bu, bir tarafın yanlışına endekslenmek; burada olanı görmeyi ıskalıyor.
“İdeolojik körleşme.”
Evet, ideolojik körleşme… Muhalefetin bizi bir kez daha, çok özür dilerim bu kelimeyi kullandığım için, kazıklamasına zemin yaratacak. Muhalefet bizi bir kez daha, öyle görünüyor ki, “Kazanıyoruz zaten, alıyoruz. İsterse Erdoğan’ın feriştahı aday olsun” palavrasıyla Erdoğan’ı aday yapacak.





