Mersin ve Adana başta olmak üzere **Çukurova’nın narenciye bahçelerinde yaşanan ekonomik sıkıntılar** yeniden gündemde.

CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi **Dr. Müzeyyen Şevkin**, bölgedeki narenciye sektörünün üretimden ihracata kadar bütün yönleriyle araştırılması için **Meclis Araştırması** açılmasını istedi.

Şevkin’e göre mazot, gübre, ilaç, elektrik, sulama, işçilik, ambalaj ve nakliye maliyetlerindeki yükselişe karşın üreticinin hasat döneminde ürününü hangi fiyattan satacağını öngörememesi sektörün sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.

Limon, mandalina, portakal üreticisi fiyatı öngöremiyor

Çukurova’nın Türkiye’nin önemli narenciye merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Şevkin, limon, mandalina, portakal ve greyfurt yetiştirerek geçimini sağlayan üreticilerin artan girdi maliyetlerinin yanı sıra pazarlama ve ihracat sorunlarıyla mücadele ettiğini söyledi.

Üreticinin aylar boyunca bahçesine yatırım yaptığını ancak hasat zamanı satış fiyatının belirsiz kaldığını ifade eden Şevkin, mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını savundu.

Şevkin, “Mazotundan gübresine, ilacından elektriğine, sulamasından işçiliğine, ambalajından nakliyesine kadar her kalemde maliyet artışı yaşayan üretici, hasat zamanı ürününü kaç liraya satacağını bilemiyor” ifadelerini kullandı.

“Ürün dalda kalırken üretici borca batıyor”

Narenciyedeki en büyük problemlerden birinin hasat döneminde yeterli ve öngörülebilir pazar oluşturulamaması olduğunu belirten Şevkin, ürünün dalında kalmasının etkisinin yalnızca bir sezonla sınırlı olmadığına dikkat çekti.

Satış yapamayan çiftçinin gelecek üretim sezonu için gerekli finansmanı oluşturamadığını belirten Şevkin, üreticinin ürünü yetiştirirken borçlandığını, hasatta ise alıcı bulamama veya maliyetinin altında satış yapma riskiyle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Şevkin durumu, “Üretici hem üretirken hem de ürününü satarken kaybediyor” sözleriyle özetledi.

Mersin ve Adana için ihracat kritik

Narenciyedeki sorunun yalnızca bahçedeki üretim üzerinden değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Şevkin, hasat, paketleme, soğuk zincir, depolama, lojistik ve ihracatın aynı sistem içerisinde ele alınması gerektiğini belirtti.

Dış pazarlardaki bitki sağlığı ve kalıntı standartlarından lojistik maliyetlerine ve sınır kapılarındaki işlemlere kadar birçok unsurun üreticinin gelirini doğrudan etkilediğini ifade eden Şevkin, Türkiye'nin mevcut ihracat pazarlarını korurken yeni pazarlar da bulması gerektiğini savundu.

Üretici ile ihracatçı arasındaki ilişkide çiftçinin pazarlık gücünü artıracak mekanizmaların oluşturulmasını istedi.

Soğuk hava deposu olmayınca üretici bekleyemiyor

Çukurova narenciyesinde **depolama kapasitesi** de çözüm bekleyen başlıklardan biri olarak gösterildi.

Şevkin, yeterli depolama imkânına sahip olmayan üreticinin hasat ettiği ürünü kısa sürede satmak zorunda kaldığını, bunun da fiyat üzerindeki pazarlık gücünü azalttığını söyledi.

Bölgede soğuk hava depoları, paketleme ve işleme tesislerinin artırılmasını isteyen Şevkin, kooperatifler ile üretici birliklerinin daha etkin hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Narenciye bahçelerinde bir başka risk: İklim

Ekonomik sorunların yanında **iklim değişikliğinin etkileri** de narenciye üretiminin geleceğine ilişkin tartışmalarda öne çıkıyor.

Şevkin; aşırı sıcaklık, kuraklık, düzensiz yağış, zirai don ve dolu gibi meteorolojik olayların bahçelerde verim ve kalite kaybına yol açabildiğine dikkat çekti.

Üreticinin yalnızca afet gerçekleştikten sonra desteklenmesinin yeterli olmayacağını savunan Şevkin; sulama sistemlerinden tarım sigortalarına, hastalık ve zararlılarla mücadeleden iklim koşullarına daha dayanıklı üretim tekniklerine kadar kapsamlı bir model oluşturulmasını istedi.

Adana'da Gece Yarısı Deprem Alarmı: Saimbeyli 5.0 ile Sallandı
Adana'da Gece Yarısı Deprem Alarmı: Saimbeyli 5.0 ile Sallandı
İçeriği Görüntüle

Çiftçinin borçları da Meclis’te araştırılsın çağrısı

Meclis Araştırması talebinin önemli başlıklarından birini de üreticilerin borç yükü oluşturuyor.

Şevkin, Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri ve diğer finans kuruluşlarına olan çiftçi borçlarının durumunun incelenmesini ve üreticinin finansmana uygun koşullarda ulaşmasını sağlayacak modeller geliştirilmesini istedi.

“Çiftçiyi borçlandırarak üretime devam etmeye zorlayamazsınız”** diyen Şevkin, mevcut borç yükünün üretim kapasitesini de etkilediğini savundu.

## Narenciye için uzun vadeli politika çağrısı

Şevkin'in Meclis'te araştırılmasını istediği konular arasında üretim alanları ve üretici sayısındaki değişim, ürün bazında maliyetler, üretici ile tüketici fiyatları arasındaki fark, ürünlerin dalında kalmasının nedenleri, ihracat sorunları, depolama kapasitesi, tarımsal destekler, iklim riskleri ve çiftçilerin borçluluk durumu bulunuyor.

Narenciye politikasının yalnızca hasat döneminde gündeme gelmemesi gerektiğini belirten Şevkin, **üretimden ihracata kadar bütün zinciri kapsayan uzun vadeli bir politika oluşturulması çağrısı yaptı.

Çukurova'daki narenciye sektöründe yaşanan sorunların derinleşmesi halinde tablonun yalnızca çiftçiyi etkilemeyeceğini vurgulayan Şevkin; tarımsal istihdam, gıda arzı, bölge ekonomisi ve Türkiye'nin ihracat kapasitesinin de bundan etkilenebileceği uyarısında bulundu.