MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “İmralı’ya heyet gitsin, Öcalan SDG’ye çağrı yapsın” çıkışı, Ankara’da siyasi dengeleri altüst etti. Bahçeli’nin, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’la yeniden temas kurulmasına yeşil ışık yakması, hem kendi tabanında büyük şaşkınlık hem de kamuoyunda sert tartışmalar yarattı.
Yıllar önce meydanlarda “Öcalan idam edilsin” sloganlarıyla anılan Bahçeli’nin bugün Öcalan’ı yeniden sürecin muhatabı olarak göstermesi, “MHP siyaseti 360 derece döndü” yorumlarına neden oldu.
MHP Tabanında Şaşkınlık ve Sessizlik
Parti içinde üst düzey yöneticiler, Bahçeli’nin çıkışı sonrası temkinli bir sessizliğe büründü. MHP’nin milliyetçi tabanında ise şaşkınlık ve rahatsızlık dikkat çekiyor.
Birçok partili sosyal medya hesaplarından, “Öcalan’la diyalog MHP’nin çizgisiyle bağdaşmaz” yorumları yaptı.
Parti teşkilatlarında “Devlet Bahçeli ne yapmak istiyor?” sorusu gündemin birinci sırasına yerleşti. Özellikle taşra teşkilatlarından, “Liderimiz bugüne kadar teröre karşı en sert duruşu temsil ederken, şimdi neden İmralı açılımına kapı araladı?” tepkileri geldi.
Bazı eski MHP yöneticileri ise “Bahçeli bu hamleyle milliyetçi refleksleri zorluyor, bu taban bunu kolay kabul etmez” değerlendirmesini yaptı.
TBMM’de Kürtçe “Öcalan’a Özgürlük” Sloganları
Bahçeli’nin çağrısından hemen sonra TBMM’de yaşanan bir başka olay tartışmayı daha da büyüttü.
DEM Parti grup toplantısı öncesinde bazı partililerin Meclis sıralarında Kürtçe “Biji Serok Apo” (Yaşasın Başkan Apo) ve “Öcalan’a özgürlük” sloganları atması, TBMM tarihinde ender görülen bir an olarak kayıtlara geçti.
Sloganlar sosyal medyada büyük yankı uyandırırken, kamuoyunda “Meclis’te Öcalan sloganı atılan bir dönemde Bahçeli’nin bu çıkışı tesadüf mü?” sorusu tartışılmaya başlandı.
Bahçeli’nin U Dönüşü: Meydanlardan İmralı’ya
Devlet Bahçeli, 2000’li yılların başında Abdullah Öcalan’ın idam edilmesi için miting meydanlarında “İp atma” sembolüyle kampanyalar yürütmüş, “Vatan haininin cezası idam olmalıdır” ifadeleriyle hafızalara kazınmıştı.
Bugün ise aynı liderin, Öcalan’ın yeniden sürece dahil edilmesini önermesi “MHP tarihinde eşi görülmemiş bir yön değişimi” olarak değerlendiriliyor.
Siyaset analistleri, bu değişimi “stratejik bir normalleşme manevrası” olarak yorumlarken, partinin geleneksel seçmeninde bu dönüşümün ideolojik kırılmalara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Kamuoyunda Tepkiler Büyüyor
MHP’nin dışındaki partilerde de tartışma büyüyor.
AK Parti cephesi Bahçeli’nin önerisine temkinli yaklaşırken, DEM Parti “Barışın muhatabı İmralı’dır” diyerek açıklamayı olumlu karşıladı.
CHP ise “Terör örgütü liderine muhataplık verilmesi Meclis’in meşruiyetiyle bağdaşmaz” diyerek karşı çıktı.
Sosyal medyada “Bahçeli-Öcalan hattı mı kuruluyor?” yorumları öne çıkarken, milliyetçi seçmenler “Bu açıklama MHP’nin ruhuyla çelişiyor” tepkisini dile getirdi.
Siyasetin Yönü Değişiyor mu?
Siyasi gözlemciler, Bahçeli’nin çıkışını sadece bir “gündem manevrası” olarak görmüyor.
Bazı kulislerde, İmralı üzerinden yeni bir “kontrollü normalleşme süreci”nin hazırlanabileceği, Bahçeli’nin bu sürecin “devlet adına denge unsuru” olarak öne çıktığı konuşuluyor.
Bir zamanlar idam ipini simge haline getiren Devlet Bahçeli’nin bugün Abdullah Öcalan’a dolaylı özgürlük mesajı vermesi, Türk siyasetinde ezberleri bozdu, milliyetçi cephede ise derin bir kimlik tartışması başlattı.
Meclis’te atılan Kürtçe “Öcalan’a özgürlük” sloganlarının yankısı sürerken, Bahçeli’nin İmralı çıkışı Türkiye’nin siyasi atmosferini bir kez daha sarstı.
MHP tabanı sessiz ama huzursuz; Ankara kulislerinde ise tek soru dolaşıyor:
“Bahçeli gerçekten bir çözüm süreci mi başlatıyor, yoksa yeni bir siyasi satranç hamlesi mi yapıyor?”




