Mersin’in Anamur ilçesine bağlı Bozdoğan Mahallesi’nde planlanan jeotermal kaynak arama sondaj projesine ilişkin uzun süredir devam eden yargı sürecinde karar kesinleşti.
Mersin Çevre ve Doğa Derneği’nin açıklamasına göre, proje için Mersin Valiliği tarafından verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptaline ilişkin Mersin 1. İdare Mahkemesi kararı, Danıştay 4. Dairesi tarafından onandı.
Böylece söz konusu ÇED kararının iptali kesinleşmiş oldu.
İlk karar Mersin 1. İdare Mahkemesi’nden çıkmıştı
Anamur Ziraat Odası Başkanlığı ve bölgede yaşayan vatandaşların da yer aldığı hukuki süreçte, Mersin 1. İdare Mahkemesi daha önce proje için verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararını iptal etmişti.
Yerel basına 2025 yılında yansıyan mahkeme kararında, bölgedeki çevresel hassasiyetler, tarım alanları, doğal yaşam ve tarihi dokuya ilişkin etkilerin yeterince değerlendirilmediği gerekçeleri öne çıkmıştı.
Davalı idarenin kararı temyiz etmesinin ardından dosya Danıştay 4. Dairesi’ne taşındı.
MERÇED’in son açıklamasına göre Danıştay, ilk derece mahkemesinin iptal kararını onadı.
Proje 2023’te gündeme gelmişti
Bozdoğan Mahallesi’nde yaklaşık 1.242 hektarlık ruhsat alanında jeotermal kaynak arama sondajları yapılması planlanmıştı.
Projeyi Alanya merkezli Öz Şimşek Jeotermal Enerji Sistemleri İnşaat Tarım Turizm Limited Şirketi’nin gerçekleştirmesi öngörülüyordu.
Proje için 1 Ocak 2023’te “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmişti. TBMM kayıtlarında da proje alanının Mamure Kalesi, Pullu Tabiat Parkı ve doğal sit alanlarıyla ilişkisi dönemin milletvekilleri tarafından gündeme taşınmıştı.
Mamure Kalesi de ruhsat alanının yakınında
Proje alanının en dikkat çeken özelliklerinden biri tarihi Mamure Kalesi’ne yakınlığıydı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarına göre Mamure Kalesi, Bozdoğan Mahallesi sınırlarında, Anamur’un yaklaşık 6 kilometre doğusunda bulunuyor ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor. Kale, antik temeller üzerine inşa edilmiş ve Roma, Selçuklu, Karamanoğulları ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyor.
İlk proje dosyasında Mamure Kalesi’nin bitişiğindeki 33,76 hektarlık 1 numaralı ÇED poligonunun 1. derece doğal sit alanında kaldığı belirlenmiş, bu bölüm daha sonra proje kapsamından çıkarılmıştı. Bu husus 2023’te TBMM’ye verilen resmi yanıtta da yer aldı.
Tarım alanları da dava sürecinin merkezindeydi
Projenin diğer sondaj alanlarının tarım ve orman arazileriyle ilişkisi de bölgede tartışma konusu olmuştu.
Resmi belgelerde ÇED Poligon-2 alanının sulanabilir tarım arazileri ve Alaköprü Barajı Sulama Hizmet Alanı içerisinde kaldığı bilgisi yer aldı.
Anamur Ziraat Odası ve bölge sakinlerinin davaya katılmasının temel gerekçelerinden biri de tarımsal üretim alanlarında oluşabilecek çevresel etkilerdi.
“Proje tamamen yasaklandı” demek doğru değil
Danıştay’ın onama kararı hukuken önemli olsa da kararın kapsamını doğru ifade etmek gerekiyor.
Kesinleşen karar, bu proje için verilmiş olan “ÇED Gerekli Değildir” işleminin iptali anlamına geliyor.
Bu durum, mevcut çevresel izin dayanağının ortadan kalktığını gösteriyor; ancak teorik olarak proje sahibinin mevzuata uygun yeni bir süreç başlatmasının önünde mutlak bir yasak bulunduğu anlamına gelmiyor.
Dolayısıyla haber dilinde “JES tamamen yasaklandı” yerine “ÇED Gerekli Değildir kararı kesin olarak iptal edildi” ifadesi daha doğru.
MERÇED: “Hukuki mücadele sonuç verdi”
Mersin Çevre ve Doğa Derneği, Danıştay kararının ardından yaptığı açıklamada bölge halkının ve Anamur Ziraat Odası’nın yürüttüğü hukuki mücadelenin olumlu sonuçlandığını duyurdu.
Dernek, Bozdoğan’daki tarım alanları ile Mamure Kalesi çevresinin jeotermal sondaj faaliyetlerinin olası etkilerinden korunmasının önemli olduğunu belirtti.
Bu değerlendirmeler derneğin çevresel ve hukuki görüşünü yansıtıyor.
Yargı süreci böyle tamamlandı
Süreç özetle şu şekilde ilerledi:
1 Ocak 2023: Proje için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi.
2025: Mersin 1. İdare Mahkemesi kararı iptal etti.
2026: Temyiz incelemesinde Danıştay 4. Dairesi iptal kararını onadı.
Sonuç: “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali kesinleşti.





